101. Sihr ile yağar o deste âteş / Gâhice de ef’i-i münakkaş101. Büyüyle o çöle ateşler, bazen de nakışlı ejderhalar yağarmış. 102. Allâh muîn olup geçersen / Kalb şehrinin âbını içersen102. Allah yardım eder de geçer; Kalb şehrinin suyunu içersen, 103. Kıl andaki kîmyâyı hâsıl / Gel bunda ol işte Hüsn’e vâsıl103. Ordaki kimyâyı elde …
Şubat 2021 archive
Şub 23
Gazel
Hâl-i sekrim zâil olmaz, târumâr olsam da ben,Neşvedârım, gussa bilmem, dâğzâr olsam da ben. Âlemi bir noktadan fark etmem asla fariğim.Gözlerim dünyayı görmez pürhasr olsam da ben. Her taraftan derd-ü mihnet savlet eyler sineme,İştika etmem elemden eşkbar olsam da ben. Sen mi meyden, bâde mi benden harap olmuş, nedir;Bir harab –ender– harabım şehriyar olsam da …
Şub 23
Yâd-ı Sabâvet
Handân ki çeşm-i giryenâkim,Bir sur idi her zamanım evvel.Mahvolsa da arz yoktu bâk’im.Pürnur idi asumanım evvel. Günler geçer ıstırap içinde,Ten mahvolur ah-u zar içinde,Mes’ut görünen azap içinde,Rahat nerede, mezar içinde… Yaman Dede (Yaman Dede’nin 15-16 yaşlarında yazdığı şiir.)
Şub 23
Resim Arkası
Mahvolur bir gün vücûdum, nur-i çeşmim söner,Mahvolur ekdâr-ı dil, mâdûm olur âlam-ı can.İntifa bulmak bilir mi şule-i hıbb-ü vedad,Perde-i zulmetle mestur olsa zîr-ü asuman.Resm-i hüzn-âlûduma atfeyle gâhi bir nazar,Muhterik bir kalbi yâd et, rûh-i zârı şadman. Yaman Dede (Yaman Dede’nin 20-21 yaşlarında resminin arkasına yazmış olduğı şiirdir.)
Şub 23
İnsan Tutkusudur
İnsan tutkusudur, ona benzer Yaşken güneşle dağlar gezmiş… Yorgun gelmiş bir kedidir insan hayatı yinelemekten. Kalbine koy, uyuyakalır Tırnakları gevşer, mırıltısı damlar damardan Unutur bazen kurutulduğunu Bu var ya, bu tutku, her gece kazana atılır rüyasında Sabah, acı da pıhtılanır. Esirlerden alınma kandan böyle bir huy geçmiş Akşam, açılır ansızın bir rüzgârla tutkunun arka kapısı …
Şub 23
Kırık Mozaik
Kör bir kuyuda yitirdim suretimi belki bir yezidiyim Bir ceylanın gözlerine akşam çökünce Sanki yağlı kementler dolanıyor boynumda Düşlerimde kanlı çocuk kundakları Delik deşik ağıtlar bin yıllık çıban Eski bir yalan oluyor babil söylenceleri Toprağa ateşe su ve rüzgâra Kan damlıyor avestanın sayfalarından Her coğrafyaya bir renk işledim belki bir çingeneyim Kırlarda unuttum desem de …
Şub 23
Beni Sevdin
‘Ben sana teşekkür ederim, beni sen öptünÜlkü Tamer’ seni içime bırakıyorumkilitsiz bir kapıyıaçar gibi kolayca,evin yalnızlığınıyüklenir eşyalargiderayakboşalınca,mührü sökülmüş bir mektupsahibi arar dururyağmurun yağmadığışehirler boyunca seni içime bırakıyorumçünkü beni sevdin senhiç anlamadım nasıl,bir deliği dolduransu gibi aktınbeni kendimle buluşturdun seni içime bırakıyorumörterek üzerinekapısını zamanınsen orada hep genç kalacaksıneşyalar yaşlanıp dururken uzakta bir resim çizmiştim bir zamanlaravutmak …
Şub 23
Ölüm Hazırlığı
ekim güç geçti, ağır su yüzeye çıktı, yelken kırıldı savunmasız limanlara çektik gemimizi örümcek ağından cennete tırmanır gibi kolay mı kurtulmak öylece günahlardan? orada, ayışığının sunduğu kadeh dallara takılı kalan gölgem dans ediyor kendince dalgalanan suda ben gölgeme daldırıp kadehimi kendimden bir şeyler içiyorum ağzım hoşlanmıyor dilimdeki tattan ekim geçti. suya bakarak kederlendik. yoksul insanın …
Şub 23
Kaçış
Yağmur pırıltıları var ışıltılıSaçlarında, alnına düşen;Islak gözlerin ve dudaklarınSoğuk ve ıslak; katılıp kalmış yanakların soğuktan.Neden bu kadar çok kaldınUzaklarda, neden yalnızcaGece geç saatlerde geldin banaYürüyüp saatlerce yağmur altında, rüzgârda?Çıkar giysilerini ve çoraplarını;Otur ateşin karşısındaki koltuğa.Ellerimle ısıtacağım ayaklarını;Öpüşlerimle ısıtacağım göğüslerini ve uyluklarını.Bir büyük ateş yakmak isterdimİçinde, hiç sönmeyen.Emin olmak isterdim senin taa içindeBir mıknatıs olduğuna, seni …
Şub 23
Gümüş Kuğu
Tan ağarmasından bir saat önce,İyice eğilmiş Ay doğuda,Yakında Güneş’in yanından geçip gidecek.Seher yıldızı asılı duruyorBir lamba gibi, hilalin yanında.Grileşen ufuk çizgisi üstüne.Hava ılık, mis kokulu,Akıl almaz ılıklıktaYağmurlu bir güz, gene deYapraklar renk değiştiriyor, açıklıKoyulu dağdan aşağı.Seyrediyorum dalgalanaKıvrıla büküle yükselen dumanınıBir tapınak tütsü çubuğununOkuma lambamın ışığında.Ay ışığı beliriyor duvarımdaDoğurtmuşum sankiEfsunla. ÇıkıyorumAğaçlık bahçeyeVe yürüyorum çırılçıplak, sadeceSandallarım var …