Kategori: Şiir

Şiir Dediğin

I şiir dediğin, ruhun sığdığı her yere sığar, suyun aktığı her yöne akar…   tüylerinizi okşar, derinizi yakar; beyazsanız zenciyi, zenciyseniz beyaz adamı dener yüzünüzde ya da ruhunuzda.   geçmiş, şimdi ve gelecek arasında çerçi gibi dolaşır, gezgin otacı gibi…   tazı gibi koşar, arı gibi sızlanır, tavşan gibi bazen dağa yokuşa koşar.   takarsa kafasına savunur kanının son damlasına kadar                         haremi ve hilafeti ve ayakta tutar hüzün imparatorluğunu, ayakta …

Devamını oku

Köşe Şairi

Bunca çimen, bunca çiçek, bunca ezgi,                                                                  bunca ahenk Ve oyun ve sanat ve rüya ve gerçek… Bin bir yüz, bin bir maske ve mizansen karşısında Kaya gibi yerinden oynatılmaz şairler, ‘Sarsılmaz’ şaireler –farkındayım, farkında-             ııh! deyip dudak kıvırıyorlar bana.   Eleştirmenler kem küm edip susuyor. İsimsiz ve çehresiz okursa, daha güzeline, daha                           görkemlisine zaten alışık gibisine Okuyup geçiyor, okuyup geçiyor                                   benim ‘şen’ terennümlerimi. Ve tüketerek, böylece, gizliyor faniliğin –sanatmış, bilgelikmiş, …

Devamını oku

Şiir Sanatı

uzun burnunu her şeye sokuyor ve sinek kanatlı hayal gücüyle her engeli aşabileceğini, her kılığa girebileceğini; dokunaklı sesiyle de her gönlün kapısını açabileceğini ve her akla sığabileceğini sanıyor, şiir.herkesin gençliğinde yaşanmamış bir çocukluğun, yaşlılığında da yaşanmamış bir gençliğin gömülü olduğunu biliyor ve işte bunlarla geri döndüğüne inandırmaya çalışıyor bizi.   düpedüz el koymak istiyor böylece içimize gömülü hazinelere, acılara da, erinçlere de utançlara da, övünçlere de… peki, kim bunu istiyor ondan ve …

Devamını oku

Acının Hafızası Yoktur

………………………………………………….’beni unut’ diyen herkese.. ben seni unutalıküflenmiş pencerelerden sarkanpembe alaşımlı kaç kadın bileği geçti dudağımdanve kaç kangren hafta sonuna indimki uğultulu karanlıklarında medeni hüzünler vardıçiçek desenli eteklerve efsunlu morluğu ruj lekesine kurban edilmiş dudakların gölgesiteslim olmuş şehirlerin izbe damarlarımdaki kılıçlarla dansıydı zaman aldım başımı gittimbir yanımda metropolöbür yanımda şehirlere özgürlüğü içiren yurtsuz dağlar vardıne kadar …

Devamını oku

Yalnızım

Heyhat doğu batı güneşinden ayrı ve yalnızımO ay yüzlüden sonra tarümar olmuş mülküm,karanlıkta kalmışım İçmem kevser suyunu onun dudaklarından sonra istememDünya yarısını o gümüş gögüslüden sonra Şayet mahşerde görmeyeceğimi bilsem dilberiCenneti ne yapayım başına yağdırırım külleri Yazık,yüzlerce kez ela gözlü terk edip gittiAhlar,figanlarım geleğin çarkıyla eşleşip gitti Serzenişlerimden melekler ve insanlar oldular acizBurmalı zülüfler sonrası …

Devamını oku

Günlük Hayat

Henüz gemisine tayfa yazılmadım, ama Ölümle, kızışarak devam ediyor, ‘Birlikte çalışma’ koşulları hakkında Yürüttüğümüz sıkı müzakereler. Şu sıralar, sabahın erken saatlerinden Öğlene kadar, yazıp çizerek, Onunla geçirilecek Ucu bucağı bilinmeyen bir gelecek için Mumyalamakla meşgulüm, Kendi ellerimle, Beni ben yapan şeyleri, Yaşadıklarımı, hissettiklerimi, Düşündüklerimi, Yaptığım icatları, bulduğum formülleri, Makamları, melodileri… Öğleden sonraları da, Hem kendi …

Devamını oku

Yaz Fotoğrafları

1 sevgilim beni geçmiş yazlara salılık yaz akşamlarınadenizin ve göğün ritmine saldalganın ve günün beyazına.sen de kıyısında kal dalgalarıngülümse. sevgilim beni geçmiş yazlara salküçük ve kırık aşklaralimanların plonje çekilmiş fotoğraflarına salaylaz çiçeklerine evlerin, bakımsız sokaklarına.sen de bir ucunda kal balkonlarıngülümse. sevgilim beni geçmiş yazlara saluzun mendireklere, akşamın alacasınayorgun dönülen pansiyon odalarına salsen de kapı aralığında …

Devamını oku

Kırılgan

Ürktün oğlum, huylandın hep, az mı kışkırtıldın yalnızlığadaha kirpiklerin kırpışmadan doluşan anılar da bıraksın istedin senibir kör kadar sabırlı olamadın, alaycı hiçyazık ki sağırlar kadar alıngandınBir çift göz gezinse gözlerinin karanlığındaçalınmış buluyordun yoklandığında kalbiniKalbin! ayaklanan bir sığırcık sürüsü kadar gürdü kalbinKalbin! onu yeniden tanımla, unuttuklarınlasüt kutusunun yaldızından sızdırdığın ışıkla okuduğun mülkiyetin kökenionu koru diyordu sana …

Devamını oku

Bir Kokudur Bazen

Bir kokudur bazen geçer uzak ve yabancıBilinmez nerden gelip ulaştığı bize… Ve bulanık bir gün canlanır birdenbire Kim bilir kaç zaman önce yaşadığımız.Şimdi yıkık bir merdivenin basamaklarını Bir vakitler hüzünle tırmanır gibiyizdir.Ve paslı ekseni üzerinde yavaş yavaş dönerek Gıcırdaya gıcırdaya açılır eski kapı.Birbirinden karanlıktır önümüze serilen odalarVe taban korkuyla inler derinden derine,Çıtırdar duvarlarda çürüyen kaplamalar …

Devamını oku

Gökkuşağından Darağacı

Şimdi’nin bedeni yok,Yontuyor geçmiş bilgisiylegelecek belki olur diye taşı,taşını kokluyoryontu dağılıyor… Şimdi’si yitikbundan boyuyorboyuyor evine aldığıağacın üzerine tüneyipduvarını, tavanını, geçmişive geleceği ve her yanını;dal kırılıyor… Şimdi’si yitikdiziyor diziyor notalarını,göğe ışık üzerine boncuklarını,ucuza getiriyor varlığınısonsuzun sessizliğiylesonlunun gürültüsü arasında,O bitirince kıyısında gezindiğiyol çöküyor… Şimdi’si yitikbundan yazıyoryazıyor enine boyunaiçini ve dışını ve yerive göğü ve suyu,bindiği kadırgao inince …

Devamını oku