En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
“Sıradan bir sabahtı. Uyandım, çayın altını yaktım, su kaynarken kahvaltı masasını hazırlamaya başladım. Peyniri, zeytini ve çay bardağını tek tek masaya koydum. Tam o anda evde ekmek olmadığının farkına varıp, bakkala gitmek için eşofmanımı giydim. Anahtarı ve buzdolabının üzerindeki bozuk paraları cebime koyup kapı dışına çıktım. Ayağıma teee on altı yaşındayken annemin ‘Oğlum büyüme çağındasın …
Şub 23
Benim saçlarım yumuşak. Havva’nın saçları keçe gibi. Annem ustura ile iki defa kazıttı saçlarını uzasın diye, ama uzamadı, kısa kaldı. Burnu da öyle biçimsiz ki! Yamyassı. Tıpkı okul kitaplarımızdaki maymunun burnuna benziyor burnu. Hiç sevmiyorum onu. Pis, hırsız. Annem, bu gün onu bir temiz dövdü. Tabi( döver. Misafir odamızdaki güzelim halımızı kesmiş. Deli mi ne? …
Şub 23
Bütün suyunu dışarı terleyenKuru ota döndürdün beniKırkına ermeden, neden?Kış odasında camda buğu şimdi nefesimBozkırda erguvan rüzgârdı eskiden. Birhan Keskin-Ba-
Şub 23
Ağaç duruyor. Yol da, ot da. Duran bir şey var bende, ağaç gibi. Onu ayaklandırıp, oradan oraya gitmem zor. Bende bir ağaç duruyor, bir ot Eserse arada rüzgâr Ağacın saçlarını o tarıyor. Aşk ayaklandırmıştı bir kere hatırlıyorum, ama… Şimdi rüzgâr şimdi güz Ağacın dallarını zorluyor. Birhan Keskin
Şub 23
Böcek ki akıtıyor damla damla ağzındanÜzüm ballarında süzülmüş ağustosuTitreyen şıngırdayan bir çocuk oyuncağıAğustos bu sesteBu durmayı unutmuş seste Çam diyor ağustos böceğiÇamlara kasideler söylüyorTanrı’ya yakarıyor nesli tükenmesin diyeBu hanedanınAğaçlar içinde şah ağaç olan bu hanedanın Ey masalcı adam iftira ettin senBu harikalar harikası böceğeOnu suçladın tembellikleEn çalışkan onu görüyorum benHiç bir karşılık beklemedenYazı ağustosu çamı …
Şub 23
Bu kent her şeyiyle bana yabancıCaddeler, binalar, bütün insanlar…Öyle hasretim ki ezan sesineArarım çevremde minare, camiLakin takılırım çan kulesineHer semtin muhteşem kilisesineYâd el elemleri sarar içimiUzaklarda yurdum! Burdan çok uzak Her mevsimi güneşli, masmavi göklüCamili, kubbeli, kümbetli, köşklüOzanlı, garipli, kervansaraylıHele insanları: Alpli, GiraylıYok haber onlardan, baba evindenBu yüzdendir halim, kopuk bir yaprakHer şey çok uzakta …
Şub 23
Boşuna,kendi içimde dans ediyorum.Kader bu,başka bir şey değil.Hayat daha çokbir koyununparçalara ayrılmadan önceki kısa ömrü.Kader,ateşte kızardığıson andır.duyduğumve elimde kalan tek şeykelimeler.Konuşmaya çalışmakfakat sadece kelimelerin yankısı geliyor bana.Kupkuru bir dağımhiçbir pınarım yok.Sadece çılgınlık. Boşuna,hayat kupkuru bir çölbenim içinde kaybolduğum.Susuz bir hayvan gibi bağıran.Hiç su yok.Kendime olan inancımı kaybettim.Hayal etmeyi bile bıraktım.Boşlukta hiç rüya yok. Çöldür bu,ve …
Şub 23
Hem lodos var, hem dolunay.Adonay elehenu adonay ehad! Benim kalbimde lotos var. Adonay elehenu adonay ehad! Lotusu kim yalar? Adonay elehenu adonay ehad! Bu Dünyâda seni kim arar? Lâ ilâhe illâllah . . . Ben,seni arıyorum.Ner’desin? Seyhan Erözçelik
Şub 23
Ey su! Yâ su! Taş ma, taş!Aka dur gök ten, göz ler i m den,çile m ne? Dağ ı na var dum,ayna n ı gör düm. Ağaç tanyürü düm, san a bürün ü yor um. Sâk! Ey su! Yâ su! Yağ dur su! Ak du i göz ler i m den, çile m var,dayan a …