Kişi diledi mi bir cayılmaz ediniyor kendineŞimdilerde horozlanan bir umuda abanıpHer gün bir ertesi ustalığa bürünüpSağınlar yolladı beni bu besine Aşk mı? o en kesin yasamNe güzel kendimi bu hızda bilmekDeğil sana boşvermekTavuk bile kesemem. Metin Eloğlu
Kategori: Şiir
Şub 23
Hazır Kasabaya İnmişken Bir de Resim Çektirelim Dedik
Nutuklarda kitaplarda öyle dedik,Biraz efendi gibi durun;Kurağı, sıtmayı, hasta öküzüBir an için unutun;Karnınız tokmuş, sırtınız pekmiş gibi,Şöyle güler yüzle bir resminizi çekelim;Torunlarınıza yadigâr kalsın.Gülün yahu,Adamı sinirlendirmeyin! Kusura kalma resimci bey,Gülmesini bilmiyoruz ki… Metin Eloğlu
Şub 23
Fesleğenler
bir gün girit’e geri döndüm. tam üç uzun yıl geçti, denizorda her gün köpürürdü. ve yaşlı bir kadın her gün ağlardı hiç dönmeyecek olan bir balıkçı teknesini bekler gibi aynı kıyıda. çakıl taşlarıylarengarenk, kırmızı mendil ve usul …
Şub 23
Sesler ve küller
orada duruyorsun, fırtınalar tanığımdırterkedilmişbeyaz ve nazlı, yorgun bir hallacın attığı yünler gibidokunaklı. git diyorlar gidiyorsunkal diyorlar ne bir sesne bir şarkı. ey saçlarına ak kuşlar üşüştürenyüzünü peçesine saklamış ayın altındaçam dalına asılan gümüşgölgesi göle …
Şub 23
Behçet
İşte ‘yağmur dindi’; iki yaz arasınayokluğu bıraktılar, senin o ağustossesini gölgeye değil, külünü aramıza…‘Yağmur dindi’, unutulmaya hazırlanan nevarsa temmuz gibi tutuşuyor aklımda;yarısı o güneşli sesinin tozuyla halaürpertili bir yaz hışırtısına takılmışalymışsekizlik plakta, yarısı kül aklımda!Ah, kül razı değil de kul razı, sesinindolaylarından alınma bu yanık havaya,bir bulut kaynıyor temmuz göğündengözümüzde ‘yağmur dindi’, yangınsa daha…‘Yağmur dindi’ …
Şub 23
Son Düello
Behçet Aysan’a Kaybettim ömrümün son düellosundaŞimdi ayağımın altından kayıyor dünyaGökyüzü aklıma bir kefen oluyorCunda’daki mezarlığa, selvilerin altına gömün beniBuna dayanamam, bu yalnızlığaDöktüm ceplerimdeki yıldızları, ifademi verdimKöprüler yıkık, kıyı yok, teknem su alıyorÖlümün itirafçısıymışım meğer, geç anladımKalbimin üstüne tütün bastımkalem yorgun, defter bitkin… dayadım alnımı masalaraKesik bir tırnak gibi parmağımı arıyorumTetik çekildi artık, kurşun havada uçuyorBir …
Şub 23
Güvercinleri Sevindirin
her sabahuyandığımda,gördüğüm düşü hayra yorarımaçmasına açarım dagöğsümün altın kafesinikorkarımya bu gecegüvercinleryüreğimden başka bir ülkeyegöç etmişlerse. çünkü, ben ilyashasköy’lü – kör ilyas,şu koca istanbul şehrindeyenicami önündesanki dünyanın bütün açlarınıdoyuruyormuş gibigururlanan bir sevinçledarı satarımsavrulması için güvercinlere. Behçet Aysan
Şub 23
Sivas Acısı
Ben tanırımBu bulut bizim oranın bulutuHemşeriyiz ne de olsaBenim için kalkmış ta Sivas’tan gelmişYurdumun bulutuBaşımın üstünde yeri var Ben bilirimBu rüzgar bizim oranın rüzgarıHemşerimiz ne de olsaBenim için kopup gelmiş yayladanYurdumun rüzgarıKurutsun diye akan kanlarımı Ben anlarımBu acı bizim ora işi, hançer acısıBir ülkedeniz ne de olsaAynı dili konuşsak daAnlamayız birbirimiziHançerin nakışıTanıdım acısından, Sivas işi …
Şub 23
Telgrafhane
UyumayacaksınMemleketinin haliSeni seslerle uyandıracakOturup yazacaksınÇünkü sen artık o sen değilsinSen şimdi ıssız bir telgrafhane gibisinDurmadan sesler alacakSesler vereceksinUyuyamayacaksınDüzelmeden memleketin haliDüzelmeden dünyanın haliGözüne uyku giremez ki…UyumayacaksınBir sis çanı gibi gecenin içindeTa gün ışıyıncaya kadarVakur metin sadeÇalacaksın. 1952 Melih Cevdet Anday
Şub 23
Sis
Özenle boyadım ipliğini sevginin,Gidip de bulamamanın incinmiş rengine.Sisi gümüş bir rüzgârla tepelerden eğirdim,Dokudum yalnızlığın bu serin kumaşını,Sesime ayrılıklardan bir gömlek diktim.Ölümü tastamam ezberledim de geldim,Dilimde bu buruk türkü tadıylaBilmem ki buradan nereye giderim. Sonunda kendime bir top yangın edindim,Soluğumla besledim dudağımın ucunda.Ömrümün külüydü savrulan hep ardımda,Örterek yavaş yavaş bıraktığım izleriYanmış bir günün sürüklenen kanatlarıyla.Koştum, durmadan …