böyle şiir yazarım. Hayatın içinden bir damla düşer bana. Bütün yazdıklarım bir anlar bütünüdür. Yaşamak bana kendi görüntüsüyle, kendi çalgısıyla damlar. Çok yazıyorsam, daha büyük bir yeryüzünün daha büyük bir gökyüzü altında olmasındandır. Bir tür tutsaklık. Kocaman bir el, damlayan damlalara hep açık.
Kategori: Türk Şiiri
Tem 25
ÇOĞUNLUKTA YANKILAR
Tem 12
ism-i azam
ism-i azam
cennetin kapısında
bir kelime
ağaçların hızı ile
kâğıdın üzerinde
ilk harf
sesi duyulmuyor
kalem
in
güneş tepemizde
bahçede
sükûnet
ilk isim
kendim
in
hatırlayamıyorum
cennet
in
kapısında
ismimi
(diyorlar ki
hep
aynı şeyi
yazıyorsun
isim
kelime
cennet
in
kapısı
gidilecek
başka bir yer
var
sanki
inanan
için
var mı
cennet
in
kapısında
bekliyorum
melekleri
hangi isimle
çağırmalıyım
onları
ismin kendisi
bir varlık alanı mi
içine
girilince
cennetin
(bir daha
yazma
ismi
cennet
in
kapısı
söz müdür
önce
söz mü
vardı
cennet
ten
önce
söz mü
vardı
(dışında
cennet
in
cehennem
ateşi
hep
yanar mıydı
ateş
in
içine
düşünce
hangi isim
söylenince
insan
yanmazdı
cennet
in
kapısında
söz
unutulunca
ateş
yakar mıydı
(dünya ile uğraşmaz
şiir
yazının ötesinde bekler
söz
ne yazılırsa
o anın içinde
bir kelebek
ölür
sözün içinde
kalbin
sırrı
vardır
yazıdan önce
sır
vardır
cennetin kapısı
ne yazıldıysa şimdiye dek
bütün o yazılara
kapalıdır
yazının ihtiyacı olan
kalbî hayat
cennetin kapısında
terk edilir
kalbe gerek kalmaz
cennette
kalb insanı cennete ulaştıran
isimlerin cem evidir
camidir kalb
bütün isimler
saf tutar
kalbin
içinde
cennette
ağaçların hızı ile
düşünürsün
kanın
hızı
terk edilir
cennette
ateş söner
nur
tamamlanır
kelimeler
ölür
ism-i azam
sana
görünür
cennet
in
kapısı
senin
arkandan
kapanır
içerdesindir artık
turgay özen
Tem 05
Kendinin Ağacı
Tem 02
Telgraf çekeyim dedim… Kime? Ne tuhaf şey ne garip hâldeyim, Yahya Kemal’in ölümünden duyduğum acıyı, halkıma bildirmek için telgraf çekecek adresim yok. İşte böyle.
Türk edebiyatının iki büyük şairi hayattayken tanışmış, genç Nâzım, Yahya Kemal’in öğrencisi olmuştu. Nâzım Hikmet’in eşi Münevver Hanım’a, Yahya Kemal’in ölümü üzerine 1 Kasım 1958’den hemen sonra yazdığı mektup, son duruşmada Yahya Kemal üzerine düşündüklerini ortaya koyuyor. Türk şiirinin iki büyük ismi arasında, edebiyattan kişisel ilişkilere uzanan hadiseler
Haz 29
Bize Kalan Nedir Söyle
Haz 07
Hatırlamayı Unutmak
Haz 04
MENDİLİMDE KAN SESLERİ’NİN AHMET AĞBİ’Sİ
Siyasi düşüncelerim hiç kaybolmadı. Bir örgüte bağlı çalışmadım. Pek çok sosyalist tanıdım.Yalnız entelektüel çevre çabuk bozuluyor bunu gördüm. Emekçi az bilir ama sağlam inanır. Okumuş çevre bozuldu çünkü menfaatlerini tepemediler. İşçi sınıfının hiçbir şeysi yoktur, zincirinden başka. Siz daha gençsiniz, ben gelmişim 78 yaşına, ben görmiycem ama güzel günler gelecek, onu göreceksiniz. İnsanlığın başka türlü yaşamasına imkan yok çünkü. Artık o dönüşme zamanı gelmiştir
Haz 03









