1- Bir ilaç içsem bari diye düşündüm, Biraz kolonya sürünsem, Ferahlasam, pencereyi açsam. Şöyle bir şey yazdım sonra: Yağmur, çamurlu bir elbise dikiyor şehre Sıkılıyoruz hepimiz bu çamurlu giysinin içinde. Berbattı, Bir şiire böyle başlanmazdı. İç ses diye söylendim,Ardından Yıldırım Gürses…Aptal aptal güldüm bir de buna.Ayşecik vazoyu kırıyorVe ‘tamir et bakalım’ diyordu babasına.Yapıştırsam da parçalarını …
Kategori: Şiir
Şub 23
Piyano Soloları
I. büyütebilir miyiz bir aşkı ayrılırız korkusuyla 2 çok önce miydi, elimizdeydi bir masada saatlerce susmak boynumuzda güvercin gölgeleriyle kalkardık çınaraltından gelirdin, su çağıltısını çoğaltırdın adımlarınla kandilin fitilini kısar, rüzgarımla çözerdim saçlarını omuzlarından topuklarına dökülürdü elbisen çok önceydi, kulak memelerine koşacak kadar haylazdım kirpiklerinden yüzüme dökülürdü ay kırpıntıları 3 bir saçak altında bileklerine yapışıp söyledim …
Şub 23
Bölünmeler
I Kusura, vardım Benimdir dedim bu eski söz Kime açıldıysa kapılar Kapananı benim dedim Beni bir avuntudan oldurmuşlar De ki sıkıntının içini oymuşlar Böyle böyle sezdim dilin de sabrı var Akşamdan hızla geçen sesin de II Biter şimdi gecenin susmayan ağzı Eğer beni söze doğru karanlık O eski dudaklarla düşlemek seni Boynunun bahçesini bu ölü …
Şub 23
Çığlık
Bir gülün rengine katıp ömrümün tüm ayazlarınıDudağımda senden kalma yarım ıslıkKolaysa yağmasın bu gece yağmur, düşlerken seniKolaysa silmesin gece yüzümün çizgileriniBütün oyuncaklarımı topluyorum, gülüşler silikEksiltiyorum biriktirdiklerimiçorak tarlalarda sekiyor kurşunlarKorkuluklar çıplak geziniyor geceleriBarut kokuyor bıkkınlıklarGöremiyorum karanlıkta sürdüğüm izleriİntihar çiçekleri çalıyorum aşk bahçelerindenDipte görünmüyor gidenlerin yüzleriÇığlıklar büyüyor, bütün çığlar üzerimeÇareler direnemiyor, gözlerinin büyüsüneBütün oyuncaklarımı topluyorumDamarlarımda gezinen, değiştirmiyor …
Şub 23
İlle düşünce
Bir şiir; bir darlık bir dargınlıktırİnsanla insan arasındaKapıyla menteşe arasında,El ile kalem arasında Ve düşünceİlle düşünceTutunulamayanBiri vardır Hayriye Ünal
Şub 23
Ölü Bir Deniz Yıldızı
Ey sonbahar! ey düşsel yolculuk! seniDolaştım yaz sıcaklarında, bekledimDuydum ki benim değildi artık, doğanınKalbiydi uçurumlar toplamı kalbim. De bana, anlat bana, öyleyse neden hatırlıyorum onuO fırtına kuşunu gölgesini yere düşürenGittiydi geldiği yere, uzaklığınaDöner mi bir daha dönmez mi bilmemYüklenip yittiydi gözden onca çırpınışlarıNe sevinç bıraktıydı içimde, ne keder, ne acıBir sen kalmıştın sen, ey sonbahar …
Şub 23
Saatler Geyikler
SU’ya: bizim uslanmaz ruhlarımızhiç kumrulaşabilir mi?suskuyla yanyana oturan iki kumru..iki sevgili yanyana oturarakuzun süre hiç konuşmadanyani kumrulaşabilinir mi? dünya tatsızlığı kristalleşirken kimyasal bir çözeltide,hiç bir şeyi çözemezsin…bileklerini de kesemezsinanti-maddeye kaçmak istersin sadecebazen ama bir insana bir şey olurkısa süren bir şeyiki geyiğin sıçrayıp havada öpüşmesi gibibazı insanlarla yıllarca görüşsen de bir şey olmaz.…ormanda bir kuş …
Şub 23
Yabani
sen hatırlamazsın bile ben unutmam sonrakonuştukça ruhuma insan bana dokunmadokunur gibi yan koltuktan dirseğeotobüste basamakta otomatik kapı önündecamı kırınız kırılsın acil durumlarda kalpler bir olsungöz görmeyince katlanırmış gönül görüncetüm ikiler bir olsun tüm kalpler körbi parkın banklarında güneş çarptığındakuşsuz sabahsız Bakırköy meydanındaanlamazdan gelir gibi önümden geçer gibigeçip giden bitmeyen her allahın günündenerden doğarsa doğsun bu …
Şub 23
Lilâ
içi hava dolu ağır vücutlar yükselirkenpatlayan elektriğin itimat ettiği mahluklarsuyun döndürdüğü nehrin vals kıyısındatığla örülmüş kızlar korosu önündeküçük çocuklar pişirecekler acıkmış cinlereve mevsime sözü geçen dolunaysavurarak rüzgâra ölümün ih(ti)mallerinicesedimi yeryüzüne peşin ödeyecek! eski caz cinayetinden beri suçsuz tutsağımkaç şüpheye ikram edilerek üzüldüm üzüldümmü ay erir de akardı dünyaya tutunup,karnı doyan cin artık çocuklara masal olurdukarnı …
Şub 23
Ay Valsi
1/ Yeni ay: vaktidir, kalksın dağınık uykulardanrüyasını gerçek sanan sarhoş zaman yaktığınız köprülerin ışığıdaha ne kadar aydınlatır karanlığı nereye kadar kökler kayış koparan otlarıhafıza tarlasından? kaç kere kırılabilir kalbin kristali? kaç kere kopabilirinceldiği yerden sesin telleri daha ne kadar uzak olabilirsiniz: değer gördükçe kibirlenir insan… 2/ Hilâl: yüreği küllüğe dönmüşe ne desin ateşne denir bir …