Güvenmiyorum kazıbilimcilere- Binlerce yıl geçtikten sonra,Ayak izi olmayan kıyılarda,Eskiden koşuşturmayla dolu yıkıntılarda,Bir kuru kemik parçası bulacak biri-Bir kuru kemik, bedenimden.Nereden bilecek bu kuru kemik parçasınınYanmışlığını, kavrulmuşluğunu yirminci yüzyılda? Ve yeryüzü katmanlarındaki hangi insanBulabilir kurbanların gözyaşlarınıİşkence görmüş kurbanların?O gözyaşlarıKilitlendi bin demir parmaklık arasına,Tek bir anahtarlaBöyle bir hapishane kapısını açacak. Ama bu anahtarı almaya çalışan sayısız cesur …
Kategori: Şiir
Şub 23
Walter Benjamin (1892-1940)
Hayatta çok geç öğrendim yolumu kaybetmeyi ormanda; bu yüzden büyülenmiş gibi aşkla, dolaştım durdum sevdiğim şehirlerin sokaklarında Düşlerim karanlık dehlizlerde kaldı, çocukluk defterlerimin yapraklarında. Nelerden, nerelerden geçtim kaybolan zaman ardında. Kaçmadım,kovalandım,kıstırıldım bir sınırda. Belki de bir kurtuluştu çıktığım son yolculuk Tarih’in klavuzluğunda. Cevat Çapan
Şub 23
su birikintisi
Sıradan bir su birikintisiYansıtıyor kımıltısız güneşiVe altın bir deniz oluyor birden. Ping Hsin
Şub 23
Burç
Belki çıkar yollardan biri de bu: gözlerine bakmak sessizce, bir kıyıda uzaktan yaklaşan bir gemiyi bekler gibi, elinden tutmak o sıcaklığı ve yürümek, yürümek zamanı düşünmeden bastığın çakıl taşlarının hışırtısında. Hep söylerdin eskiden, biraz zaman tanısak belleğe, güzel bir unutuluşa dönüşür, derdin bütün o top sesleri, toz duman, akşam bataryada geçirdiğin karanlık nöbet saatleri. Sana …
Şub 23
Kalbimin yetim kayığı
Kalbimin yetim kayığıGeçmeye çalışıyor oynak, dalgalıZaman deryasını Ping Hsin
Şub 23
Dilek-Şart
Bir gün sana gene yollarda rastlasam,birlikte kır kahvelerine gitsek,konuşmasak. Cevat Çapan
Şub 23
yedi işaret
Nehir -aktıAy -döküldüAy ışımayı unuttu -ben de unuttum kendimi Orada öyle otururken. Şarap içerken kuşlar uzak, Şarkı uzaktı. Ve hiç kimse yoktu. Li Po (Li Bai)
Şub 23
Yang Guifei
İncili perde yukarıya doğru yuvarlanıp açıldı, güzel kadın Kaşlarını kaldırdı, katsaçları gibi.Yüzünde yaşlarının bıraktığı izleri görebildim.Ama kime kızdığını bilemedim. Li Po
Şub 23
İlk Kan
Deniz kıyısında koşuyordumBirden ormanın içine girdiğimi farkettimŞimşek çaktı, gök gürledi, yağmur başladıOrmanda yapayalnızdım“Ne kadar somut şiirler yazıyorum” diye sevindimOrmanı, şimşeği ve yağmuru yazmıştımKaplansa içerilerde bir yerdeydiŞimdi onlar gerçektilerŞimdi benim yazdığım gibiydilerBulutların arasından çıkan pembe bir ışık, denizingökle birleştiği yerde pembe bir çizgiçiziyordu“Ufukta pembe bir çizgi vardı” diye yazabilirim benBu cümlenin bu kadar somut olduğunu kim …
Şub 23
Zamanla
Zamanla,Geçer, her şey geçip gider, zamanlaUnuturuz yüzü ve sesi unuturuzKalp daha da yenilince, gitmek dert olmazAramak daha uzağı, peşini bırakmak gerekir ve bu çok iyidirZamanla Geçer, her şey geçip gider, zamanla,Taptığımız öteki, yağmur altında aradığımızBir bakışının etrafında köle olduğumuz ötekiArasında satırların , kelimelerinVe altında, bu gece çekip gidecek boyalı bir yemininHer şey görünmez olur, zamanla …