Kategori: Şiir

Çocukluk Çağı

aBir kalp gibi hüzünlüydüm     omurga iliğinin duruluğundahayatımıgünün yirmi dört saatinde kurarım     düşüm unutsa da böyle bir akşamı.Gecemi gündüzüme katıp başlarım     inşa etmeye kumdan düşlerişiirim yoksun kalır güzellikten     yoksa gömütün karanlığı geri mi döndü?Düşlerimin şehri nerde kaldı     nerde, neden görünmedi kumun tepesi?Şimdi yansıyacak mı hayatıma     sayıkladığım akşamın loş ışığı?Giden bu …

Devamını oku

Gökten ve Denizden Daha Güzelsin

insan sevdi mi gitmeliayrıl karından ayrıl çocuğundanayrıl dostlarından kadın erkeksevdiğinden ayrıl sevgilinden ayrılinsan sevdi mi gitmeli yeryüzü kadın erkek zencilerle dolukadınlar erkekler erkekler kadınlargüzel mağazalara bakbu araba bu erkek bu kadın bu arabave bütün güzel mallar hava da var yel dedağlar su gök toprakçocuklar hayvanlarbitkiler ve taşkömürü öğren satmayı almayı bir daha satmayıal ve boyuna …

Devamını oku

Ne Tuhaf

Ne tuhaf ömrümün sonuna kadarKelimelerle yaşamam.Ağaçtan çok ağaç sözünüDenizden çok deniz sözünüSevmem.Halbuki bir sabah erken uyanıncaBalkona çıkmak da güzel. Sabahattin Kudret Aksal

İkindiüstü Üsküdar

Bulaydım orada bir yerde ortasında şehrinKi şehre koşarak gelen adamı da düşündümDüşündüm de böyle oldum böyle gün ikindiVakit serseri bir kurşun gibi akıp gitmekteBen zarif bir halden zarif bir adamdan şiirlerMartılar ne güzel dalıp denize kanat açarakBir şairin selamıyla kelamıyla dalgalar. Sevgilim bu dedim yaşıma başıma bakmadanÇünkü öyleydi zaten sevgilimdi büyüdükçeBeraber büyüyünce çocukları büyütünceVe tabii …

Devamını oku

Gönül İşleri

Başlı başına nokta şimdi kendine hevesBir adı olsun artık desin ki böyle midir?Ne zaman düşer gölge düşer merhametDiyeyim şimdi işte dünyanın ahengine sesBileyim kalp atışı bileyim derdim nedirÖnemli olan zaten gönül gözü olmaktırYoksa başka yolları mubah edip kendineEni sonu bilinmez karanlığa koşmaktırDünya hali meşakkat bilinmez sırlar ileSabır metanet ile biraz zahmet lazımdır. Ne kadar tuttum …

Devamını oku

Mevsim Dönüyor

Bir ara çay içelim oturup sahilde şöyleBeylerbeyi mesela deniz olsun görelimUzunca seyredelim derin gölgeli zamanNereye bakar aklı nereden çıkar dumanDalgacıkları olsun karşı yakadan bariİşte böyle azizim çayların demi falanGüzel günler bakarsın geliverir ardından. Denizi biz burada ara sıra cam önüKöy kahvesi olur ya nihayet mekânımızKöylü deyip geçmek mi azizim olmaz öyleKöylerimiz olmazsa ne olur ahvalimizŞehir …

Devamını oku

Allaha Sözü Var Bu Çocukların

İşe bakın hele siz gözyaşı damlasınıDünya güzeli bebeğin yüzüne konmuşÖlmesi benziyor ayın yüzüneAlayı semada dahi dünyadaBir imdat sedası bir yardım eli. Bu dünya böylesi sağır ve dilsizŞeytan girmiş meğer bacadan açıkBizim kardeşlerden hiç yok bir haberFinansı, cirosu, kat kat arttıkçaKendine Müslüman oluyor hacı. Çocukmuş can cağız kumlar içindeOyunmuş meğer namlunun ucuHedefi bulmakta ne kadar mahirYeter …

Devamını oku

Güz Klasiği

Şehri terleterek dolaşmanın ne sakıncası olabilirÖnemli olan çıkabilmektir kalabalıkların arasındanOrada bir güz klasiği eşliğinde ikindilerin o korkusuzO mahir o cüretkâr aşka müptela duruşlarındaŞehre dair çok şey vardır mutlaka. Beni en çok çağıran o ses alakadar ediyorÇarşıdan geçerken mütemadiyen arkama dönüpUzaklaşan sevgilinin gölgesini bulmaya çalıştığımdaHer şeyden bir nişan taktığımda o uçarı ceylanınBakışlarında çok şey vardır mutlaka. …

Devamını oku

Nar Taneleri

Bir zamanlar, bir narın ortasında,her şeyden habersiz yaşarken ben,bir gün, bir nar tanesinin,“Gün gelecek bir ağaç olacağım,”dediğini işittim,“Gün gelecek bir ağaç olacağımve rüzgâr şarkı söyleyecekdallarımın arasında;dans edecek gün ışığıyapraklarımın üstünde;bütün mevsimler boyunca güçlügüzel ve görkemli olacağım.” Bunun üzerine, bir başka nar tanesi,“Senin kadar genç olduğum günlerde,”diye söze karıştı,“ben de hayaller kurardım böyle;ama olup biteni, geçmişi, …

Devamını oku

Baba Tâhir Uryân

DÛBEYİTLER (RÛBAİYYÂT) (1)Sıkıntı çeken bir vücudum vardır, Ey TanrıHasret çeken bir kalbim vardır, Ey TanrıMesken şevki ile gurbet derdindenGöğsümde bir ateş vardır, ey Tanrı (2)Sensiz Tanrı, bahçede çicek açmasınYetişse bile bir kimse onu koklamasınSensiz dudağını gülmek için açan herkesYüzünü gönül kanından hiçbir zaman yıkamasın (3)Kuşak bağlarım, kadek(renkli bez) giyerimÇark-ı feleğin dönüşünü seveyimBütün denizleri baştanbaşa gezeyim …

Devamını oku