Kategori: Şiir

Men tā senün yanunda dahî hasretem sanā!

Bir kâsedür alav dolu gönlüm yanā yanāMen tā senün yanunda dahî hasretem sanā!Yaşlar dökende söndüremez âteşîmi sû:Sunsan elünle kaanumu içsem kanā kanā! Râbia Hâtun(İsmail Hami Danişmend) İsmail Hami Danişmend’in güçlü bir yönü de şairliğidir. Şiirlerini bazan gerçek adıyla, bazan da Muhtî veya Râbia Hatun mahlaslarıyla yazmıştır. Bu şiirlerde derin romantik bir aşk duygusu hâkimdir. Âzerî …

Devamını oku

İnsanın Trajedisi Birinci Sahne

(Gökler. Şanına layık bir saygıyla çevrili Rab tahtındaoturuyor. Dizlerinin dibinde melekler. Dört başmelek tahtınyanında duruyor. Pırıl pırıl aydınlık.) MELEKLERİN KOROSUArştaki Tanrımıza şan olsun,Yeryüzü ve yüce gökler ona övgüler düzsün,O ki tek sözüyle cümle alemi yarattı,Ve son, gene O’nun tek bir nazarına bağlı.O kudrettir, hikmettir ve hazların tümüdür,Hissemiz sadece üstümüze düşen gölgesidir,Tapıyoruz O’na, şavkından pay almamızaİzin …

Devamını oku

Kuran’a Öykünmeler

I Çift ve tek üstüne ant içerim,Kılıç ve haklı savaş üstüne ant içerim,Sabah yeli üstüne ant içerim,Akşam duası üstüne ant içerim: Hayır, seni terk etmedim ben.Ya kimdi başını okşayarakO korunaklı yere götürdüğüm,Amansız takipten saklayarak? Ben değil miydim çölün sularıylaSusuzluğunu dindiren?Ben değil miydim diline seninAkıllar üstünde erk veren? Sıkı dur öyleyse, yalanı hor gör,Yürü gerçeğin yolunda …

Devamını oku

Bilmediğim ölüler içinde

Bilmediğim ölüler içinde yasıMezartaşı olmayanın mezartaşıyım Fazıl Hüsnü Dağlarca

Grili Çocuk II

GidişiBir kış günü, sabah dönüşürken öğleye,Gittin, griler giyerek ötelere…Boz idi bulutlar ve bozdular,Güneşli görünümünü havanın.Giden sendin, gelenlerden bana ne?Eski gelmelerin çekildi gerilere,Bundan böyle, bürünmüş grilere,Kalacak gözümde gidiş ânın.Ah çocuk, gri giymeyi de nerden buldun,Gitmek mi sis rengi giydirdi sana?Yamaçları sıyırıp göğe ağar gibi,Akşam karanlığında savrulan kar gibi,Bu ellerde geç kalmağa korkar gibi,Gittin çocuk, sislere büründün …

Devamını oku

Gül Olmak Külleşmeye Hazırlıktır

Firak çakmaktaşından doğan kıvılcım,Değdiğinde sevdanın kavına…Fesleğen yerine gül bitebilir,Gül yerine fesleğen de… Sevda okunun keskin ucu,Saplandığında yüreğe, yani avınaAteş renkli bir gül kesilirdi;Ateş en iyi kavuşturucudur… Halbuki, sükûn idi Onun yoldaşıItır, onu saran bir bulut…Deryâ ise derinliğinde berdevâm,Of çocuk neden uzaklaştın sen? Fakat, işte, şimdi hemen söyle neden?Füsun ve hüsün, onun çağrışımlarıydıGül olmak, külleşmeye hazırlıktırKülleşmek, …

Devamını oku

Rüzgara Yazdım Adını

Adını, vadilerin cemresindeyolunu yitirmiş sulara yazdımSaçlarına kırağı düşmüş ovalaraGöçmen kuşların konağı ovalaraRüzgara yazdım bir de… Seni o rüzgar getirdi bana Gördüm seni bir dahagençliğimin ilkçağınıngözleriyle gördüğüm gibi… O yıllarda da böyle miydidudaklarının ve ağzının iklimikirpiklerinin karasıalnının serin serinliğisaçlarının ilkbaharı? Yüreğimde aşkın ve yarası… Yüreğim çarpardı Ben çarpardım yüreğimiçıkmaz ve ara sokaklara Denizlerin tuzunagurbetlerin hüznünehüzünlerin sılasına… …

Devamını oku

Şiir

Tertemiz, geldi önceMasumiyete bürünmüş;Severdim onu bir çocuk gibi. Büründü sonra başka şeylere,Ne bileyim ben süslenip püslendi işte;Kendisinden tiksinmeye başladığımı bilmeden. Bir kraliçe olduHazineleri göz alıcı…Öfkesi sert ve delice! …Çıkardı büründüklerini sonraBen de gülümsüyordum ona artık Eski masumiyetinden kalmaŞaldan başka bir şey yoktu üstünde.İnandım ona yeniden! Çırçıplak kalmak için sonundaŞalı da attı sırtından…Ey yaşamımın tutkusu, Şiir,Çırçıplak …

Devamını oku

Ölü Çocuklara Ninni

Ah, bulur mu yeni bir kucaksizden yerde kalan oyuncak, gömleğiniz üşümez mi, loşköşelerde sessiz, içi boş n’eyler, ah çocuklar, yalınıztopunuzla ayakkabınız, ya cebinizde kalan şeyler,az bir sicim, kırık bir şeker, saçınızdan kayan kurdelesizi en son okşayan ele? Bunlar işte benim tek varım,hergün alır alır okşarım, öperim göğüs geçirerek,yanağıma sürerim tek tek; ah çocuklar, hayıflanmayın,kendinizi yanımda …

Devamını oku

Şair Herkes İçin Söyler Türküsünü

I.İşte herkes orda, bakarsın geçişlerine.Nasıl can atarsın, aralarına karışmak tanımak için onları.Yüreğindeki çılgın kasırgadır çıldırtan seni.Acının depreştirdiği kalabalık,içine işlemiş susku,ha deyip karar verirsin. İşte, geçiyorlar.Herkes. Çocuklar ve kadınlar. Durmuş oturmuş erkekler bile. Acı apaçık bakışlarında.Ve bir tek kalabalık, tek bir varlık gibi geçer.Ve sen, daralmış yüreğin, tek başına kalan acının kudurganlığıyla,son bir çabayla kalabalığa karışırsın.Kendini …

Devamını oku