Kategori: Şiir

Yıldönümü

Küçücük odamda karanlığın dizine koyup başımıcanını canıma kattığım günleri düşündüm bu akşamyalnızlığın gözlerinden öpüp saçlarını okşadım rüzgarınsevdamızın dudaklarından sevinci emdim bir de hüznü ve ayrılığıküçücük odamda karanlığın dizine koyup başımıdüşündüm bu akşam, meğer ne çok hisli sevmiştim ben seni Refik Durbaş

Mıknatıssız Pusula

ben sana düzenli olarak telefon ediyorum.adlı bir cengaver olarak telefon ediyorum.hakiki cinayetler işleniyor görüyorum.isa görüyor, şeyhim görüyor, ben görüyorum.ben sana düzenli olarak telefon ediyorum. yüzyıl şilisinden bir dazz javulcusu inliyor tam arlarımdahiç durmadan kentlimağlup kıyasıya mağrur ve morbir çocuğum şimdi pişman olmak içinbirbiriylebağlantılıyüzbinlerceyılım vor. seni sevmembu savaşıkesintiye uğratmazama ordan bakma!bu, werther’inleş kanınıgül kılar. birleşmemiz radikal …

Devamını oku

Kar Taneleri

ellerinden yağardıen güzel yalanından dünyanınbedenimde titreyen kar taneleri hangi sevişme bir vedadan daha uzundurnedir ki aşk çağımızda bir merhabadan başka?demiştin ya, aşkkış yorgunluğu gibi yürürken aramızda bir merhaba yeterdi güneşi ısıtmaya gecenin gömdüğü gümüş bir yıldız gibimermer bir unutuşun mücevherinebağışladım kar sesiniyüreğindedonup kalmış kışın merhametine kurudu bir içdeniz, güneş çekildibir mevsim gözlerini bırakıp gittikar kokan …

Devamını oku

Beş Kuruşa Aşk Şarkıları

Bir yalnızlık büyütürdüm saksıdakalandı çok eski günlerdenbir bana yetsin, hıncımı arttırsınaşkımı pekiştirsin diye sevince.Günüydü, gelip durdu hüznümün önündegidilmemiş bir saklı deniz sandım. Kıpırdamazdı yapraklar geceyletüketirdi çiçeği, kuşu sevdiremeyen konyakbana neydi gülmeler, şarkılarotobüs durakları, alandaki kalabalıkgeldi durdu, alana merhaba dedim. Bir göz bozgundur yerine görevururdu pencereme rüzgâr,ben hep öyle bir gözdümçığlığını kendine saklayan.Düş kurmazdım, beklemezdim şurda …

Devamını oku

Aynı Evde İki Yalnız

sen ve bensesimizde uçurum şarkılarıellerimiz iki kuğu boynu yere eğilmişiki yana düşüyoruz sessizceyolda kalmış arabanınkırılmış tekerleği dönüyor beynimizdepişmanlığın günle bitiştiği yerdeyizyeniden yeniden bakışıyor gökle yersilinen iki yüzün unutkan suretindene senin hevesin var ne benim gücümyeni bir şarkıya, yeni bir aldanışınprovasınayol çağırıyor, gidemiyoruzsözcükler kayalardan kopan çakıllar gibiufalanıyorsözcük kırıklarıyla hayatı süslüyoruz çadırı sele gitmiş göçebeler gibiyizson hayvanlarıyız …

Devamını oku

Hatırlatan

Hicran, gün ortasında öten bir horoz gibi,Seslendi pek vakitsiz… İçim yandı ansızın. Mazi yosunla örtülü bir göl ki yok gibi,Mevsim serin ve bahçede yaprak yığın yığın. Hicran gün ortasında neden böyle seslenir,Birden hatırlatır unutan kalbe sevgiyi? Keskin bir özleyişle hayal ettiren nedir.Bir devre varsa insanın ömründe en iyi? Ey sevgi anladım bu uzakta seda ile,Ömrün …

Devamını oku

Şişedeki

Şişede durduğu gibi durmaz ki kafirTutar insana yaşamayı sevdirir Metin Eloğlu

Gizli Oda

Gizli bir oda buldum kendi içimdeçok uzak çok öte boyutlar içindehiç konuşmadan ayan beyan oluyordu her şeybir göle dalıyordukhayat açılıyordu derinlerdeışıltılı cam odalardakaygıların kaynağı olan her şey Sen beni sarıyordun hiç dokunmadaniçimin sesini işitiyordun büyüylebirbirimize bakıyordukdüşünmeler nasıl görürse birbiriniöyle bir bakış işteanlamanın gizli sezgisi içinde Ben söylemiyordum hiçbir şeyisözcükler yanıltan oklarını saplamasın diyebir nur içinde …

Devamını oku

Aşk Sarkacı

Beni böldünkanarken kırılıyordum gecenin ortasındaiçimin şehrinin köprüleri yıkıldıkağıttan bir kadındı Elenibir tutam boya, biraz hüzünve basit hikayesi kadınlığın Sen bir aşk sarkacıydınbir ona bir bana dokunansonra onda durdunyenilginin seçimi(büyü hareketteydi oysa) Gidip geliyordunbir o bir benacıyarak her dokunuşta Beni böldünkendi acını sapladın bıçak gibisonra yas tuttun ölümüme Gözlerine bakıyorumhangi uzaklara gittilersen bana akan aşk damlasıbitti …

Devamını oku

Orada Duran

Dün gece gördüm seniAy doğarken oradaydınBir içim suydu çocukluğunKeşke o gün içseydim seni Dün gece ay doğarkenOrmanda ışıkla oynaşanBir mor menekşeydi çocukluğunKeşke o gün koklasaydım seni Ay ışığı saçılırken geceyeOradaydın saçların omuzlarındaFırınlanmış bir meşe tahtasındaYıkasalardı seni yeşerirdi Keşke o gün öpseydim seni Vecihi Timuroğlu