Kategori: Şiir

Gazel

Hayâli ârızın bağı gönülde gülizarımdırAçıldı dağlar kim sînede evvem beharımdır Güli ümmidim açılmaz açıldı soldu hep güllerBu gülşende figandan bihaber ancak nigârımdır Hikâyettir sana şerhi derunumdan değil şevkaSenin aşkınla yanmak tabemahşer iftiharımdır Neden küstün bilir hep cürmün inkâr eylemez âşıkSebep bu infiale naleî bî ihtiyarımdır Salın ey nahli nâzım gel nolur bir kerre serv âsaSarayındır …

Devamını oku

III. Yanık Gül

Kötü bir bahçıvanNasıl titrer de diktiği çiçeklerin üstüneÖbürlerini unutursaBen de yer beğendireyim derkenŞiir denen şu huysuz çiçeğeGözüm görmez olmuş gayrı dünya bahçemi.O telaşla ezdiklerim…(Kimilerini bilerek tabi)Ya şunlar… kurumuş hepsi…(Sonra sulayacaktım!)Ayrık otları sarmış tekmil gözlerimSade ardımdakileri değilÖnümdeki gülleri de yakmışım! Erdal Alova

Bir bir çıkar ukbada ne derlerse desinler

Gam mı bugün eylerse ahibba beni ta’yiBir bir çıkar ukbada ne derlerse desinler Bu kara yüzüm ağ ola’da rûz-i cezadaŞimdi bana dünyada ne derlerse desinler Farkı nedir alemde bana medh ile zemminSağ olsun ahibba da ne derlerse desinler. Leylâ Hanım “Evlendiği gün boşanan, babasının vefatından sonra maddi sıkıntılar içinde kıvranan şair kendisiyle ilgili dedikodulara “……ne …

Devamını oku

İyileşme

Sağanak yağmurlar gibi ağlamak istiyorumAğlamadığım bütün ağlayışlarıKokuları ağlamak istiyorumTuzu, ölümü, karanlığıBir çocuk gibi değilAnalar gibi değilKendini yiyen bir kayaYaralı bir çam gibiGövdemi ağlamak istiyorum Erdal Alova

Ben bir mekan-ı nȃsda mihmȃn idüm sana

Ol gün kanı ki gün gibi sûzân idüm sanaOlsan revâne sâve-i bî-cân idüm sana Esrȃr-i kȃinȃta ezel cür’a-dȃn ikenBen hȃnkȃh-i ʻışkda hayrȃn idüm sana Ne gülde reng ü bû var idi ne sabȃda ferBen gülşenünde bülbül-i nȃlȃn idüm sana Sen naz iderdün ehl-i niyȃza Medîne-vȃrBen Ka’be gibi çak-girîban idüm sana Şahum Hayȃliysem ki cihȃn lȃ-mekan …

Devamını oku

Bir vapur daha kalkıyor iskeleden

Her insanda bir iskele bulur, yanaşır acıSahiller kayalıklarla ne kadar gizlense de küçük iskender Hangi birini anayım,Buluştuğumuz kumluk, uzak iskele.Her yerde bir başkalık.İlk defa gelişimiz el ele.Ziya Osman Saba Nazım Hikmet vapurudeniz ile arasınadökülen asfaltı kırarve özgürlüğüne kavuşturursalacak iskelesinibatmak pahasına Sunay Akın Edip Cansever vapuru denize yansıyan otel ışıkları altında gider gelir boğazın en uzak …

Devamını oku

Sessiz Kaldım (habe ich geschwiegen)

Naziler gelip Komünistleri aldıklarında sustum, sesimi çıkarmadım;çünkü komünist değildim. Sosyal Demokratları içeriye attıklarında sustum, sesimi çıkarmadım;çünkü Sosyal Demokrat değildim. Gelip, Sendikacıları aldıklarında sustum, sesimi çıkarmadım;çünkü Sendikacı değildim. Gelip beni aldıklarında geride artık sesini çıkarıp,protesto edecek kimse kalmamıştı… Martin Niemöller Als die Nazis die Kommunisten holten, habe ich geschwiegen;ich war ja kein Kommunist. Als sie die …

Devamını oku

mural

… İşte adın /dedi bir kadınve gözden kayboldu beyazlığının koridorunda.İşte adın, iyice ezberle adını!Bir harf üzerinde bile tartışmaya girmeAldırma kabile sancaklarınaDost ol adının yatay biçimiyleSına onu ölülerle ve dirilerleDoğru telaffuz için alıştırma yap yabancılarlave yaz onu mağaranın bir kayası üzerineEy adım: Benimle birlikte büyüyeceksinSen beni taşıyacaksın, ben de seniZira yabancı kardeşidir yabancınınBaştan çıkaracağız dişiyineylere adanan …

Devamını oku

Cenaze Hüzünleri

Tüm saatleri durdurun, telefonu kesin,Sulu bir kemik vererek,      köpeğin havlamasını engelleyin,Piyanoları susturun ve çalarken       boğuk sesli davullar,Tabutu çıkarın dışarı, gelsin yas tutanlar. Uçakların gökyüzünde inleyerek        daire çizmesini sağlayınYazarken gökyüzüne mesajı: “O öldü” diyeSiyah fiyonklar takın,       beyaz boyunlarına güvercinlerinTrafik polislerine siyah,       pamuktan eldivenler giydirin. O …

Devamını oku

Bu Vatan Kimin?

Bu vatan, toprağın kara bağrındaSıradağlar gibi duranlarındır;Bir tarih boyunca, onun uğrundaKendini tarihe verenlerindir… Tutuşup: kül olan ocaklarından,Şahlanıp: köpüren ırmaklarından,Hudutlarda gaza bayraklarından,Alnına ışıklar vuranlarındır… Ardına bakmadan yollara düşen,Şimşek gibi çakan, sel gibi coşan,Huduttan hududa yol bulup koşan,Cepheden cepheyi soranlarındır… İleri atılıp sellercesine,Göğsünden vurulup tam ercesine,Bir gül bahçesine girercesine,Şu kara toprağa girenlerindir… Tarihin dilinden düşmez bu destan:Nehirler …

Devamını oku