Benimle ilişkini kesmeyesin sakınHiç ilgin yoksa bile varsın husumet olsun. Kim o sabır ve dayanma iddiasında olan?Aşk için sabır, sükun, metanet lafları nedir?(21) Ya Rab! O beni ne anlayabildi, ne anlayabilecekBana başka bir lisan vermezsen ona başka bir kalp ver. Ne kadar tatlı dillisin ki rakipO kadar küfretmenden bile alınmadı. (26) Allah’ın huzuruna getirdiğim hediye, …
Kategori: Çeviri Şiirler
Şub 23
Hasretli, üzüntülü ve matemli değilim
…Vefa gösterdim bir adamaAncak ayağının tersiyle vurdu o aşkıma ve umutlarımaVerdiğim her şey helal olsun onaAncak karşılıksız verdiğim gönlüm müstesnaSessiz bakışlarımda yineSöylenmemiş hikayelerim varGiyinip kuşandığımda yineGizli fitnelerim varOna verdiğim şeyden dolayı üzüntülü değilimHasretli, üzüntülü ve matemli değilimYeri dolmayan o gönülden başkaYemin olsun Allah’a yoktur eksiğim Furûğ-i FerruhzâdÇeviri: Nimet Yıldırım
Şub 23
Tempo
Bu sessizlik keskin bir haykırışıdır yalnızlığınKalbim sükûnet içindeBeklediği kimse yokBöyle dinliyorum hayatımın temposunu Hulûd el-MuallaÇeviri: Mehmet Hakkı Suçin
Şub 23
Kafes
Çırpınıp duruyorumSüs kuşu misaliGünler geride bırakıyor beniHizasında duruyorum bir temennininKapı açılıyorAma iki kanadım yok ki benim. Hulûd el-MuallaÇeviri: Mehmet Hakkı Suçin
Şub 23
Tatlı Bir Düşüş
Bir buluta gizleneceğimDüşeceğim tatlı tatlıSağanakKalbine sevgilimin. Hulûd el-MuallaÇeviri: Mehmet Hakkı Suçin
Şub 23
Vasiyet Bahşet Gölgeye
Hüzün fayda etmeyecekPişmanlık fayda etmeyecek Kandaki şiir de Yalnız başına gideceksinAteşte kaybolmuş yıldız gibiÇıplaklığın seninle birlikteVe çürüyecek olan kefenNaaş bile boş dönecek Ölümün kokusundan Bel bağlama çabucak kuruyan gözyaşınaDüşünme vedalaşmaya geleni Ve gelmeyeniHepsi gıybet kadehiyle meşgulO halde vasiyet bahşet gölgeye …
Şub 23
Sokak (Kûçe)
Sensiz mehtaplı bir gecede yine o sokaktan geçtim,Bütün bedenim göz kesildi şaşkın şaşkın senin ardından baktım.Ruhumun derinliklerinde senin hatıranın gülü parıldadı.Yüzlerce hatıranın kokusu yayıldı. Birlikte o sokaktan geçtiğimizi,kanatlanıp o muhteşem halvette gezindiğimizi hatırladım.Gönlümün senin arzunla kanat çırptığı ilk gün,Bir güvercin gibi çatının saçağına kondum.Sen beni taşladın! Ben ne ürktüm ne de kopup gittim.O gece ve …
Şub 23
Misafir
Dünya, hiç durmadan seferde olan bir tren gibidir.Zaman raylarının üzerinde, süzülen yıldız gibi akar geçer.Ezelin karanlık derinliklerinden,ebedin bilinmeyen yarı aydınlık çöllerinene haberler götürüyor da, böyle acelesi var?!Trenin yolcuları, ezelden ebede değil, ah, kısa bir fırsatta,bu upuzun yolun iki durağı arasındaisteseler de, istemeseler de ilerliyorlar.İki durak,tanıdığın iki durak:doğum ve ölüm;iki yokluk arasında kısa bir varlıkAdı ömür …
Şub 23
Dünya Geçidinde
Gül seyrinden doyulur mu?Gül ile arkadaş olan yaşlanır mı?Yüzlerce dağ büyüklüğünde üzüntünbir arpa kadar mutluluğun olsa bileonu karanlığın derinliklerine at, bunu koru.Dünya bir geçittir.Başlangıcı ve sonu belirsiz.Yol, ama düzgün değil.O yoldan bir defa geçeceksinAh, bir defa…Bir defa…Bir defa…Görürsün, bir gün seni gülden daha nazik bir şekilde doğurur,sıkıntılarla besler büyütür,ertesi gün soldurur ve yapraklarını yerlere serer!Toprağını …
Şub 23
Tarih Geçidinde Bir Damla Gözyaşı
Kâbil’in eli, Hâbil’in kanına bulandığı günden beri,Adem’in çocuklarının damarlarındaki kanda,acı düşmanlık zehri dolaşmaya başlayalıdan beri,İnsanlık öldü!Adem diri olsa da…!Kardeşleri, Yusuf’u karanlık kuyuya atalıdan beri,Baskı, zulüm ve kanla Çin Seddi’nin duvarları yükseleliden beri,insanlık ölmüştü!Sonra dünya insanlarla doldu…Ve bu değirmen döndü, döndü…Adem’in ölümünden sonra asırlar, asırlar geçti.Yazık!İnsanlık bir daha geri dönmedi!Asrımız,insanlığın ölüm çağıdır!Dünyanın sinesi iyiliklere kapalıdır!Özgürlükten, doğruluktan, …