Ne çok taşındık! Nasıl dolaştırdıkbunca umudu, terkedilişi, kaybetmeve kaybolma duygusunu? (s.15) Gerçekten de bir yanlışı bir başka yanlışladüzeltircesine, telâşla savrulmuştuk oradanoraya: Kimi getirsek gözümüzün önüne kırıkdökük eşyaları çağrıştıracaktı. Yitirilen bunca saf hedef, geridönüşsüz kararların yıprattığı uykular, sabah uyanınca yüzümüzde patlayan yalnızlık damarı ya da yanımızda yatan yabancınınbir akıntıda hızla uzaklaşan gövdesi: İçimizde toplananlar çapraz sağlamada bulduğumuz şaşkınbir eksiği kapatmaya …
Kategori: Şiir
Şub 23
Geri gelmeyecek Şeyler vardır, çeşitlidir-
Geri gelmeyecek Şeyler vardır, çeşitlidir-Çocukluk – bazı Umut şekilleri – Ölmüş olanlar –Ama Sevinçler – İnsanlar gibi – bazen Yolculuk yaparlar ya –Yine de kalırlar –Arkasından ağlamayız Yolcunun – ya da Denizcinin –Hoştur rotaları –Bize uzun uzun anlatacaklarını düşünürüzBuraya döndüklerinde –“Burası!” Tipik “Buralar” vardır –Belirlenmiş Mevkiler –Yerinde durmaz ki Ruh –Dormaz O – kaç Kulaçta …
Şub 23
Yaşım Su
önüme düşüyordünyanın dönerken çıkardığı sessonra bir mümkün kapısındabirdenbire kayboluyorve bütün hızımla üşüyorum.seninle sevişirsem geçer diyedüşünmem neye yararanlıyorum ki öğrenememişimbir nehrin neresinden akacağımıve bir bulut tam o sıradaşaşkınlığıma dökülüyoryaşım sudağlardan geliyorumbelli ki daha geçmemiş acemiliğimfakat seni çılgınca seviyorum Kin-Yeh Me-ti ile Kin-yeh, Lai-tu’nun güzelliği üstüne konuşuyorlardı. Me-ti, gülümseyerek şöyle dedi: “Bence mutlu insanlar bize hep güzel …
Şub 23
Tardiyye
Hoş geldin eyâ berîd-i cânânBahşet bana bir nüvîd-i cânånCân ola fedâ-yı iyd-i cânânBîsûd ola mı ümîd-i cânân Yârin bize bir selâmı yok mı Ey Hızr-ı fütâdegân söyleBu sırrı edip ıyân söyleOl sen bana tercemân söyleKetm etme yegân yegân söyle Gam defterinin tamâmı yok mı Yârabbi ne intizârdır buGeçmez nice rûzgârdır buHep gussa vü hârhârdır buDuysam …
Şub 23
Metruk Şiir
Beyaz şehrin akşamından geceye doğruHer şeyden vazgeçmenin arifesindeVazgeçilmişliğin ertesindeBir pencerenin altında dikilip kaldığındaSoğuk, hançer gibi sokulur bağrına.Uğultu sarar geceyi, toprak kımıldar; dal kımıldar, damar kımıldar…Beklersin,Pencereden bir hayal gibi gözüksün.Bir peri gibi görünüp kaybolsun perdelerde.Soğuk zannetsin. İçi titresin senin gibi. Üşürsün…Üşüdüğünden ateşin haberi yoktur… Vicdanı da yoktur aşkın…Kendinden başka yar kabul etmez Şehirden çıkamazsın, geceden deAma …
Şub 23
Bu gece en hüzünlü dizeleri yazabilirim
xx. Bu gece en hüzünlü dizeleri yazabilirim Şöyle diyebilirim: ”Yıldızlı bir alemdir gece,Ve o mavi kümeler titreşir uzaklarda.” Bir şarkı tutturmuş dolanır gökte gece rüzgarı. Bu gece en hüzünlü dizeleri yazabilirim.Sevdim onu ben, severmiş o da beni meğer. Böyle gecelerdeydi, sardım onu kollarımın arasında.Öptüm, kim bilir kaç kere, altında sonsuz göğün. Sevdi beni o, meğer …
Şub 23
Kavuşmalarımız ağır aksak, ayrılıklarımız koşar adım
Kavuşmalarımız ağır aksak, ayrılıklarımız koşar adım. Cahit Zarifoğlu
Şub 23
Kül Rengi
martılar karalardan denizlere dönüyordenizlerde dalgalar yosunlar ve köpüklerkimsesiz günlerimizin kırılmış gönüllerisizi bekleyen vardır aynı düzen içindefırtına sonrasının durulmuş denizleri bir göç var uzaklara yorulmuş kanatlarlayarı yolda ölmenin korkusu içimizde mavi denizler vardı sokakların sonundabu kentin kederindenbizi çekip götürenmavi denizler vardı sokakların sonunda çok eski yıllardan için için duyduğubir özlemdin artık sençok eski yıllardan için için …
Şub 23
Leyal-i Sahiriyyet
—Sahir, benimle gel, gecenin hâli pek güzel.Çamlıkta nefti gölgelerin raksı pek şiir;Bak kollarım nasıl mütehâlik, küşadedir,Gel aşkımızla mezcedelim şiiri, haydi gel! Geldim; rükûd-i leyl-i perişan eden sesin.Hulyalarımla titredi, ah isterim ben.Çıksın o ses semaya, bir ilham-i yasemenYüksekliğiyle sine-i encümde titresin. Geldim, seninle kolkola…—yok…—leb belep.—hayır…—aguşuna gömülse vücudum pür iştiyak,Gaşyolarak öyle çamların altında bir asır, İster misin?—ve …
Şub 23
Heykel
Yıllar bir gözyaşı olup da kaymışBu eski heykelin yanaklarında.Yapraktan saçını yerlere yaymış,Sonbahar ağlıyor ayaklarında.Süzüyor ufukta bir kızıl yeriİçi karanlıkla dolu gözleri.Alnında akşamın ince kederi,Sessizliğin sırrı dudaklarında. Yanan bir kağıtta nasıl bir satırKaybolursa, akşam onu karaltır.Artık o silinen bir hatıradırBir ıssız bahçenin uzaklarında. Necip Fazıl Kısakürek