En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Dirseği fesleğen saksısına dayalıElinde yeşil bir soğanYemiyor daIsırıp ısırıp bırakıyorduBen sigara içiyordumAma durmadan O beyaz dumanların en uzak ötesindenBir bakıyordu banaBir de bakmıyorduBen her zaman yaptığım gibiBir düşü iyiye yordum Olan olduAyaklandık devrildik sarmaş dolaşKapattı üstümüze fesleğenin kokusuSeviştik bir kilimde –mor çizgili–Yağmurlu bir sokakta bir güneşDolaşmaktan yoruldu Nasıl oldu gözüm iliştiAnlatsam aklınız dururŞairimİnanmazsınız ki Saksı …
Şub 23
İpini kopardığım yılların ötesindeBir cigara içimi konaklamak isterkenDüşlerimin haziran denizleriVurur kayalara, dökülür kayalardanHangi dalgaya tutunmaya çalışsamNereye çevirsem gözlerimiŞaşıyorum kendi kendimin ardından. Neredeydi, nasıldı, ne zamandıDüşlerimin çizdiği unutulmaz yollardanGörülmemiş sanılarla geçip gittiğimTutkuların mevsimlik çiçekleriKokulardan kokulara uçururken beniAvucumda bir özlem susuzluğu kaldıSes gibi, ışık gibi ölümsüz duyarlıklardan. Arasaydım, arardım bütün bileşimleriGizlerinden, giysilerinden soyutlayarakNe sorular sorardım düşünüyorum daPencereme …
Şub 23
– Birinci Şiir Bütün ışıkları söndürdüm Ardına kadar açtım penceremi. Nasıl beklediğimi bilirsin Unutma e mi? Bir beyaz kedi gibi gel pencereme Öyle sessiz gir içeri. Yalnız oturamıyorum artık Sıkılıyorum geceleri. Bir kilim ser odama, dört köşeli Üstünde asma yaprakları olsun; Dost yüzlü gölgeler içinde, Misafirim olursun. – İkinci şiir – Küçük avuçlarımı hatırlarsın …
Şub 23
Damakta serçe gibi seken bir şarap şimdiUstamın üzüme attığı enfes düğüm;Ve gözetimi altında çarkıfeleklerinUzak buzulların soluğuna yatırılmışBinlerce saptan çekilen şu narin rakıKumaşı çürütüyor lâcivert-beyaz hışmıyla,Nicedir içimde taşımakta olduğumUçuk Minerva’ya göktaşları gönderiyor;Bir çözülme dilimde sulardan yıldızlardan,Diyorum; nerede olursa olsunBir ısırganı bile koynuna alıp yatabilir insan,Bu lebi deryanın,Bu gelinciklerin,Bu işin ve eylemin,Bu hayatın, ölülerin ve kahramanların,Reçinenin ve …
Şub 23
sana sarı bir yaz gönderdim onu bir zaman gibi koynunda sakla önce kuytular göle çekildi ayrılık, ayrıldığın yerde değildi herkes, artık, elbette dağ’dır biraz ve sarı yaz senin perden suya gömdün yaprağın adını bir kentin hüznüne benzedin birden aşklar kimliksizleşti: süslü zamanlar! sen ki kendi kendinin özleminden sıkılırdın… sorardın: ‘olur mu, anlamak aşkları eski güllerden?’ …
Şub 23
Deli gönül, neyi özler durursun ?Acınacak dostun, cânanın mı var ?Dünya yansa yorganım yok içinde,Harap olmuş evin, dükkânın mı var ? Hatır, gönül bulamazsın birinde.Dama dedi dişisinde erinde,Vatan dedikleri yangın yerinde,İnsanlığa hâlâ imânın mı var ? Nene yetmez senin şu kuru kavalPîr aşkına sıkıldıkça durma, çal.Maltadaki kurnazlardan ibret al,Paran mı var, bağın, bostanın mı var …
Şub 23
Meral için… Yazmam böyle şeyleri. Özel meseleler bunlar. Ama sanırım bu kez kayda geçmeli. Niye? Anlatacağım. Sabah sekizdi galiba, belki daha erken. Uyuyorum. Telefon çalıyor, telefonda bir kadın hüngür hüngür ağlıyor: “Yazını okuyorum şimdi onun mezarı başında. Bugün Yaman’ın ölüm yıldönümü.” Susuyorum. Ağlarken şaşkınlığıma gülüyor: “Meral Okay ben.” Yıl 2002’ydi. Irak’a savaş açacaklardı, Meclis’te harıl …
Şub 23
Bazen bir sözden yola çıktı, bazen bir hikayeden. Ama asıl kaybettiği erkeğe özlemle yazdı bütün o sözleri… Geçen hafta vefat eden Meral Okay, Masum Değiliz, Adı Bende Saklı gibi şarkılar dinlendikçe hatırlanacak. “Bu yaz güneş biraz daha eksik, el ele verin azaldık…” diye başlıyordu, Sezen Aksu’nun çok yakın dostu Yaman Okay için yazdığı şarkı. ‘Adamların …
Şub 23
Gözlerimin önünde hep aynı beyaz ev.Her dağ yamacına kurduğum,Beliren her su kenarında,Pembe damlı, yeşil pancurlu, balkonlu,Balkonuna tırmanan sarmaşık.Gece, pencerelerinden sızacak ışık,Kışın tütecek bacası. Kapıyı ittiğinde çalacak bir çıngırak.-Duyuyorum o sesi şimdiden, berrak-Geçeceğim yol, çıkacağım üç basamak,Ellerinden sıyırıp atacağım eldiven,Her halin, gülüşün, kokun, bütün ruhunla sen!Ah, bütün bir ömür bırakmayacağım el,Okşayacağım saç, dinleyeceğim ses,Bakmakla doymayacağım yüz…Açık …
Şub 23
29 Ocak 1957 tarihinde Kadıköy’deki evinde kalp krizi sonucu bir şair ölmüştü. 31 Ocak’ta kılınan cenaze namazının ardından Eyüp Sultan’daki aile kabristanına gömüldü. 1980 yılında Eyüp Sultan Mezarlığı’nda kimi tadilatlara gidilmiş, kabirler arasındaki patikaların da mezara dönüştürülmesi sonucu şairin mezarının kaybolduğu ortaya çıktı. Bütün araştırma ve çalışmalara rağmen mezar bugüne dek bulunamadı. Burada bahsi geçen …