Tag: Cahit Koytak

Annemin Başucunda

annem yüz yaşını birkaç yıl geçti;bir buçuk yıldır da, upuzun bir rüyadakanatlarını deniyor,katılmak için tanrıya dönen göçmen kuşlara.yalnızca sütünü içmek, ilaçlarını almak,bazen de kısa repliklerini fısıldamak içingirip çıkıyor oyunlara. bu tarafta mı, öteki tarafta mı geçtiğibelli olmayan bir uykudadünyanın en güzel, en sevgili yüzündedünyanın en güzel, en ışıltılı,en çok acı, en çok mucize görmüş gözleri… …

Devamını oku

Yüreğe Yapılan Dövme

yıldızlar, göz kaş ederek olsunseninle konuşmak istemeseler,niye o kadar uzaktan göz kırpıp dursunlar sana? bulutlar, yüreğinin terennümlerine ses katmak istemeseler senin,yağmur olup da niye insinler yücelerden? ağzından çıkanı uzaklara, onca yolu tepip deta buralara niye gelsinler? sen sözün açtığı yarasın varlıkta,ey insan, ey insan kalbi,sen yaraların en derini, en kızılı, en güzeli,en tatlı tatlı kanayanı!sen, …

Devamını oku

Ağaca, Rüzgâra, Yağmura Poetikaları Sorulsa

Badem ağacına, çiçeğinden sual olunsa,“Baharı bekleyin ve bunu saka kuşuna sorun!”diyecektir. Yağmurdan kendini anlatması istenecek olsa,“Tohum olun ve bunu toprağa sorun!”diyecektir. Bir kayadan bilgi sorulsa, suskunluğuna dair,“Kulaklarınızı tıkayınve bunu kalbinize sorun!” diyecekve tutup daha derin bir sessizliğe gömülecektir. Şairden de konuşması istenecek olursa, şiiri hakkında,kimi şair saatlerce, belki günlerce konuşacaktır size.İyi olan da budur belki. …

Devamını oku

Yüreğim Parmağımın Ucunda

Yüreğim parmağımın ucunda Ve dokunuyorum onunla senin Kiraz dudaklarına! Hissediyor musun sen de, Ben tam bunu yaptığımda, Sarhoş bir gök taşının Dünyayı sıyırarak Kayıp gittiğini tanrı’ya? Yüreğim elimin ayasında: Okşuyorum onunla Elma yanağını senin, Çeneni, saçlarını! Hissediyor musun sen de, Ben tam bunu yaptığımda Dolunayın buluttan sıyrıldığını Ve avuçlarımıza sığacak kadar Küçüldüğünü, evrenin? Yüreğim kulaklarımda: …

Devamını oku

Çocuk ve Zaman

I tam bir balerin gibi değil, değil de hani,kum tepesinin çevresinde parmak uçlarına basarak dönenbir hortum gibi giriyorerken çocukluğun peşindensahneye, sessizce, Zaman; yeterince hızlanınca duruyormuş gibi gözükebiliyor göze;ama, bize hissettirmeden sahiden yavaşladığı da oluyor bazenve bir ileri, bir geri, yerinde saymaya başladığı… böyle yaparak, fani ve hüzünlü olana alıştırmak istiyor olmalı bizi;hokkabaz gibi hoplayıp zıplıyor …

Devamını oku

Ev Türküsü

şairim ben, varlığın evinde oturuyorum,düzgün ve temiz tutuyorum onu,her gün silip süpürüyorum,havalandırıyorum yeni esintilerle.buna karşılık, Ev Sahibim dekira almıyor benden. erken kalkabiliyorum her sabah;neden mi, çünkü, güneşin doğacağı saateben kendim karar verebiliyorum bu evde.kalkıp önce yıldızları topluyorumgece ortalığa saçılıp dökülen;sonra tarlaları suvarmaya gidiyorum,çayırları biçmeye,kendi küçük göğümde; ikindi üzeri, serin gölgeleriyleperçemlerinizi, yüreklerinizi yalayan.göçmen kuşlarla dolduruyorum nefesimi,ve …

Devamını oku

Komşular

komşunun bahçesindeki bababula ağacıahbabım olur kendisi gözlerini kapayıp başını göğe kaldırmış,hüzünlü bir ezgi mırıldanarakrüzgârda nazlı nazlı sallanıyor.ahbabım olur kendisi. bababula ağacının dalına tünemişGülizar ve sevgilisi… bunlar iki alacakarga, iki de yavruları var yuvada, uyukluyorlar alttaki dalda;ahbabım olur, iki çocuklu bu karga ailesi. hava da bir soğuk bir soğuk ki,rüzgâr bir haşin bir haşin esiyor ki! …

Devamını oku

Hepimiz Hrant’ız

‘Hepimiz Hrant’ız’ Sevgili eşine yazdığı o, yürekleri dağlayan mektubuyla bu şiire esin veren Rakel Dink Hanımefendi’ye… seni tanımıyordum, Hrant,yeterince tanımıyordum, evet,fakat gördükten sonra o günküskün bir çocuk gibi orada, kaldırımda,yüzükoyun uzanmış, öyle büyük, destansı,öylesine tıpatıp kendine, özgürlüğe,hak edilmiş onura benzeyen bir erinçleuyurkenki resmini, hani, yalnız kendine değil, hayır,ölecekse, ölümü, iyi, güzel ve doğruşeyler uğruna olsun …

Devamını oku

Varlığın Dilleri

ışığın ve gölgenin dilini öğrendim,rüzgârın dilini,yağmurun dilini;kuşları, çiçekleri, ağaçları anlayabiliyorum;ve tanrının onlarlane demek istediğini bana… (…)çatlayan, ufalanan,yamaçlardan aşağı yuvarlanan,parlayan ve göğeren kayaların,uluyan bozkırınve mırıldanan kum tepelerinin,sezebiliyorum, yerini tanrının planında.ve bulabiliyorum karşılığını, bütün bunlarınyeryüzü oyununda,büyük şiirinde, hilkatin. (…)bir tek kendi yüreğimin dilini,bir tek onu…ve tanrının onunla bana neler söylediğini,neler söylemek istediğinibir ömür boyugece gündüz uğraşıyorum,çalışıyorum, didiniyorumama …

Devamını oku

deliler gibi

birini sevecek olsam,yürekten sevecek olsam birini,tutamam dilimi,pattadan söylerim,onu deliler, deliler gibi sevdiğimi. yalnız ona değil, tutamam kendimisütçüye de söylerim hemen o sabahkapımı herkesten önce çalan.çerçiye, simitçiye, kasaba, manava…artık kim çıkarsa yolda karşıma. tutamam kendimi, tutamam kendimikurda kuşa da söylerim,ota, ağaca, taşa,rüzgâra, buluta, yağmura…kim çıkarsa, ne çıkarsa şansıma. ve bir defa sevince de,yalnızca bir tek kişiyi …

Devamını oku