Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

Çavdar Tarlasında Çocuklar

Bir yerlerde, bir benzin istasyonunda bir iş bulurum diyordum, arabalara benzin, yağ filan doldururdum. Nasıl bir iş olursa olsun, farketmezdi zaten. Kimse beni tanımasın, ben kimseyi tanımayayım, bu yeterdi. Düşündüm, sağır-dilsizmişim gibi numara yapardım. Böylece, hiç kimseyle o salak konuşmaları yapmak zorunda kalmazdım. Biri bana bir şey demek istediğinde bir kâğıda yazar, bana uzatırdı. Bundan …

Devamını oku

Aritmetik İyi Kuşlar Pekiyi

“Gelecek Yüzyılın Çiçeğiyim” “1984 çıkıp gidiyordu dünyadan. Saat 24’e doğru 67 ilimizin bazılarında bir sürü olay oldu. Ben bunların ancak bir kısmını anlatacağım. Tabii, çok küçük olaylar. Ankara’da bir çocuk erken uyudu, düşünde bir ırmağın kıyısında kocaman bir çiçek gördü; ata benziyordu çiçek; konuşuyordu da. “Ben”, dedi, “gelecek yüzyılın çiçeğiyim.” *** “Hiçbir Yılbaşını Birlikte Geçirmedik” …

Devamını oku

Adına Kızan

Dedi ki kuşkonmazDüşte kımıldar gibiÇok kızıyorumAdımı böyle koyanlara ben Ya kuşlar duyarsa bunuYaBile bile konmazlarsa bana – BilmiyorumEllerine ne geçecekNe kazanacaklarAdımı kuşkonmaz koyanlar Fazıl Hüsnü Dağlarca

Güneş Öğretmen

Güneş öğretmenSevdirir kendisini çokOna döner bitkilerin hepsiYoksa oOnun aydınlığına döner hepOlduğu olmadığı başkaYaksa tam tepemizdeykenYandırsa da biziKavursa da yalaz yalazOnun sıcaklığı başka Bütün günler sürerÖğrettikleriGeceleyin bileKaranlıkta dolaşır sözleri onunAydeden yıldızlardan başka Fazıl Hüsnü Dağlarca

Dudaklarından ayrılan ben değildim

Yeniden yola koyulduk. “Piramitlere ilişkin daha neler bu İbni Battuta?” “Onları, yıldızların devinimlerini çok iyi bilen, tufanı önceden haber veren bir bilge kişinin yaptırdığını. Piramitleri şu nedenle yaptırmış: Sanatın ve bilimin bütün yapıtlarını buralarda saklayıp yok olmalarını önlemeyi amaçlamış.” Daha alay edilmemek için çarçabuk ekledim. “Yine de İbni Battuta bunların varsayım olduğunu, bu yabansı yapıların …

Devamını oku

Aşk Romanları Okuyan İhtiyar

“Aramızda kalsın, kaç yaşındasın Antonio Jose Bolivar?” “Çok, ama çok yaşlıyım. Kafa kağıdıma göre altmış filan, ama kaydım yapıldığında çoktan koşturduğuma bakılırsa yetmişime yaklaşmış olmalıyım.” “Sucre”nin hareket çanı çalınca kalkıp vedalaşmak zorunda kaldılar. İhtiyar, gemi ırmağın kıvrıldığı noktada gözden kayboluncaya kadar iskelede kaldı. Sonra artık o gün kimseyle konuşmamaya karar verip takma dişlerini çıkardı, bir …

Devamını oku

Alacakaranlıktaki Ülke

IGöğün karanlık denizlerinde yelkenlerini şişiriyor ayÜlkeme bakıyorum uzayıp giden bir gecedeSuskun ve boynu bükük yalnızlığında bir sokağın.Elimde henüz açmamış bir gül varVe boşanmayı bekleyen bir konuşma isteği dilimdePerdeleri çekilmiş, kapıları sürgülenmiş evlerdeYaşayıp giderken halkım. Rüzgara bırakılmış bir mumun alevi gibiTitriyor bakışlarımda bütün görüntülerTabak, çatal sesleri geliyor çok derinlerdenFısıltılı konuşmalar, ürkek gülüşmeler…Çocuklar, ilk silah sesinde yaşlanacakmışcasınaSıkıca …

Devamını oku

Pâdişâh-ı ‘aşkam u dil defter u dîvân bana

Pâdişâh-ı ‘aşkam u dil defter u dîvân banaDerd u mihnet sözlerin yazdum yeter ‘unvân bana. İnlerem tanbûr-veş bagrum delindi ney gibiBezm-i gamda mesken oldı kûşe-i hicran bana. Buseye bir cân nedür bin cân virürdüm cân ileYarım ağız buse ikrar eylese yârum bana. Öldürür gerçi ki gamzen ‘âşıka virmez amânLeblerün Îsî-nefes her lahza virür cân bana. …

Devamını oku

Oğlumun Gölgesi

yelken gibi şişti rüzgâr yüzüm oyuk oyukkırgınım ölüden kalan giysiler içinde erselikbir meme mi bu dikelen gece şu saatte hâlâhapşıranlar olmalı kendini düşe sayan unutanbüyük kibire atanan cüce bir memur tımarlırakılarla korkunç bir sataşma mübaşir çağırmadıdemek ben de masumum kuluncu alınmış bir zaman daraltılmış pantolonlariçinde semiz şehrin virgülleri yok hazırdüşler satılan çarşılar kapalı burada artıkHiçkimse’nin …

Devamını oku

Mr. Parkınson

Hergün uzak ülke kırpıntıları dökülürGüneşin ceplerinden. Yoksul aile babası cebi gibi,Biraz kasvetli ve susam kokulu.Sanki gretagarbo artisti ölür gibiGün batana dek karabasanlar dolaştırırSokaklarda hırdavatçılar, Gecenin her köşesinde sarhoşlar gündüzü kusarlar.Güneş vergi iade zarflarında saklanır.Ucuz elbise askılarında tiril tirilAmortiden bir deniz sallanır.Sabaha karşı nemli bir ıslık, Bir köşede siftinip duran sokak kedilerinin Tüylerini tarazlar.Yampiri bir yağmuru …

Devamını oku