Tevhîd ile Kalbini Cennet bağı yap, çesme-i tevhîd ile,Rûh bahçeni gülsen eyle, gonca-i tevhîd ile. Hem mekansız, hem zamansız, nihâyetsiz yollar,Kat’ider gönül erbâbı, kuvvet-i tevhîd ile. Her ne kadar, yüz karası, yaptıysa isyan sende.Temizlenir her yerin, sâbûn-i tevhîd ile. İns ve Cin âlemlerini, aşarak arşa çıkar,Kim ki mi’râc eylediyse, cezbe-i tevnîd ile. Ey Niyazî Ârif-i …
Kategori: Şiir
Şub 23
Otların Uğultusu Altında
1.Hangi hayal hangi hatıranın yerini tutarBir gövdeden ötekine gölgelenen zamanlarEy çaresizlikten yapılmış yaşama bilgisiTaşların taşlarla konuştuğu bu yalnızlıktaİnsan üzüntüden başka nedir ki… 11.Hepimiz kendimizi gömdük geliyoruz. Yakamızda birer gözyaşı fotoğrafıAvuçlarımızda ölümden soğuk bir duaToprağın merhametine inanarak korkuylaBirbirimizin omuzları üstündenMezarlığın dışındaki hayata bakarakİçimizde dünyadan yapılmış bir kederBizi yaşamakla cezalandırmış bir tanrıGömdük kendimize geliyoruz. 23.Birinci konuşmacı, “şiir …
Şub 23
Şarkılar Kitabı
— 1 —Karanlık hayatımda çok önceParıldayan tatlı yüz,Yitti gitti şimdiDört yanım gece.Karanlıkta çocuklarGönülleri daralınca,Bastırmak için korkuyuTürkü söyler yüksek sesle.Ben de çılgın bir çocuğum.Sesim neşeli değilse deTürküler çağırdım karanlıkta,Korkumdan kurtuldum. — 2 —Öylesine üzgünüm,Bilmem ki neye yormalı;Hiç aklımdan çıkmayanEski bir masaldan olmalı.Durgun yavaş akıyor Ren,Hava serin, kararmak üzre;Doruğu tepeninParlıyor akşam güneşinde.Oturmuş yukardaGüzeller güzeli bir peri;Altın saçlarını …
Şub 23
Zangoç
Sabahın arınmış, saydam, derin havasınaYayıyor yine çan, sesini, aydınlık, duruOkşuyor, lavantalar, kekikler arasınaDuasını bırakan küçük bir çocuğu, Çıkmış üstüne eski bir ipi geren taşın,Dilinde dua, zangoç, üzgün, mırıldanarakDinliyor inişini uzak çınlamalarınBir kuş geçiyor yanından, ona dokunarak. Ben arzulu gecenin o adamıyım. Yazık!Boşa çekiyorum Ülküyü çalan halatıBir tutam tüy söylüyor soğuk günahlarımı, Çok usul geliyor kulağıma …
Şub 23
Sıkıntı
Sana geliyorsam bu akşam, ey hayvan, amacımne bir halkın günahlarıyla dolu gövdeni yok etmek,ne de öpücüğümü akıtan onmaz sıkıntı altındave iğrenç saçlarında hazin bir fırtınayı eşelemek; Azabın bilinmeyen perdeleri altında uçanhiçliği başkalarından daha iyi tanıyan seninancak kara yalanlardan sonra tadabildiğindüşsüz ağır uykuyu istiyorum yatağından; Çünkü, katıksız soyluluğumu kemiren çirkefsenin gibi beni de kısırlığıyla damgaladı.Ama, senin. …
Şub 23
Olmak Ya Da Vurmak Öldürmek
Bir suç oluyorum ben de külümü karıştırıncaKimleri, kimleri, kimleri vursamÖnce kendimden mi başlasam şakalaşmayaÖnce kendimden mi başlasam Ben istesem Horoz gibi öterim Alıngan ve içli çocuk olduğum içinRahatlarım Bankanın camını kırsamSularım sonra atımı bir deredeNe zaman ne zaman kırlara kaçsam Ben istesem Kilidimi kırarım Kumral bir Yaz peşimdedir, dolaşırım benAltı yaşında tütüne gittim, oğlak güttüm, …
Şub 23
Çıkış
Yol, kendine bir yer bulamamışkişinin özlemidir. Kendi yerini yerleşikliktebulamayan kişi,onu yolculukta arar. Nasıl, bir yer, bir yolun başı ya da sonu;bir yol da, bir yerden önceki ya da sonrakibir durumsa — kişinin durumu da,hep, öyle, ya da, böyledir… Yerini yitiren kişi,yola çıkmak zorundadır. Yola çıkan kişi, yeni bir yer arıyordur— ama yola hep bir (eski) …
Şub 23
Kan
Önce öksürüverdimÖksürüverdim hafiften,Derken ağzımdan kan geldiBir ikindi üstü durup dururken Meseleyi o saat anladımAnladım ama, iş işten geçmiş olaŞöyle bir etrafıma baktım,Baktım ki yaşamak güzeldi hâlâ Mesela gökyüzüMaviydi alabildiğineİnsanlar dalıp gitmiştiKendi âlemine Muzaffer Tayyip Uslu
Şub 23
SİGMA, requiem
Sahne kararıyor ve ağır ağır batıyorummecnûnu olduğum suyun içinde, görüyorumhızla yanımdan geçen yüzleri: Odisseus,Iason, Sinbad, Kaptan Ahab Pirî Reis vediğerleri, kaç kişiye nasip olur böylesi birkarşılama töreni-… Son gece bir düş gördüm: Boylu boyuncaUzanmışım Dantes’in küpeştesine, kıyıdanel sallıyor herkes ve yelkeni dolduruyoruzaktaki dağlardan inen rüzgâr, dümensahipsiz, sular kabarmış, öfkeli köpüklerinortasında kararlı bir hayalet tekne gibiaçılıyor …
Şub 23
Şiire ihtiyacım var
Ben paraya muhtaç değilim.Hissiyata muhtacım.Kelimelere,Ustalıkla seçilmiş kelimelere,Düşünceleri aktaran çiçeklere,Buradayım diyen güllere,Ağaçların yaşamasına imkân sağlayan rüyalara,Heykelleri dans ettiren şarkılara,Aşıkların kulaklarına mırıldananYıldızlara ihtiyacım var.Her kelimesiYeni bir duygu rengini uyandıran,Sihri kelimelerin yükünü yakanŞiire ihtiyacım var. Alda MeriniÇeviri: Sercan Leylek