Bilmem bu yalnızlığı nasıl atar üstündenBu kış bu bahçe. İlhan Berk
Kategori: Şiir
Şub 23
Kızaran nara benzersin, dalın tepesinde
Kızaran nara benzersin, dalın tepesinde;En yüksek dalında unutulmuş, bir ağacın.Hayır, unutulmuş değil, yetişilememiş. Sapppho
Şub 23
Büyük Gözlü Kız
Büyük Gözlü Kız bize bakıyorn’olur kaldırma kendini göz önündenBüyük Gözlü kız evimize konukaynadaki yara onun yüzünden değil şehrimizden geçen trenin arka odasındayızbirbirimizden başka sınırımız kalmamışönce büyük seviş, sonra beni sevbirlikte bir daha çıkarsa ateşimiz kendini hâlâ yanan kadından kurtarmaBüyük Gözlü Kız hepimize gücenironca kötülükten bir iyilik çıkarabildionca lüks, onca kayıp taşındı iyiliğebaşkalarının uzaklığından taşınan herkesBüyük …
Şub 23
Eskiden Terzi
beni eskit, bir terzi çıkarfazlalıklarımdan, prova yokmuşmeğer! acıyan ve acıtan ten varoldukça gövde dikiş tutmuyor eskiden terziydim, dar vakittedükkanım vardı, ilk gömleğimtez uçtuydu tenimden, o hevesiartık gönlüm seçmiyor teninden bir yağmur biç bana daaramızın açıldığı yerden, o makashatırayı paslı bıraktı! düğmeninyeraltında ten yokmuş tenhadan başka şimdi heves bol geliyor Haydar Ergülen
Şub 23
Sana Bu Yaradan Ölüm Yoktur
(Sana bu yaradan ölüm yoktur,) Sana bu yaradan ölüm yoktur,Anan sütü, çiçekler merhemdir sana!Bir doktor sizi falanca hastalıktanYatırıp tedavi etmek isterZararsızdır bugün yarın ertelersinizBir gün gittiğinizdeSert bir hastalık el hareketiyleİter ötekini geçer öne.Siner eski hastalık, şaşırır doktorVe hasta şimdi can derdinde.Ben sizi başka şey içinYatıracaktım. (Gözlerinizi kapatmanız gerekir) Gözlerinizi kapatmanız gerekirSizi ölmek üzre görürlerseBir bağ …
Şub 23
Denizde Şarkı
Ben hep böyleyim işte köpüklü dalgalarŞiir yazmak için gelip size bakarımGüzelliğinizden-iyiliğinizden söz ederimRüyalarıma da girersiniz benim Ama bana hiçbir parçanız bir gün”Güzel kız merhaba” bile demedinizGünler günü sahilinizde duran bu kızınHatırını bir defa olsun sarmadınız Sizin aklınız mı var sankiKöpük köpük kendinizi kendinizi taşlara vuruyorsunuzİnsan kardeşlerim sizi sevdikçeSiz neden öyle kuduruyorsunuz Bakın, ben niye geldim …
Şub 23
Montreal Mektupları – Onüç
‘Arkadaşlar burada buluştu ve kucaklaştı Sonra her biri kendi yanlışı peşi sıra gitti’ W. H. Auden Gitmek fethetmektirYahut yenilmektir kan kusarcasınaHikayen doğrulanmalı uzaklardaSessiz bir onay, mütebessim bir baş eğişArarız sokulduğumuz her sokaktaOysa gençken nasıl da çırpınırdık yanlışlanmayaÖğretsin isterdik hayat, bildiği ne varsaAcımadan, susmadan, kafamıza vura vura Gitmek bükülmektir yalnızlığaÖğle sonu güneşine çarpmayaAday bir haylazlık, okul …
Şub 23
TRAGEDYALAR V
I Odalardan odalara bu kadar çok geçmelerKapıların hiç bitmeyen açılıp kapanmasıKuru kan, ölü asker, ağustosböceğiGibi bir ses, bir yankıSonra bu yankıyı birden soğutanKurutup güne koyan bir anlamAynalardan aynalara kırılan sigara ateşleriVe alkol. Yani bir alkol yörüngesi. KocamanBir gün iskeleti konsolun üstündeDoğanın ve bütün kızgın yaratıkların bağırtısındanYanmış bir günVe sınırsız doğurganlığı ağır, kadife perdelerinBir sarnıç uğultusuyla, …
Şub 23
TRAGEDYALAR IV
EPİSODE Ya alkol olmasaydı. Bir uzun bardaklarımız vardı. Herkesbirbirinden artardıBulanık, bungun artardıKuru gök, kuru bir yağmur bırakırdı sesimizeÇok uzaklarda çok düşündüğümüz bir şey solar solar solardıMeyhaneler biraz olsun solardıİmgeler ve bütün çözüm yolları. BardaklarBardaklar, o uzun bardaklar, dişi alkoller yaniÇiftleşip bırakırlardı sesimiziSirkler ve bütün sirkler, atlıkarıncalar öyleÇılgınca dönerlerdi sesimizdeBiz bütün görme gücüyle görürdük sesimiziRenksizdiVe nasıl …
Şub 23
Yalın Ölüm
“Beni hatırlayın dostlar” demedenHatırlanmayı bir küçük çocuğun,Bir insan ömrü kadar ancak yaşayacakBeynine bırakır ve ölür kanarya…Bizim ömrümüzün son buluşu, kalınBir cilt gibi…Oysa bir gül yaprağı gibi ince ve yalınOlmalısın Ey Ölüm. Hüsrev Hatemi