En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Oğul bakıyor yürümeyi bile göze alamayan yaşlı anayaadım atsın diye koluna giriyorve düşünüyor yıllar öncesini o anda: “Onun gibiydim bir zamanlar ayaklarım güvensiz titrek… Beklerdim uzatsın diye kollarını esirgesin beni yürümeye başlarken…” Aynı ürpertili bekleyiş, aynı sevecen dayanışmayer değiştiriyor şimdi …
Şub 23
Bazen berbat bir ‘sıkışmışlık’ duygusundan sıyrılabilmek için kendime hayali seyahatler icat ediyorum. Bu his daha ziyade bildiğim, tanıdığım dünyayla arama mesafe koyma arzusuyla ilgili. Geçenlerde bir arkadaşıma anlatıyordum: “Bir gemi olsa, olmayan bir ülkeye doğru öylece binip gitsek. Geçmişe dair yanımıza hiçbir şey almasak” dedim. Ama sonra o çıplak yalnızlık hissi ürpertti beni. Aniden “Sevdiğimiz …
Şub 23
Dalgalar vardı denizdeSevdaya gitmişliğimUmuttan dönmüşlüğümBir vapurun köşesindeGüzeldimKoparılmamış bir meyvenindalındaki hasatsızlıktaydımZamansızlıktaydımAzı karar çoğu zarar derdibekleyenimDalgalar vardı içimdeDüştüm dalımdanBeklemez oldum. Karin Karakaşlı
Şub 23
1eflatun gözlerin olduğunu bilmiyordumgece yarısını yaşamaktan yorgunum ayazın avucunda unutmuştun elleriniönünden geçtiğim halde beni tanımadınben değiştim biliyorum hem sakal bıraktımşiirlerim külrengi kumrular gibi uçuyorlarbakır çalığı göklere katiyen tahammülüm yokhele paris’in gökleri aklımı başımdan alıyorbana seni senden evvelki poitiers’li kızı hatırlatıyor ayazın avucunda unutmuştun ellerini karanlığın arkasında kıvılcım gözlü xxxxxxlargölgelerine yaslanmış evliya gibi bekliyorlar ışıklar kırmızı …
Şub 23
Çocukluğun sevinç tomurcukları henüz patlamadan yok edilen eksik bir hayattan geriye ne kalır? Serin dağ rüzgarlarının ‘yoksunluğu’ derinden hissettirdiği çorak topraklarda oğullardan kalan tek bir ayakkabı, nefes kokusunu hatırlatan taze bir gelincik, yüreği kavuran koyu bir ağıt, boş odalarda sessizliği yırtan tabak, çanak sesleri, karda iz bırakan tedirgin kuş adımlarıyla gülümseyen bakışlar, acıyla gölgelenen vaktinden …
Şub 23
en zorlu coğrafya: kalpen zalim terör örgütü: aşken büyük işkence: umuten zorlu taşıma aracı: tabut *** Saç hatırlar bir vakitİçine gömülmüş elleri yüzleriSaç anımsatır şimdi kendinden geçenleri *** Taşa atfedilenleri anımsaYalan söylersen taş yağar başınaTaş kesersin acıdan kavrulduğundaVe taş basarsın yüreğine dermansızsanO yüzden taşın altına bakacaksınKaçarı yokElini taşın altına sokacaksın… *** Evdeki dilbilgisineuymuyor sokaktaki hayatKabahati …
Şub 23
Kim ne olmak istiyorsa onu olsun mu bu şiirde biriniz birkaç yıldız taksın gökyüzünebiriniz çay hazırlasınbiriniz akşam olsuniçinde atların öldüğü müzik susuncabiriniz çocukluğuna sarılıp kuyuya insinbiriniz onun uzattığı şiiri okusunağlamak gerekiyorsa biriniz ağlasınbiriniz akşam olsun yenidenbiriniz yağmuru dansa kaldırsın. Mevlâna İdris
Şub 23
Tahtadan yapılmış bir uzun kutu;Baş tarafı geniş, ayak ucu dar.Çakanlar bilir ki, bu boş tabutu,Yarın kendileri dolduracaklar. Her yandan küçülen bir oda gibi,Duvarlar yanaşmış, tavan alçalmış.Sanki bir taş bebek kutuda gibi,Hayalim, içinde uzanmış kalmış. Cılız vücuduma tam görünse de,İçim, bu dar yere sığılmaz diyor.Geride kalanlar hep dövünse de,İnsan birer birer yine giriyor. Ölenler yeniden doğarmış; …
Şub 23
Sessizlik yorgunluktur; yorgunluk değilse kederdir; keder değilse hasrettir; hasret değilse sızıdır; sızı değilse derin bir düşünce, bir anıdır veya bütün bunlardır veya bunlardan bazıları. Mehmed UzunDicle’nin Yakarışı-Dicle’nin Sesi 1
Şub 23
Duvara, bir titiz örümcek gibi,İnce dertlerimle işledim bir ağ.Ruhum gün boyunca sönecek gibi,Şimdiden ediyor hayata veda. Kalbim, yırtılıyor her nefesinde,Kulağım, ruhumun kanat sesinde;Eserim duvarın bir köşesinde;Çıkamaz göğsümden başka bir seda… Necip Fazıl Kısakürek