Kategori: Şiir

vâveylâm

kekre bir kapının önündeyim işte böyle çok zamanâh! üvey heveslerin peşinde muhâcirderin yamaçlarda seferi bir halkın öksüzüyümçıbanlarıma ilişecek gücü bulmak içinyol boyunca izler bıraktımçarpık çentikler attım sağ kalan yanlarımatoprakta bir kaç damla erken kan..yine de kimseye anlatmadım, ilksiniz:düğümüm karardı da her seferindemecbur kaldım öldürdüğümü sevmeye kekre bir kapının önündeyim işte böyle çok yazelbet ben de …

Devamını oku

Uğultu

O uğultuişittiğin-benim bekleyişimve senin gelişin. Benim bekleyişim:Yapışkan neminbirikişi-cırcırböceklerikomşu sesleri-bir durgunluk,ölgün,gelmiş:beniboğacak çullanarak. Senin gelişin:Yapışkan neminyitişi-cırcırböceklerikomşu seslerikesilecek-bir esinti,serin,gelecek:banadokunacakışıldayarak. Bu uğultuişittiğin-senin gelişinve benim bekleyişim. Oruç Aruoba

D e n i z d e

Aldanmaoradayağmur bekliyor seni:şimşek, yıldırım, fırtınasoğuk. Buradaılık güneş, dingin deniz, serin rüzgaraldatmasın seni:Tufanbekliyor orada seni. Aldatma kendini:olmayacak Nuh’un gemisikurtaracak seni –uçacak güvercinigetirecek yaprağıolmayacak. Sular akacakçağlayacak, kabaracakdolduracak her yerinisürükleyipgötürecekseni Aldanmaoradayıkım bekliyor senigürültü, çöküntü, göçükdeprem. Buradasakin ses, sıcak taş, sağlam duvaraldatmasın seni:Ölümbekliyor orada seni. Aldatma kendini:olmayacak İbrahim’in koçukurtaracak seni –indirtecek bıçağınısağaltacak yüreğiniolmayacak. Acılar akacakçağlayacak, kabaracakdolduracak her yerinisürükleyipgötürecekseni Aldanmaaldatma …

Devamını oku

Bağrı yanık bir mermi*

                            *Tüm adam olamayanlara… Yine bir gün böyle yaşıyoruz, ya da sanıyoruz yaşadığımızıNeyi tutsam elimde kalıyorEllerin hariçNe çok benziyoruz birbirimize, hiçbir şeyimiz yok Hepimizin deBundan büyük trajedi aramam, bundan büyük farkıBir refüjün ortasında kalmış türbe Ve çocuk parkı Neresinden tutarsan tutSabır dediler …

Devamını oku

Kırık Ayn’a

Her güne yaşayarak uyanınca Şu ur yok mu kafamda şu ur Senden ordular dört bir yanda Mızrakların ucuna takılmış ayetler gibi Gözlerin Daim hücum halinde, hep sefer Duvardan sökülmüş şiirin bıraktığı iz Susacakların boyunu aştığı vakit Git lakin önce şuraya bir vav çiz Tırnaklarımın içi kan dolu Konuşmak için çok geç vakit Bana bu ölümü …

Devamını oku

Yağmur Mûsıkîsi

Ötelerin gülücükleri gibi damlalar, Dolaşır, ayrı düştüğü deryaları arar. Ses verir ud telleri gibi ince ince,Yerin solukları duyulur yağmur deyince.. Bir şiiri meşk ediyor gibi fasıl fasıl, Süzülür beyaz kelebekler gibi muttasıl… Hep bir mûsikî ritmiyle kulaklarda çağlar, Sanırsın gökler coşmuş da çemenlere ağlar. Her damla veda eder semavî hayatına Ve döner ummanlarla coşan kâinatına. …

Devamını oku

Adam

Eski bir resim gördüm basık tavanlı bir odada; bir yığın insan o resme bakıyordu hayranlıkla. Lazarus’un dirilişini gösteren bir resimdi. Ne İsa’yı, ne Lazarus’u gördüğümü hatırlıyorum o resimde. Yalnız bir köşede mucizeyi koklarmışçasına seyreden birinin yüzünde beliren tiksintiyi hatırlıyorum. Soluğunu korumaya çalışıyordu başına sardığı koca bir bezle. Çok şey beklememeyi öğretti bana bu “Rönesans” efendisi …

Devamını oku

Birlikte onca şeyi sevdik

Birlikte onca şeyi sevdik,ayrı iken sevmesi müşkül.Şimdi birden uzaklaşıvermiş gibiler,ya da aşk, gökkubbenin eteklerinetırmanan bir karıncaya benziyor artık. Birlikte ne uçurumlar aşmıştık,şimdi sensiz, sonsuz düzlükler gibiler;bir kayıp düşler ülkesine benziyorlar,gevşemiş bir gerginliğe,olmayan bedenlerimizin yolunu gözlemeye. Birlikte onca hiçi kaybettik,alışkanlıklarda direttik, hep aynı yere geldik,şimdi elimizde kalan yine koca bir hiçlik.Zaman karşızamana dönüştü,çünkü onu dert etmiyoruz …

Devamını oku

Buğdayın Türküsü

Halkım ben, parmakla sayılmayan Sesimde pırıl pırıl bir güç var Karanlıkta boy atmaya Sessizliği aşmaya yarayan Ölü, yiğit, gölge ve buz, ne varsa Tohuma dururlar yeniden Ve halk, toprağa gömülü Tohuma durur bir yerde Buğday nasıl filizini sürer de Çıkarsa toprağın üstüne Güzelim kırmızı elleriyle Sessizliği burgu gibi deler de Biz halkız, yeniden doğarız ölümlerde. …

Devamını oku

Şiir

Kaşından seviyorum seni, saçının telinden, seni tartışıyorumışık çeşmelerinin oynaştığı bembeyaz koridorlarda,seni ele alıyorum her isimde, yaranın içinden özenle temizliyorum senisaçlarına şimşek külleri takıyorum boyuna,yağmurda uyuyan kurdeleler.Bir biçimin olsun istemiyorum, tam olarak elininardından gelen şey ol istiyorum,çünkü su, suyu düşün, sonra aslanlarımasalın şekerinde yumuşayan halleriyle,ve beden dilini, hiçlikten doğan o mimariyi,kavuşmanın ortasında ışıkları yakışını.Bütün bir yarın, …

Devamını oku