bu yolu buraya mavi otobüsle kasten getirmişler tuhaf güvercin dalgalarıyla ve gömleğin, eteğin ve çizmelerin dur duraksızlığı aynalarda bir şeyler olmuş galiba ne oldu sana İstanbul? sen birisini giyinmişsin ve bu sevgilinin kokusudur omuzlarından toprak ve sardunya kokusu kendi uçarı renginin kokusu ey deniz gözlü rengarenk dalgalı şehir ardındaki pusta küfür dolu duvarlar var ve …
Kategori: Çeviri Şiirler
Şub 23
Rüya
Sabah olmuştu, ve penceremin kepenkleri arasındanGönderiyordu ilk ışıklarını güneşKör karanlık odama;Uykum daha hafiflemişkenVe daha da tatlılıkla gözlerimi gölgelerken,Beliriverdi yanıbaşımda ve baktı yüzüme o kadının hayâliBana aşkı ilk öğretip, gözyaşlarına boğup giden.Ölü gibi gelmedi bana, ama hüzünlüydü,Ve yüzündeki ifade mutsuz insanlarınki gibiydi.Elini uzattı başıma, ve bir iç çekişle, sordu,Yaşıyorsun ama anılarımızda yaşıyor mu …
Şub 23
Consalvo
Ağır geliyor bana, doğru,Seni ebediyen kaybedecek olmam. Zavallı ben,Ebediyen uzaklaşıyorum senden. Parçalanıyor yüreğimBu sözleri söylerken. Artık görmeyeceğim o gözlerini,Duymayacağım sesini! Söyle bana: Ama bırakmadan önce beniSonsuzluklara, Elvira, vermez misinBir öpücük bana? Tek bir öpücükTüm yaşamım boyunca? …Sen şimdi mutlu yaşa, ve güzelleştir dünyayı,Elvira’m benim, o güzel hayâlinle! Hiç kimseSevmeyecek o hayâli sevdiğim gibi benim. DoğmayacakBir …
Şub 23
Kendi Kendine
Dinleneceksin artık ebediyen,Yorgun yüreğim benim. Öldü artık o son hayâl,Benim ölümsüz sandığım. Öldü o. Hissediyorum,Yüreğim, içimizde o tatlı hayâllerden,Arzu da söndü, yalnız umut değil.Dinlen sonsuza dek. FazlaYoruldun. Yok hiçbir şey heyecanlarınıHak eden senin, hiçbir şey lâyık değil dünyadaAcılarına senin. Acı ve sıkıntı,Başka bir şey değil yaşam; ve çamur yalnızca dünya.Sus artık. İzle son kezYıkılışını umutlarının. …
Şub 23
Alem, gam hikayeni anlatmasıyla bir efsane
Alem, gam hikayeni anlatmasıyla bir efsane, Gözüm, yüzünün yansımasıyla bir güzeller evi!Zincir gibi zülfünün ümidiyle senin,Nice aşıklar var, hepsi bir deli!Dudağından bir nükte, bir şeker parçası!Küpünden bir damla, bir kadeh!Senin güneş yüzünün aydınlığı karşısında,Feleğin güneşi sanki küçük bir kelebek!Neden kapatıyorsun yüzünü benden ey nazlı,Yoksa bu miskin bir yabancıdan da mı değersiz?!Senin yerin değil bu gönül, …
Şub 23
Güvercin Gerdanlığı’nın Avlusuna Yuva Yapan Güvercinler
Beyaz ipek gibi yağdı karBir kız kardan hafif yüreğiyleGeçip gitti güvercinleri anımsatarak. Ataol Behramoğlu Sen elimden tutuncaBir mavilik çökerdi gözlerimeSonra tüm denizler çekilirBir orman uğultularla sarsılırBir güvercin sürüsü havalanırdıKış bürümüş yüreğimden Tuğrul Tanyol onu vurdular gözümle gördüm onubir güvercin havalandı. Behçet Aysan başını menekşeye koydu, uyudubir güvercin çalılığın orada Edip Cansever Güvercinlere emanet ederdim yüzümüAç …
Şub 23
Göz
Kuzeye doğru Gidiyor şiirim Ateştir ve gidiyor Hüzündür ve gidiyor Ta Van üzerinde duruyor ve bükülüyor Şafağın turuncu penceresi üzerine yağıyor Ve Dersim’in gözlerinde eriyor. Şiirimin gözleri Annemin gözleri Dersim’in gözleri Aydınlığın ırmaklarıdırlar Onların kaynakları karın yüreğindedirler Kar da ebedi bir aşk Ve hiç sonu gelmiyor! Şerko Bekes
Şub 23
Fısıltı
Akşamdı.Boyacı çocuk MehmetŞam’daBüyük Meydan’ın bir köşesindeyorgun başını büküpincecik gövdesini hızlı hızlı sallıyorduelindeki fırçayla beraber.Akşamın küçük Mehmet’ikendi kendine fısıldıyordu:Sen, öğretmen, kolunu indir!Sen, bezirgan, kolunu indir!Polis… Casus… Asker… Cellad.İyi insanlar… piç insanlarsiz, hepinizsırayla indirin kollarınızı.Kimse kalmadıyalnızca Allah…İnanıyorum kiöbür dünyada daAllah ayakkabılarını boyatmak içinbir Kürdü çağıracak.Kim” O Kürt ben değilim!” diyebilir kiAh anneciğim!Sence Allah’ın ayakkabıları kaç numaradır?Ne kadar …
Şub 23
Birlikte
Bir akşambir kör bir sağır ve bir dilsizbirkaç saat içinbir bağda kürsülerdedoğru ve yalınfakat kahkahaylaOturmuşlardı.Kör sağır olanın gözüyle görüyorduSağır dilsizin kulaklarıyla işitiyorduDilsiz onların ağız ve dudaklarından anlıyorduÜçü de birlikte veAynı anda gül kokluyorlardı Şerko Bekes
Şub 23
Eğer
Eğer benim şiirimdenGülü çıkarırlarsaYılımın bir mevsimi ölür,Eğer şiirimden sevgiyi çıkarırlarsaİki mevsimim ölür,Eğer Ekmeği çıkarırlarsaÜç mevsimim ölür,Eğer Özgürlüğü çıkarırlarsaBütün yılım ölür, bende ölürüm … Şerko Bekes