Kategori: Türk Şiiri

Belki Sana İnanırlar

onlara artık yeni insanlar tanımak istemediğimi söylebana inanmıyorlargüneş mi göreyimmiş, iki insan, açılsın mıymış içimbeni alıp pencerenin önüne yerleştiriyorlaronlara bir salon çiçeği olmadığımı söylehasarsız parçalarımın giderek azaldığınıhiç değilse okunaklı bir ölüm için bir tıkhayatla arama bir boşluk bıraktığımı bana inanmıyorlartıpkı inanmadıkları gibi; hem onları hem allahıaynı anda sevebileceğimetıpkı yüzümü arasında kuruttuğum kitaplabütün bu talanların bir …

Devamını oku

Eksilen

Öyle yıpranmış kiBir forması eksik içinden,Sahafa düşmüş bir kitapGibi sararmış üzüntüsünden. Bir ay doğuyor usul usulKaranlığın göğsüne,Dünden bugüne kendiniBiraz daha eksilterek getiren Küsmüş göğüne besbelliGeleceği göremediğindenTaşıyor oysa hüzünlü bitişindeDoğuşunu yeniden Metin Altıok

Giderayak

Kalkıyorum.Yolcu yolunda gerek. Bana şöyleeski yüzlü,epey hırpalanmış,yamalı da olsa,bir sevgi bulsanız. Bütün istediğimBu soğukları çıkartmak.Ahmet Cemal

Ölülerin dönüp dolaşıp bizde yaşamasıdır yalnızlık.

Ölülerin dönüp dolaşıp bizde yaşamasıdır yalnızlık. Her ölü ölümünü kanıtlar,yani yaşadığını;ve biz durup dinlenmeden ölümlere ekleniriz,kurtuluş yoktur.Yazılmamış kitaplardır ölülerve zamanın rafına kaldırılmış gümüşlerdir.Onlar ki, bir yanlarını bırakırken bize,bir yanımızı götürmüşlerdir. Bu yüzden alışverişimiz hiç eksilmez onlarla;uçsuz bucaksız bir çöldeya da dağların ardındaki bir dağ başındakendi kendimizle konuşuyorken bileonlarla konuşuyoruzdur.Dedikleridir dediklerimizin birazı,birazı onlara diyeceklerimiz. Hiç kuşkusuz, …

Devamını oku

Uzun Sürdü Hazırlığım

Dostlarım tanımaz beniDüşmanlarım hakkında çok az şey biliyorum.Gerek yokmuş,uzun sürdü hazırlığımBen ve hatırladığım, burdan ayrılalım Ne öncesi ne sonrası bir şeyinAz kaldı, aynı artık ikisiBıraksa yakamı yaşadıklarımNe bellek ne Yesenin dedikleri Bu hayatta ne doğru kiDoğru değil! dediğin yanlış olsunYa bir kötülük çanı ya bir silah sesiDönüp silemiyor insan geçmişi Biri kalkar, ikiyüzlülükleSuçlar mı bilmem …

Devamını oku

Ekmek Şarap Sen ve Ben

Ekmek şarap sen ve benbir de sabahın dördüdışarda karodamız ılıkgözlerin ılık ılık damlarken boş kadeheanlattın bana ağzı sarımsak kokan bir oğlanla yattığınıaşkı tattığını, karım dediğini ve aldattığını kıskandım Gogen’i Tahitilimterlemiş vücudunu silerkencüzzam mikrobunu ve yaktığı kulübesinisaçların bağlamıştı ellerimi muz kokulumgüneşi doğurmuştu ölü cisimmartı çığlıklarıyla bir sahil kayalığındanefesin vücudumu yakıyordu yer yersam yelim sahra-i kebirimkahrettim her …

Devamını oku

İncitme

Gölgesinde otur ammaYaprak senden incinmesin.Temizlen de gir mezaraToprak senden incinmesin. Yollar uzun, yollar inceYol kısalır aşk gelinceYat kurban ol İsmail’ceBıçak senden incinmesin. Burdayım de ararlarsaDoğru söyle sorarlarsaTabutuna sararlarsaBayrak senden incinmesin. İl göçsün göçtüğün vakitYol yansın geçtiğin vakitSuyundan içtiğin vakitKaynak senden incinmesin. Toz konmasın sakın sanaHakkı geçer halkın sanaGücenmesin yakın sanaUzak senden incinmesin. Abdurrahim Karakoç

Aşklar İçinde Bir Kentin Herhangi Bir Kentin

I Benim yüzüm bir bayram telâşıdırKüller ve biraz da deniz artıklarıyla Ben ki çocuklarla büyüdüm ve(Bu yüzden uzundur ya biraz kollarım) Bir denizde bir akşam gittim ölümüYosunlar rüzgârlar gözleriyle balıkların Hâlâ saçlarıma takılmış bulurumBir balığın pullarını ve tuzu Şimdi bir yolu yürüyoruz ya seninleBirden üçüncü sınıf bir lokantadayız işte Bir kadın senin ağzınla gülüyor veNe …

Devamını oku

Acile Tek Giden

İğneleri teker teker kırılan terziDikerim sandı yazgısını, yanılgı..Aynada görülen:Düşecekmiş gibi durup tedirgin eden o düğme.Henüz vakit var, daha var düşmeye. Gece tek başına acile giden hastaylaKendisine hiç el sallanmayan yolcu, aynı insandır aslında.Şarkıların temizleyemediği bir lekedir yol,baktıkça artar.Camlarda dünün hesaplaşmasıKafamın içinde sayısız konuşma var:-Tam vaktinde taşması gibi sütün işte yine yalnızız.-Yeteri kadar yalnız değilsin, yalın …

Devamını oku

Keşke sarı bir kuğu olsam da yurduma geri uçabilsem

Ailem beni evlendirip dünyanın öbür ucuna gönderdiÇok uzaklara, Wu-sun hükümdarının yaban ellerine.Çadır benim evim, keçe benim duvarlarımEt yiyorum, kımız içiyorum.İçimde bitmeyen bir özlem ve kalbimde bir sızıKeşke sarı bir kuğu olsam da yurduma geri uçabilsem. Hsi Chun