Bir Emevî Şairi: Kuseyyir ‘Azze (Azze’nin Kuseyyir’i)

Kuseyyir uzağı göremeyen, olayların sonunun nereye varacağını düşünemeyen bir insandır. Her söylenene inanan, insanların şakalarına bile ciddice cevaplar veren, gülünç görünümlü, saf birisidir. Bir kısım kaynaklar onunla ilgili haberlerinde onu, ahmak, kalın kafalı, kötü huylu biri olarak tanıtmışlardır. el-Câhiz, ünlü eseri el-Beyân ve’t-Tebyîn’de ahmaklarla ilgili örnekler verirken, şairin bir gün Abdulazîz b. Mervân’a bir methiye takdim ettiğini, bu methiye karşılığında halifenin ne dileğin varsa iste” demesi üzerine şairin kendisini, halifenin katibi olan İbn Zimâne’nin yerine geçirmesini istediğini, ancak halifenin buna tepki göstererek, onu hiçbir şey vermeden yolladığım anlatmaktadır. Yazar, Kuseyyir’in bu gerçekleşmesi mümkün olmayan isteğini ahmakça bulmuş ve eserinde örnek olarak vermiştir. Katiplikte hiç tecrübesi olmadığı halde kendini İbn Zimâne’nin makamına layık gören şairin şiirlerinden ve bazı rivayetlerden onun kendini beğenmiş bir ruh hali içinde olduğu anlaşılmaktadır. Bazı Medinelilerin onunla alay etmek için kendisinin de duyacağı bir sesle “Kuseyyir kibirinden dönüp bakmıyor, birisi gelip sırtından elbisesini alsa bile gururundan dönüp bakmaz, iç gömleği ile yürür” dedikleri aktarılmaktadır”. Onun bu psikolojik durumu normal dışı fiziksel yapısına bağlamak mümkündür. Tabii ki böyle büyük bir şairin de, diğer büyük şairlerde olduğu gibi ilhamını aldığı bir cini olmalıydı. Küçük sayılacak bir yaşta şiir söylemeye başlayan şaire, şiire nasıl başladığı sorulduğu zaman “Söyletilene kadar şiir söylemedim” demiştir. Rivayete göre şair bir gün gezinirken karşısına bir cin çıkmış ve kendisinden şiir söylemesini istemiştir. O da söylemiştir.Bir methiye şairi olarak Kuseyyir beğeni kazanmış, methiyeyi uzatan ilk şairler arasında edebiyat tarihindeki yerini almıştır. Ancak sevgilisi ‘Azze üzerine söylediği gazeller onun bu alandaki ününü gölgede bırakmış ve “Uzri Gazel şairi” olarak edebiyat tarihi kitaplarına geçmiştir. Şairin gazellerine konu olan bu ‘Azze kimdir?

‘Azze binti Humeyl, Hâcib b. Gifâr oğullarındandır. Kabilesi Damre’ye nisbetle ed-Damriyye veya büyük dedesine nisbetle el-Hâcibiyye adları verilir. Künyesi Ümmü ‘Amr’dır. Kuseyyir şiirlerinde ondan söz ederken ‘Azze isminin yanı sıra bu isimleri de kullanır.

Kuseyyir ile ‘Azze hakkındaki rivayetler oldukça fazladır. Bunların çoğu birbirini tutmaz. Bunlardan Kuseyyir’in bir süre çobanlık yaptığını ve bu sırada ‘Azze ile tanıştığını anlatılır.

Kuseyyir bir gün koyun sürüsüyle Damre kabilesi kadınlarının yanından geçerken kadınlar ‘Azze’yi bir koç satın alması için Kuseyyir’e gönderirler ve parasını dönüşte vereceklerini söylerler. Şair, ‘Azze’ye bir koç verir. Bu arada ‘Azze’yi çok beğenmiş ve âşık olmuştur. Geri dönüşünde parayı başka bir kadın getirince şair kadına: “Koçu benden alan kız nerede?” diye sorar. Kadın “İşte paraların burada, onu ne yapacaksın?” der. Kuseyyir: “Koçu kime verdiysem parayı ondan alırım” der.

Bütün borçlular borçlarını alacaklılarına tamamıyla ödedi. 

Fakat ‘Azze’nin alacaklısı oyalanır ve sonunda bitkin düşer.

Daha sonra ‘Azze istemediği halde Kuseyyir’e onunla görüşmesi için izin verirler. Bu görüşmeden sonra ‘Azze ile Kuseyyir’in sık sık görüştüğü bilinmektedir. Ancak bir süre sonra ‘Azze’nin ailesi kızları hakkında söylenmiş olduğu gazellerden ve çevrede yükselen dedikodulardan rahatsız olmuş ve Kuseyyir’e kötü davranmaya başlamışlardır. Şair bu davranışlara ‘Azze’nin hatırı için bir süre katlandığını şu beyitleriyle dile getiriyor:

Azze için onun kavmini gözetiyorum. Onlar düşmanlık gösterirlerse gücümün yettiği kadar öğüt verirdim.

Benim kabilemle savaşsalar bile ben onun kavmine sadık kalır, kin beslemezdim.

‘Uzrî gazel türünün lideri Cemîl b. Ma‘mer ile Kuseyyir yakın arkadaştır. Bir araya geldikleri zaman sevgilileri ile buluşamamaları yüzünden birbirlerine dert yanarlar, sevgilileriyle görüşebilmek için birbirlerine aracı olurlar ve randevular alırlardı. Bu konuda şöyle bir rivayet gelmiştir: Cemîl, Kuseyyir’i ‘Azze ile görüştürmek için bir gün onun ailesinin bulunduğu yere gider. Kuseyyir için ‘Azze’den randevu alır ve Kuseyyir’e döner. Akşam olunca Cemîl ile Kuseyyir söz konusu yere gelerek beklemeye başlarlar. Bir süre sonra ‘Azze yanında bir kız ile gelir. Kuseyyir ile ‘Azze uzun bir süre konuşurlar. Bu sırada Kuseyyir, ‘Azze’nin sürekli Cemîl’e baktığını fark eder ve kızar. Cemîl yakışıklı, Kuseyyir ise çirkindir. Daha sonra şair kendilerini yalnız bırakması için Cemîl’i uyarır ve ‘Azze’ye de şu beyitleri söyler:

ed-Damriyye’nin kızını geceleyin ne bulursa toplayan bir odun toplayıcısı olarak gördüm.

Bir taraftan bize umut veriyor, diğer taraftan yalçın kayalardaki akbaba yumurtası gibi değerli olduğunu söylüyor.

Bu buluşmalardan bir süre sonra ‘Azze’nin ailesi onu muhtemelen yaşça kendisinden çok büyük biri ile evlendirmiştir. Bundan Kuseyyir’in ona olan aşkı daha ümitsiz bir hâl almış ve ‘Azze’nin ailesine sert hicviyeler yöneltmeye başlamıştır:

Müslümanların nurları yüzlerinde toplanır. Damrelilerinki ise kıçlarındadır.

Azze istemediği biriyle yaptığı zoraki evlilikten sonra Kuseyyir’e daha yakın davranmaya başlar. Bir yıl ‘Azze ile eşi hacca gelirler. Bu arada Kuseyyir de hacdadır ancak birbirlerinden habersizdirler. Kocası, ‘Azze’ye arkadaşlarına yemek yapması için yağ satın almasını söyler. ‘Azze yağ almak için çadır çadır dolaşır ve sonunda Kuseyyir’in bulunduğu çadıra gelir. Bu sırada ok ucu sivriltmekte olan şair onu karşısında görünce yanlışlıkla elini keser. ‘Azze de elbisesi ile elinin kanını siler. Bu sırada kocası gelir ve ne olduğunu sorar. ‘Azze bir şey söylemez fakat kocası onu döver ve Kuseyyir’e hakaret etmesi için zorlar. ‘Azze, Kuseyyir’e “piç” der. Bunun üzerine şair ‘Azze’nin kocasını yeren şu beyti söyler:

Domuz bana sövmesi için onu zorlar. O beni niye aşağılasın?

Ancak kocasına boyun eğer.

Şair ‘Azze için söylediği gazellerde, Uzrî gazel türünün özüne bağlı kalarak şiirlerini dini kavramlarla örer sade ve anlaşılır bir dil kullanır. Anlatımlarında bazen atasözleri bazen Kur’ân’a mahsus deyimler ve sözcükler kullanır. Buna rağmen üslupta Cahiliyye devri geleneği açık bir şekilde görülür. Şair, ‘Azze’ye söylediği bir şiirine:

Dostlarım, işte bu ‘Azze’nin evinin yeri, develerinizi bağlayın ve onun kaldığı yere ağlayın.

şeklinde başlar. Şairin bu beyiti, Arapların efsanevi şairi İmru’u’l-Kays’ın iki arkadaşını durdurarak sevgilisinin anısına ve evinin yerine ağlamaya davet eden şu beyiti ile büyük benzerlik taşır:

Durun! Sevgilinin, ed-Dahûl ve Havmel arasındaki Siktu’l-Livâ’da bulunan evine ve anısına birlikte ağlayalım.

İmru’u’l-Kays’ın Arap şiirinde açtığı bu iki arkadaşa hitap tarzı Arap şiirinde uzun süre korunmuş, görüldüğü gibi Kuseyyir de bu geleneğe uymuştur. Kuseyyir’in yukarıdaki iki beyiti incelenirse kafiyenin şeddeli bir Lâm harfi ve Tâ harfiyle bittiği görülür. Şair, oldukça uzun olan bu gazelinin sonuna kadar kafiyeyi bu harflerle bitirerek şiir sanatındaki ustalığını ve dile hakimiyetini ortaya koymuştur.

Emevî çağı ‘Uzrî gazel türünün liderinin Cemîl b. Ma’mer olduğunu belirtmiştir. Diğer şairler ise Cemîl’i ve onun şiirlerini taklit ediyorlar, aşk olmasalar bile aşkın gibi davranarak şiirler söylüyorlardı. Kuseyyir de, Cemîl’in Râviya’sıydı. Yani Kuseyyir’in gözünde en büyük şair Cemîl idi. Eleştirmenler onun Cemîl’i taklit ettiğini ve bir zamanlar Zallâme ve Ummu’l-Huveyris adlı kadınlara tutulduğunu da göz önüne alarak onun ‘Azze’ye olan sevgisinin samimi olmadığını ileri sürmüşlerdir. Ancak buraya kadar naklettiğimiz rivayetler ve diğerleri bizim bu görüşe katılmamızı zorlaştırmaktadır. Onun şiirlerinde aşk, maddi çıkarların üzerinde tutulan bir kavramdır. Azze evlendikten sonra da onunla arkadaş kalmıştır. Şiirlerinde ‘Azze’den gelen sıkıntılara sürekli katlandığı görülür. Bu konuda kendisinden aktarılan şöyle bir rivayet vardır: “Bir gün Cemil’in mi yoksa benim mi sevgisinde daha samimi olduğunu tartışan bir gruba rastladım. Cemil’i bana tercih ettiler. Onlara şöyle dedim: Nasıl olur da Cemil sevgisinde Kuseyyir’den daha samimi olur? Cemil, Buseyne’den hoşlanmadığı bir davranış görünce:

Allah Buseyne’nin göz kapaklarına bir çöp atsın, beyaz dişlerini de çürütüsün.

Ancak Kuseyyir, ‘Azze’den hoşlanmadığı bir davranış görünce:

İstediği her şey, dertlerimizden ve hastalıklardan uzak bir halde Azze’ye afiyet olsun.

Şair gazellerinde, methiyelerinde, ‘Azze’nin ailesine ve eşine söylediği hicviyelerde umutsuzluk, kıskançlık vb. duygularla ona olan aşkını anlatmıştır. Bu açıklamalardan sonra şairin, ‘Azze’yi sevip sevmediği konusunu okuyuculara bırakıyoruz.

‘Azze ile Kuseyyir arasında geçenlerden rahatsız olan ‘Azze’nin eşi, Hicaz bölgesini kasıp kavuran bir kuraklık sonucu ortaya çıkan kıtlığı da bahane ederek Mısır’a taşınır. Ancak Medine ile bağlarını tamamen koparmazlar, oraya da gidip gelirler. Bu taşınma Kuseyyir için iyi bir fırsat olmuştur. Şair Mısır’a giderek hem arkadaşı Mısır valisi ‘Abdulaziz b. Mervân’ı ziyaret edebilecek hem de ‘Azze’yi görebilecektir. ‘Azze’nin Medine’de olduğu bir sırada Kuseyyir onu özlediği için Mısır’dan Medine’ye yola çıkar. Giderken yolda ‘Azze’ye rastlar. Aralarında bir konuşma geçer ve ‘Azze, Mısır’a doğru yoluna devam eder. Kısa bir süre sonra Kuseyyir de Mısır’a döner. Ancak bu sırada ‘Azze ölmüş ve defnedilmiş, cenazesine katılanlar dağılmak üzeredir. Kuseyyir doğruca onun kabrinin başına gider, bir saat kadar kalır ve sonra şu beyitleri söyleyerek binitine biner.

Devem kabrinin yanındayken ve gözlerim yaş dökerken; Allah ‘in selamı üzerine olsun diyorum.

Hayatta iken ayrılığın yüzünden ağlıyordum, bu gün daha uzaksın.

Azze’nin ölümü ve ardından yine aynı yıl (h.85/m.704) arkadaşı Mısır valisi ‘Abdulaziz b. Mervân’ın ölmesi şairi çok etkilemiştir. Uzun methiyeleri ile tanınan, şiir söylemekte zorlandığı zaman kırlardan ve yeşermiş bahçelerden aldığı ilhamla en güzel şiirlerini söyleyen şair, arkadaşlarının ölümü yüzünden şiirdeki coşkusunu yitirmiştir. Şiirleri iyice kısalan Kuseyyir’e bunun sebebi sorulduğunda ‘Azze öldü, artık coşmuyorum. Gençlik gitti artık kolay beğenmiyorum. ‘Abdulaziz b. Mervân öldü artık şiirden bağış almak istemiyorum.” demiştir”. Şairin şiirden soğumasının bir nedeni de; halife Süleyman’ın ölümünden sonra (h.99/717) hilafete geçen ‘Umer b. ‘Abdulaziz’ in şiiri ve şairleri sevmemesidir. Emevîler’de bozulan devlet düzenini ıslâh edebilmek için çeşitli önlemler alan halife bütün harcamaları kısmıştı. Ayrıca dini bütün bir Müslüman olan halife Kuseyyir’in inandığı nazariyeler ve tarikatlara itibar etmiyordu. Daha da ötesi “Haşimoğulları’nın iyilerini kötülerinden Kuseyyir’e olan sevgilerinden ayırıyorum. Kuseyyir’i sevenleri kötü, sevmeyenleri ise iyi kişilerdir” şeklinde bir de ön yargısı vardı. Buradan da anlaşıldığı gibi Kuseyyir ile ilgili olumsuz rivayetlerin çoğu dini nedenlerden kaynaklanmaktadır.

Bütün bunlara rağmen iki arkadaşıyla birlikte uzun bir bekleyişten sonra halifenin huzuruna giren şair ona sunduğu bir methiyesiyle ondan üç yüz dirhem almayı başarmıştır. Ancak methiyelerinden elde ettiği gelirlerin yanı sıra övdüğü kişilerden de güzel iltifatlar almaya alışkın olan şair, Hz. Ömer’e atfen II. Ömer diye anılan halifeden onu üzen bir sitem almıştır. Halife, Tevbe suresinin 61.ayetinden إنما الصداقات للفقراء Sadakalar yalnızca fakirler içindir. sözlerini okumuştur. Şair, Hammad er-Râviye’ye “Bana şiiri bıraktıran şeyi söyleyeyim mi?” dedikten sonra bu olayı etraflıca anlatmıştır”.

Kuseyyir h. 105/705 yılında Medine’de Yezîd b. ‘Abdulmelik’in hilafeti sırasında ölmüştür. Cenazesine kadın-erkek bütün Medîne halkı katılmıştır.

Şairin gazellerinin çoğu bestelenerek şarkı haline getirilmiştir. Methiyelerinde geçen pek çok beyit tanınmış dil ve gramer kitaplarında şahit beyit olarak gösterilmiştir. Divanı kayıptır. Paris ve Berlin’de yazma halinde birkaç kasidesi bulunmaktadır.

Kemal Tuzcu

Bir Emevî Şairi: Kuseyyir ‘Azze

img_702046880037630430710-1024x682 Bir Emevî Şairi: Kuseyyir 'Azze (Azze’nin Kuseyyir’i)
Şiirleri iyice kısalan Kuseyyir’e bunun sebebi sorulduğunda ‘Azze öldü, artık coşmuyorum. Gençlik gitti artık kolay beğenmiyorum. 

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.