Ala gözlüm ben bu ilden gidersemZülfü perişanım kal melil melilKerem et aklından çıkarma beniAğla göz yaşını sil melil melil Yiğit, ey sevdiğim sen seni gözetKarayı bağla da beyazı çöz atDoldur ver bâdeyi, bir dahi uzatAyrılık şerbetin ver melil melil Elvan çiçeklerden sokma başınaKudret kalemini çekme kaşınaBeni unutursan doyma yaşınaGez benim aşkımla yâr melil melil Karac’oğlan …
Kategori: Türk Şiiri
Şub 23
Kalanlara Selam Olsun
Bu dünyadan gider oldukKalanlara selam olsunBizim için hayır duaKılanlara selam olsun Ecel büke belimiziSöyletmeye dilimiziHasta iken halimiziSoranlara selam olsun Tenim ortaya açılaYakasız gömlek biçileBizi bir asan vechileYuyanlara selam olsun Azrail alır canımızKurur damarda kanımızYuyacağın kefenimizSaranlara selam olsun Sala verile kasdımızaGider olduk dostumuzaNamaz için üstümüzeDuranlara selam olsun Dünyaya gelenler giderHergiz gelmez yola giderBizim halimizden haberSoranlara selam …
Şub 23
Müteşabih
İnsan müteşabih bir ayettirCinnet yazılı bütün sahifelerinde Daha bir kaç gece önce/Dönüp dönüp/Pike yaparken kendimeBana “hiçbir şey” olduÖyleyse ha benHa aşkHa o dipsiz kuyu Şair-senBir kelime bul kendineSonra onuYalnızlığın sularında yuğBir çocuk yap kendineYani bir kadınKadınlar kadınlar Allah’ın elleriİnsan müteşabih bir ayet,Secde: tanrı ile insanın öpüşme yeri İbrahim Tökel
Şub 23
Annemin Başucunda
annem yüz yaşını birkaç yıl geçti;bir buçuk yıldır da, upuzun bir rüyadakanatlarını deniyor,katılmak için tanrıya dönen göçmen kuşlara.yalnızca sütünü içmek, ilaçlarını almak,bazen de kısa repliklerini fısıldamak içingirip çıkıyor oyunlara. bu tarafta mı, öteki tarafta mı geçtiğibelli olmayan bir uykudadünyanın en güzel, en sevgili yüzündedünyanın en güzel, en ışıltılı,en çok acı, en çok mucize görmüş gözleri… …
Şub 23
Yüreğe Yapılan Dövme
yıldızlar, göz kaş ederek olsunseninle konuşmak istemeseler,niye o kadar uzaktan göz kırpıp dursunlar sana? bulutlar, yüreğinin terennümlerine ses katmak istemeseler senin,yağmur olup da niye insinler yücelerden? ağzından çıkanı uzaklara, onca yolu tepip deta buralara niye gelsinler? sen sözün açtığı yarasın varlıkta,ey insan, ey insan kalbi,sen yaraların en derini, en kızılı, en güzeli,en tatlı tatlı kanayanı!sen, …
Şub 23
Ağaca, Rüzgâra, Yağmura Poetikaları Sorulsa
Badem ağacına, çiçeğinden sual olunsa,“Baharı bekleyin ve bunu saka kuşuna sorun!”diyecektir. Yağmurdan kendini anlatması istenecek olsa,“Tohum olun ve bunu toprağa sorun!”diyecektir. Bir kayadan bilgi sorulsa, suskunluğuna dair,“Kulaklarınızı tıkayınve bunu kalbinize sorun!” diyecekve tutup daha derin bir sessizliğe gömülecektir. Şairden de konuşması istenecek olursa, şiiri hakkında,kimi şair saatlerce, belki günlerce konuşacaktır size.İyi olan da budur belki. …
Şub 23
Yüreğim Parmağımın Ucunda
Yüreğim parmağımın ucunda Ve dokunuyorum onunla senin Kiraz dudaklarına! Hissediyor musun sen de, Ben tam bunu yaptığımda, Sarhoş bir gök taşının Dünyayı sıyırarak Kayıp gittiğini tanrı’ya? Yüreğim elimin ayasında: Okşuyorum onunla Elma yanağını senin, Çeneni, saçlarını! Hissediyor musun sen de, Ben tam bunu yaptığımda Dolunayın buluttan sıyrıldığını Ve avuçlarımıza sığacak kadar Küçüldüğünü, evrenin? Yüreğim kulaklarımda: …
Şub 23
Çocuk ve Zaman
I tam bir balerin gibi değil, değil de hani,kum tepesinin çevresinde parmak uçlarına basarak dönenbir hortum gibi giriyorerken çocukluğun peşindensahneye, sessizce, Zaman; yeterince hızlanınca duruyormuş gibi gözükebiliyor göze;ama, bize hissettirmeden sahiden yavaşladığı da oluyor bazenve bir ileri, bir geri, yerinde saymaya başladığı… böyle yaparak, fani ve hüzünlü olana alıştırmak istiyor olmalı bizi;hokkabaz gibi hoplayıp zıplıyor …
Şub 23
Çırağın Şarkısı
bir körün çağlayana kulak vermesi gibihissetmeye çalışıyorum bütün ihsaslarımlaTanrının yaratma sanatını; görmeden yaratan ellerini, O’nun,rüzgârların yönünden,havadaki, ışıktaki, yüzlerdeki ve huylardaki değişmelerdençıkarmaya çalışıyorum, Tanrı, nasıl çözüp yeniden yumuşatıyor balçığı,neler ekleyip çıkarıyor,nasıl yoğuruyor onu, sonra nasıl öyle yepyeni bir biçim veriyor ona? ve bilmem kaçıncı gençliğinde uyandırıp da aşkaayağa kaldırmak için onu ciğerlerine nasıl üflüyor,neler fısıldıyor, eğilip …
Şub 23
Meneviş Rengi
Altmışında aşk, safiyeti biliyorVe şerh edebiliyor onu, Ama safiyet olamıyor,Safiyetin kendisi olamıyor. Aşk mı, ayak izi mi, aşkın?Bir çiçek, bu, bir çiçek, meneviş rengi, Göğe yakın dik başlı kayaların Gölgesinde açıyor; Hem ölüm korkusuna benziyor,Hem ölümün çaresine benziyor. Cahit Koytak