Bir çiçek duruyordu, orda, bir yerde,Bir yalnışı düzeltircesine açmış;Gelmiş ta ağzımın kenarındaKonuşur durur. Bir gemi bembeyaz teniyle açıklarda,Güverteleri uçtan uca orman;Aldım çiçeğimi şurama bastım,Bastım ki yalnızlığımmış. Bir başına arşınlıyor bir adam mavi treniKeşke yalnız bunun için sevseydim seni. Cemal Süreya
Kategori: Şiir
Şub 23
Camdan
İçkievinden çıkıncaCamdandemin oturduğum yerebaktım. Sigara paketimimasada unutmuşum.SandalyedeTıpkı benim gibiOturuyor boşluğum. Bir eli alnındabenim gibi.Amabiraz daha mı hüzünlü?Otururken deBiraz daha mı çıkarıyorkamburunu? Biraz daha mı benziyorbabama? Bir yaş büyüğüm babamdanve rüzgarbir törendeki gibiçekiştirir dururyağmurluğumu. Cemal Süreya
Şub 23
Düello
Bir düellodaDaha büyük bir şey vardır Ve daha acıdır bu Ölümden de ölüm korkusundan da Bakarsın dün en güvendiğin kişi Karşı tarafın şahidi olmuş Işte acıdır bu da Ölümden de korkusundan da Daha da acısı vardır ama O da sevdiğin kadının Karşı tarafı ziyaret etmesidir Bu bir nezaket ziyareti de olsa Düello gerçekleşmemiş de olsa …
Şub 23
Mutsuzluk Gülümseyerek
Mutsuzluk gülümseyerek gelir, adıyla süslenmiştir;Banliyo treninde rastladığımızSınav saatini kaçırmış liseli kız,Hep kazanırsın ey çözümsüzlük! Ey otobüssever ey Troya yolcusu!Anımsarsın günlerce konuşup durmuştukO IB(ipekböceği) sesli kadını;Birinin Grönland’ı olmaya hazırlanıyordu. Iki çay söylemiştik orda, biri açık,Keşke yalnız bunun için sevseydim seni. Cemal Süreya
Şub 23
Hiçsizliğe
Tanrı sen ne kadar güzelsinbir hiç olarakormansın belki bilmiyorumbelki ormanda bir ağaçsın şuncacıkbir pazartesi günüsüninsanları dupduru edemeyenbütün karayollarında ve demiryollarındagider gelirim bütün dünyadaama biliyorum Kırşehir’de mezarsınbir kilisesin Kapadokya’dasözgelimi yumurtada zarsınustasın sabahları yapmadaakşamüstlerinde biraz gaddarsınsular ve zamanlar kararırken ne yapalımbari bağışlayalım birbirimizi Turgut Uyar
Şub 23
Yılgın
Bir sargın umut yakaladım onu kuşandımSerin mavi bir gökyüzü buldum onu kuşandım Denize doğru sokaklar gördüm onları da kuşandım Üstlerine üstlük seni kuşandım Tedirgindim namussuzdum deli deliydim Uslandım. Üç dilim kavun kestim birini ben yedim Kavundan üç dilim kestim birini yedim. Birini sana ayırdım kadın al birini sen ye Sabah olsun sabah olsun ilk işim …
Şub 23
Yokuş Yol’a
güllerin bedeninden dikenlerini teker teker koparırsandikenleri kopardığın yerler teker teker kanar dikenleri kopardığın yerleri bir bahar filân sanırsanKürdistan’da ve Muş-Tatvan yolunda bir yer kanar Muş – Tatvan yolunda güllere ve devlete inanırsaneşkıyalar kanar kötü donatımlı askerler kanar sen bir yaz güzelisin, yaprakların ekşi, suda yıkanırsanportakal incinir, tütün utanır, incirler kanar bir yolda el ele gideriz, …
Şub 23
Söylenir
söylenir ve yarım kalırbütün aşklar yeryüzündebir kaktüs bol sudan nasıl nasıl çürürse öyle en sevdiğim temmuzdu aylardanhazirana benzediği için birazbiraz da kendiliğindenbelki de müşteriye iyi davrananefendi bir bakkal kimliğinde nasıl mutlu oldum iki yaznasıl mutlu oldum kardeşlersalkımsöğüt bir ben ikibir üçüncü var mıydı bilmiyorumüçüncü vardı elbetbir yaban ördeğinin sevincini taşıranbir sonbahar gibi köpürentemmuza benzese deöyle …
Şub 23
Çok Sevmişti
Herhangi bir geminin limandan ayrılmasına bile ağlar oldumSonra akşamların gelişi gündüzlerin vedası üzdü beni Sayende yaşadığıma bile efkarlanıyorum Artık gerisini sen düşün Sebepsiz hüzünlerdir benim kirpiklerim İster istemez öpüp kaçarlar beni Hiçbir şey olamamış gibi Nasıl bir selama mutlu oluyorsam Sensizliğimde bir yağmur damlası bazen kahrediyor beni Çok genç öleceğim belki Belkide yaşayanlar kendi nefeslerine …
Şub 23
Hızla Gelişecek Kalbimiz
hızla gelişecek kalbimizkalbimiz hızla.sürgünlerin umutsuzluğundakırık kalpler, yaralılar, onulmazlarfarksız çarpanların umutsuzluğundave köprü başlarının umutsuzluğundave köprü başlarının umudunda.sular bitse bile, çiçekler atılırken oralaratemiz bir ilişkinin bulutsuzluğundave eski dağlarda, eski dağlarda kışkovalarken ülkesinihızla gelişecek kalbimiz.kendi öz hüznümüzün öz tarlasındabozkır dayanıklılığımızın tarlasındakalbimizellerimiz ayaklarımız arasındave kimsenin bölemediği şarkıyıgüllerin, buğdayların ve acının şarkısınıbir haziran uygulayacak sesimize.sütçünün sesiyle birlikteerkenci işçilerin sesiyle birlikteşoförün …