Şubat 2021 archive

Muska

Üstümde bu ütüsüz gökyüzü,Altımdaki tarazlanmış yol benimHep yanımdaydı zaten,Kendimi bildim bileli.Zaman zaman katlayıp bazen açardım,Cebimde taşıdığım bir mendil gibi. Yani bilirdim bir kamyon şoförününGöğsündeki motor sesini,Uykuda bile dinlediğini.Yüzünde hasret belirtileri bulunan biri,Koynunda taşırdı bir aşk hikâyesiniKabuk bağlamış muska gibi. Ama yine de yaralıyor beni,Yüzümün gölgesinde kırılan bu dal sesi;Ürkütüyor bir şiirin içinden,Göçebe kuş sürüleriniVe ben …

Devamını oku

Yüzün

Eskimiş bir konsolunÇatlak aynasında durmadan,Bir buluttur mehtabı inatla kovalayan.Bir hüznü yansıtan alnının ortasında,Yüzün müdür acaba yolumu dolaştıran?Acının bu solgun haritasında,Kendime yeni duraklar bulduğum.Ulaştığım ıssız dağ doruklarındaYüzün müdür hep sorular sorduğum,Bakışının titrek aydınlığında? Aslında ne bulunur bir gezginin yanındaKendi yüzünden başka,Hüzünle bileyen direncini.Bir suyun ürpermiş aynasındaApansız gözgöze geldiğim.Ayakları ayaklarıma bitişikKımıltısız bir gövdeyle rüzgârın sildiği.Bir bulup bir …

Devamını oku

Nara Benzerdin

Nara benzerdin bir zamanlar, çoktun! N’olduSana! Kırk atlı çıkardın dağa, yüz atlıİnerdin dağdan. Kurşun bitmez tabancanda,Atın şahlanır, kırbacın ıslık çalardı.Miçoydun isteyince, kaptandın, korsandın;Martıydı, buluttu, engindi yamacında.Şarap fıçılarına yaslanır limanda,Doğudan batıya usulca kayıp gidenMavna dizilerine bakardın Zaman’ın.Avcıydın, eski taşlara sinmiş günleri,Tavşan yakalar gibi, çeker çıkarırdınKulağından. Bizans surları doruğundanBir Osmanlı vakti düşerdi ellerine.Aşınmış tahtalara sürerdin yüzünü.Hani paslı …

Devamını oku

Ihlamurlar

Unutmaya başladım oralarınıdenize inen yol siliniyoryokuşun başındaki evyoğurtçunun üstündeki top ağaçbalıkçı tezgahları çarşıdasoluyor önce sonra siliniyor hızla giden bir araçtanbakıyormuşum gibi görünümuzaklaşıyor önce sonra siliniyor uçuyor gün geçtikçe resim eksilmeyen bitmeyen sadecegittikçe daha baygın daha dirençlikokusu mayısta ıhlamurların. Oktay Rıfat

Kader Yolları

Aşk ışığım, kalbim kuvvetli Kaderi arıyorum  Yollarda.  Bana uzatmazlar mı yardım elini?  Yakalamak, hükmetmek, şekillendirmek için Kaderimi.  David Miynot’un neşredilmemiş şiirlerinden     Şarkı sona ermişti. Güftesi David’in, müziği bir halk melodisinindi. Han salonundaki müşteriler şarkıyı candan alkışladılar, zira şarabın parasını genç şair vermiş­ ti. Sadece kasabanın noteri olan M. Papineau başını sallıyordu: okumuş bir adamdı …

Devamını oku

Kızıl Reisi Nasıl Kaçırdık

   İlk önceleri iyi bir işe benziyordu; fakat hele anlatana kadar bekleyin. Aklımıza çocuk kaçırma fikri geldiği zaman, Bili Briscoll ile Güneyde, Alabama’da bulunuyorduk. Sonraları Bill’in dediği gibi bu, “muvakkat bir hayal anında idi” ama biz o zamanlar bunun farkında de­ğildik tabiî.    Summit adında dümdüz bir kasaba vardı orada. Halkı zararsız, kendi hallerinde insanlardı. …

Devamını oku

aşk allah’ın ipidir kalbe iner… ona sımsıkı sarılın…

aşk allah’ın ipidir kalbe iner… ona sımsıkı sarılın… (leyla kalbindeki ipi kesti.gözlerimi saklayan saçlarını kesti.kalbini söküp alevlerin önünü kesti.kirpiklerine kurduğum salıncağın tutunduğu gözlerini kesti.ve leyla bir çocukluğun rüyalarına baktı.ve leyla ikiye böldüğüm göğüs kafesime baktı.ve ben düşerken soğuk elleriyle beni tutan ellerine baktı. beni bıraktıveleylakestiğiiplerarasındasonsuzbirormanabaktı.ve ibrahim dedi.-boğ beni o iple-ve ey rahim dedi.bu çöl senin …

Devamını oku

uzak çok uzaklara bakmakla nişanlı

kar başlıyor yeniden,çölde kum, kumda bir at, hafızada leyla.çatısı yok evlerin.nar bahçelerinde kuğuyu bekliyorum.fısıldasam sesimi duyacak.(hasat zamanı. buğdaylar yandı yanacak. oraklarımda ölü kuşlar)güneşe bak diyor leyla, orada karanlık yok, yanmak var.soluğumu öpen karıncayataklara devriliyoröpsem uyanacak leylaaylardan muharrem, yevmiyeler yarımkederler tamsalıncağın ipi kopuyorsaatimin kadranısu motorları, helezonlar, buğday saplarıkarışıyor kanıma,bakışımdaki allah yorgun, allah aşık, aşk allahkusarak geçiyor …

Devamını oku

Şevki Yok

Gül hazîn… sünbül perîşan… Bâğzârın şevki yok.. Derdnâk olmuş hezâr-ı nağmekârın şevki yok.. Başka bir hâletle çağlar cûybârın şevki yok.. Âh eder, inler nesîm-i bî-karârın şevki yok.. Geldi ammâ n’eyleyim sensiz bahârın şevki yok! Farkı yoktur giryeden rûy-ı çemende jâlenin. Hûn-ı hasretle dolar câm-ı safâsı lâlenin. Meh bile gayretle âğûşunda ağlar hâlenin! Gönlüme te’siri olmaz …

Devamını oku

düşen kiraz çiçeği gibi

Yapabilseydimdüşen kiraz çiçeği gibisöylerdim şiirimi Matsuo Başo Hayyam eski öğrencisi Semerkantlı Nizami’yle 1112 ya da 1113 yılında karşılaşır. Samimi bir söyleşi sırasında Hayyam der ki: “Benim gömütüm öyle bir yerde olacak ki, kuzey rüzgarları yılda 2 kez üstümü tomurcuklar, çiçeklerle örtecek.” Hayyam’ın boş laf etmeyeceğine inandığı halde bu sözü kuşkuyla karşılayan Nizami, Hayyam öldükten 4 …

Devamını oku