Güzeldin buğulu denizler gibi büyük gözlerinle içtendin sen ey çocuk içinde umudun bütün kapıları açık dolunayı beklerdin suçsuzdun çağın kadar beceriksiz umudu hançer gibi göğsünde taşırdın büyük gözlerin ve büyük düşlerin bir trenin son vagonuna yetişen yolcular gibi terk etmeden önce seni güzeldin… şimdi ah… yorgunuz geceden başka hiçbir şeyimiz kalmadı bekleyen her sarıldığımızda incinmeyi …
Kategori: Şiir
Şub 23
Hayat
Hayat ve ben iki boksör gibiyiz, Hani dayak yiyen Taraf hep sarılır ya, Ben de öyle sarıldım hayata Fırat Bahşi
Şub 23
Kimlik Belgemi Kaybettim
Kimlik belgemi kaybettim.Yeniden yazmalıyım hayat hikâyemi en baştanBirçok makama, bir nüsha Tanrı’yabir de şeytana.Negev’de rüzgârla alazlanmış bir kavşaktaotuz üç yıl önce çekilmiş fotoğrafı hatırlıyorum.Gözlerim peygamberdi o zamanlar, ancak fikri yoktu bedeniminne yaşadığına, nereye ait olduğuna dair. Çok defa, “İşte burası” dersin“Her şey burada yaşandı” ama orası değildir,sadece öyle düşünür ve yanılgı içinde yaşarsın,bir yanılgı ki …
Şub 23
Serçem yâre salâ’m söyle…
”Turnam yâre selam söyle..” diyor türküde.Güzel de söylüyor hani.Sorun şu ki;Burada turna yok,deniz hiç yok.Serçem gücün varsa uçuver,Serçem yâre salâ’m söyle.. Erdem Arslan
Şub 23
Süleyman
umutsuzsunmuhtemelen yağmur yağacakanladım nisan!başka yere gidemediğin için burdasınbaşkası olmadığın için kendibir kadının terli koynundafeodal erkek yalnızlığınancak mezara gömersinkorku senfonisi ıslığınlabütün komşular esmerliğine düşmanaşkın yol yordam bilmeziyüreğine dayanırlar Süleymanbütün şiirleri üstlenirsinfiili meçhul birisinbaşkasına yeten yetmemiş sanakışın kesin zatürreeörenci kahvelerinde potansiyel çay bardağı!kaçman yazıklanışınüstelemeyisin susmasabir zaman gözlerinde kallavi bir sitem dokunurkendine uçurumlanır barışıklığınbir zaman yorulursunhayat yorucuhayat bıktırıcı …
Şub 23
bu son mezar kalbimde hicranla kazılan …
bu şiirde iki göz var biri senin; biri onun Senin o karanlık, küf kokulu matem gözlerini terkediyorum biliyorum; saçlarının sarısı gözlerinin yeşiline karışmış biliyorum; sana benzemek için melikeler birbiriyle yarışmış fosforlu ve derin bakışlarına çağlar boyu nice destanlar yazılmış oysa ben görülmedik bir lale yaprağına gökleri kıskandıran bir destan yazıyorum gözlerin değişip kaplasın karanlığı bütün …
Şub 23
İnsan, Tanrı’nın nimetlerini yiyip, Şeytan’ın sözünü tuttu.
Onurlu bir yaratılış ve onursuz bir yüz çeviriş. İçine benim de dahil olduğum rezil bir kirlenme çağı. “Kral çıplak!” diye bağıran erdemli, güzel çocukları birer birer yok ettiler. Krallar giyinik, insanlık ise çırılçıplak artık. Öyle ise. Yeryüzünü gündüzleri bir kerhane ve kârhaneye çevirenler, geceleri uykularını bir pezevenk tedirginliği ve yalnızlığı içinde uyuyacaklar. Sevdiği kadının topuğunu …
Şub 23
Çalma Neyzen
Bu nasıl bir çalıştır neyzen Allah aşkına? Yeryüzünün bütün denizlerini üzerime yürütüp, bütün dağlarını üstüme mi yıkacaksın hiç acımadan bu gece?Hangi acının metruk akşamlarını doldurdun yüreğinin yeminli düşlerine? Kördüğüm bir zaman kan mı damlattı iniltiyle yıkanmış siyah saçlarının dalgalarına? Ben sana “sus” demem, yüzyıllarca üfle, cehennemler gibi ateş hücum etsin üşüyen sırrıma ki, alev alev …
Şub 23
Feci
diyebilirim ki kırk yıl sürdü içimkırk yıl sürdü içimi titreten zamanbu muammabaşımı en feci yastığa koyupyüzündeki tek tanrılı dinleri denedimyüzündeki en unutkan yerleri diyebilirim ki bilinmeyen dualar buldumbaşka bitkilerıhlamursusmak ve yutkunmak geldiğimde tek tanrılı dinlerde yer yoktusuratımı astımkırk vakt’e bakıp sana inandım her duası feciyle biten bir ibadet çeşidi buldumkırk yıl günde beş öğün yutkunmaksefadan …
Şub 23
Fiyakası Nedir Hayatın
1.Hayatımı nasıl taramalıyım ki fiyakalı dursunkimse anlamasın bir İstanbul hatırası olduğunuyoksa taşralı bir küçük adam Paris ‘te şair olurve ölür, ütülü bir mendil gibi unutulur Galiba insanın yakışıklı bir kalbi olmalı öncesık sık tozu alınmalı, parlatılmalı aynalı sözlerlebenimse kâlp hususunda cilalı bir cümlem bile yokmırıldandığım sözlerin çoğu ondan gelse de Kendime en çok on yedi …