Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

‘inna lillahi ve inna ileyhi raciun’

… ”Mustafa amca mahallenin şekerci dedesidir ve aynı zamanda şeker gibidir… Yusyuvarlak yüzü, küçücük gözleri, tombul yanaklarıyla, hep tebessüm eden haliyle Hulusi Kentmenden bile daha şirindir. Elinde şeker dolu poşeti ve yanında yöresinde çoluk çocuk hiç eksik olmaz… Ezan sesini her işittiğimde, camdan bakarım arkasından, sıyırdığı gömleğinin kollarını alelacele iliklerken, kendine has tombul yürüyüşüyle zihnime …

Devamını oku

mesela işte…

bazen şöyle hayaller de kurmuyor değilim… sakıncası yoksa… mesela…fatih camiinin avlusuna kedileri ziyarete gidiyoruz ali ve ömerle. bir tas su ve bir tas yemek elimizde. kuşları da unutmuyoruz, güvercinlerin en çok sevdiklerinden avuçlarımıza ceplerimize dolduruyoruz. önce kedilerin yanına gidiyoruz,ali ve ömer elleriyle bir yavru kediyi besliyor. mesela işte… o yavru kedi de bizimle birlikte güvercinlere …

Devamını oku

Vaha

Bir adam bilirim;Ağlıyordu.Ve dingin maviliklerinde bir rüzgar,Fırtınalar yaratıyordu.Bir adam bilirim;Aşıktı, düpedüz aşık.Farkında değildi hem,Bir sevi masalının,Esrik kahramanı olduğunun… Bir de kadın bilirim;Yoktur acıması.Ve kavruk, ölüm kokan çöllerinde,Bir vahaya ulaşmaktı, amacı.Bir kadın bilirim;Aptaldı, oldukça aptal.Farkında değildi, yanıbaşında olduğumun… Ah sevdiğim kaktüs!Bir kendimi biliyorum; mecnun misali,Bir de düşlediğim seni. Fikret Özdal

Fakirliğim

Bu sabah az da olsa mutluyum,Bir fincan kahve ile bir paket dolusu sigara,İçki sonrası, yenilen yemeğe rağmen, cepte kalan otobüs parası. Bu sabah az da olsa huzunluyum,Küçük bozukluklarım olsa daKaygılıyım yarın için. Fakirlik benim mesleğim,Parlayan güneşe karşı göğsüm dikÇünkü günesin de banka hesabı yok Geçmiş ve geleceğimSevgili oğullarım ve kızlarım!Ara sıra mezarımın kenarındaki gür otlağa …

Devamını oku

Farkında Olmalı İnsan

Farkında olmalı insan,Kendisinin, hayatın olayların, gidişatın farkında olmalı. Farkı fark etmeli, fark ettiğini de fark ettirmemeli bazen…Bir damlacık sudan nasıl yaratıldığını fark etmeli.Anne karnına sığarken dünyaya neden sığmadığını ve en sonunda bir metre karelik yere nasıl sığmak zorunda kalacağını fark etmeli.Şu çok geniş görünen dünyanın, ahirete nispetle anne karnı gibi olduğunu fark etmeli.Henüz bebekken ‘Dünya …

Devamını oku

Sezai Karakoç Şiirinin İrfani Kökleri

“Ülkendeki kuşlardan ne haber vardırMezarlardan bile yükselen bir bahar vardırAşk celladından ne çıkar madem ki yar vardırYoktan da vardan da ötede bir Var vardırHep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardırO şarkıya özenip söylenecek mısralar vardırSakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardırNe yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardırGün batsa ne olur …

Devamını oku

7 Tane Erik Ağacı

Boş ver kafiyelere ReyisBoş ver şiir yazmaya evlatOtur da doğru dürüst7 tane erik ağacının hikayesini anlatEvimiz deniz kenarındadır Fındıklı’daEkmek paramız Beyoğlu’nda çıkarBeyoğlu’na bir yokuştan çıkarız yirmi senedirYokuşun ortasında bir arsaArsanın ortasında yedi tane erik ağacıSaydım yedi tanedirNe zaman yolum düşseErik ağaçlarını arar gözümYa kedi yavruları gibi sırıl sıklamYa buram buram bahar içredirlerYa bütün dalları kırılıp …

Devamını oku

Bediüzzaman’ın Üç Hayat Devri: Eski Said, Yeni Said ve Üçüncü Said

Osman Yüksel Serdengeçti, 50’li yıllarda Bediüzzaman Said Nursi’nin hayatını şu muhteşem cümlelerle özetlemişti: “Said Nur, üç devir yaşamış bir ihtiyar. Güngörmüş bir ihtiyar… Üç devir: Meşrutiyet, İttihad ve Terakki, Cumhuriyet. Bu üç devir büyük devrilişler, yıkılışlar, çökülüşlerle doludur. Yıkılmayan kalmamış! Yalnız bir adam var. O, ayakta.”1 Bediüzzaman’ın akıl almaz maceralı hayatı Türkiye demokrasisinin yaralandığı iki …

Devamını oku

Açık Deniz

Balkan şehirlerinde geçerken çocukluğum;Her lâhza bir alev gibi hasretti duyduğum.Kalbimde vardı “Byron”u bedbaht eden melâlGezdim o yaşta dağları, hulyâm içinde lâl,Aldım Rakofça kırlarının hür havâsını,Duydum akıncı cedlerimin ihtirâsını,Her yaz, şimâle doğru asırlarca bir koşu,Bağrımda bir akis gibi kalmış uğultulu…Maplûpken ordu, yaslı dururken bütün vatan,Rü’yâma girdi her gece bir fâtihâne zan.Hicretlerin bakıyyesi hicranlı duygular,Mahzun hudutların ötesinden …

Devamını oku

Oğluma

Biliyorsun ki, oğlum, ortada ne sen varsın,Ne seni yeryüzüne getirecek bir anne:Bir gün cihâna gelmen mukadderse, anlarsın,Bu gelişten gözümü, göynümü yıldıran ne? Her gün saban başında topladığın kederlerSeni yorgun çıkarır sabahın altısınaÇalışkan ellerine bakanlar kirli derler,Leke derler alnında güneş karaltısına. İnce belin bükülmez zamanın dizlerinde,Öpülen eteklere ayağını silersin.Yoksulluğun yüzerek sonsuz denizlerindeGördüğün her kıt’aya açıktan diş …

Devamını oku