Kul başına âlemde gelen hükm-i kaderdirOl hükm-i kader bizlere mîrâs-ı pederdir Ben hırsızı hırsız beni görmek ne mümkinGörmez göze duymaz kulağa sor ne haberdir Ben kapımı [kitler] yatarım el neme lazımÇok il şugûlü zevkime gayet leke vardır Lâ havle velâ kuvvete illâ hüve billâhAliyyi’il-azîm mümine her yerde siperdir Mevtimde müneccim diye mensûbum olurTaşları cavâhir[dir] anın …
Kategori: Türk Şiiri
Şub 23
Kaldığımız Yerden
Yaşadıklarının bir tortusuydu o masum anılar,geleceği nerdeyse unutulmuş bir zamanabağlayan.Unutma, belleğin zindanındı senin,düş gücün özgürlüğün.Böylece dolaşıp durdun bir süredilini anlamadığın insanlar arasında,gökyüzünün mavi bir yama gibigörünüp kaybolduğu gökdelenler altında. Nasılsa rastlamıştın bir gün ücra bir bitpazarındagözden çıkarılıp bir köşeye atılmış o tozluyadigârlarave anlamıştın hemen, derinden bir acıyla:aldırışsızlık da bir çeşit rahatlamaymışsonunda. Şimdi gene bir sürgündesin …
Şub 23
Terden Bembeyaz
iki kere yoruldum, ateşe atılırken birismailin gözünü bağlarken bir de,ey kimsenin istemediği dedim,seni bana versinler ödül olarakbir kuş olup uzağında durayımbakayım içine uykumu açıpkuzular çiğdemler ıhlamurgillerve güzel havalar, bu değil elbet. bir şey geldi bize, bereketi olmayanekmeksiz yenilen yemekler gibi şu sıkıntı, ne kadar düşkün banatitriyor üstüme bile annemdenen dar vakitleri esirgemiyorbozulmuş planları görülmüş hesaplarıne …
Şub 23
Kırıldım sanmayın birinizden birinize
…İnanmasına inanırım dostlarımİnanırım,Rakı sofrasında bile olsa,Beni zaman zaman hatırlayacağınıza Ya sen güzel yârim, nazlı yârim!Bilirim,Sen de çok göyaşı dökeceksin;Beslenmesi lazım değil mi denizin? Kırıldım sanmayın birinizden birinize;Dersem ki size:– Sahiden öldüğüme olursa cevaz,Bana kimse anam kadar yanmaz. Cahit Sıtkı Tarancı(Ziya’ya Mektuplar)
Şub 23
Gün
Hatıralar lafa tutuyor insanıbir sokağın başındabirdenbire büyük bir dalgınlık oluyor hayateski bir yaz açıyor pencerelerinişimdi yağmurunda üşüdüğün sonbahara zamanı arıyor gözlerintanıdık biri kalmış mıdır acabayanından geçip gidenşemsiyelerin sakladığı yüzler arasında rüzgâr pencerelerin yüzünü örtüyor bir birçoğalan korna sesleriyle geri geliyor günşimdi bir sokağın başında nice yazlardan sonra Şubat 2019 Murathan Mungan
Şub 23
Yonga
Her dalgada yalpalayan, gününsuyuna gitmenin tekinsiz salıkülüstür nehir köhne kaderkâğıt üstünde kalmış yongasıonca döktüğü alın terindenyazıp söylemiş de şimdi hiçbiri görülmeyen her kayıp biraz daha kayıp bir diğerinden 10 Ocak 2017 Murathan Mungan
Şub 23
Yaprağın uzun öyküsü
Dalından kurtulmak isteyen yaprakSonrası, ağaç hasreti çocukluğum. 24 Kasım 2017 Murathan Mungan
Şub 23
Kapı nasıl açılır
Kapı nasıl açılırbir başkasına nasılaçılır birininhayatının bir çağında, kapanırnasıl kendini biletanıyamayacak kadar bir başkası olduğundainsanın sabit sayısıylaçarpılan insan zamanlanasılçarpılır birikenlerin beklettiğiylehiç beklenmeyenlerinortasındayarılır nasıl 1 Ağustos 2019 Murathan Mungan
Şub 23
Açık pencerede pars
Bazıları bir gövdedir parszıpkın ve fermuar: gençlik imgelerinice çarpışmadan geçmiş hayal ve hayatdinen gövdedeetin zaman dinlemeyen titreşimleriterlik giyen karanlıkkör alfabesiyle aradığın kendinne varsaaile ocağının söndürmek istediği…adımlarını bulmuş zamanın, içindeki parshatırda hâlâgençliğin yaza bakan pencereleri… 4 Şubat 2017 Murathan Mungan
Şub 23
Çapraz öğrenmek
yaşlılığına yetiştiğim şairlerkendimin ağzı çiçekli baharındakitaplarıyla konuşmayı öğrenmekonların zamanına yüzdüğüm sularda ömrümün dumanı üstünde yaşlarındanşimdiye, toza, tozana hayat hep açık ara yaşamayı öğrenmekhavada, karada, suda 26 Ocak, 16 Şubat 2017 Murathan Mungan