Kategori: Şiir

Ölürken

Ölmek, susuz tarlakuşları gibiılgımda Ya da konduğu ilk daldadenizler aşan bıldırcın gibiartık uçmayıözlemediğinden Ama yaşamamakkör bir ispinoz gibiacılar içinde Giuseppe Ungaretti

Unutun O Kadını

Hemen hemen gerçekAma tam da gerçek olmayan aşktaNe varsa kötüdür, günahkardırVe biraz sevenHer yürekHacizlidir şeytana Ben sevdimSevdiğimi sandım belki deTürlü türlüAşk mıydı, neydi bu?En iyisini alıkoymak, gerisini boşlamakVe buyur etmek şeytanı, öyle mi? Ah gerçek sevgililerVe “en iyileri” yalnızca daha iyi olanÖtekilerKulak verin öğüdümeKaçının uzlaşmaktanUnutun o erkeği, unutun o kadını. Stevie Smith

Eğer bir kalbi korursam kırılmaktan

VI Eğer bir kalbi korursam kırılmaktanVe el verdiğimde diğer kederi kovarsamBeyhude demle geçti demem ömreYa da keskin acıyı serinlettiğimdeYa da bitkin nar bülbülüne Nefes verirsem yuvaya dönüşündeBeyhude demle geçti demem ömre Emily DickinsonÇeviren: Bilen Kale

tuhaf bir yaratıktır geçmiş

tuhaf bir yaratıktır geçmiş,yüzleşmek onunlabir esrimeyle ödüllendirilir,ya da bir utançla silahsız çıkan varsa karşısınaemrederim ona, kaç!küflü cephanesi hâlâkarşılık verebilir! Emily Dickinson

Sevgilim Meltemdir Söyleyen

Sevgilim, meltemdir söyleyenfırsatının bembeyazlığını…Gözlerim seni görmeyecek;bekliyor seni yüreğim! Rüzgâr getirdi banaadını sabah alacasında;dağ tekrarlıyorayak seslerinin yankısını…Gözlerim seni görmeyecek;bekliyor seni yüreğim! Kuytu çan kulelerindealabildiğine çalıyor çanlar…Gözlerim seni görmeyecek;bekliyor seni yüreğim! Çekiç seslerianlatıyor tabutun kasvetini;küreğin sesi demezar yerini…Gözlerim seni görmeyecek;bekliyor seni yüreğim! Antonio Machado

Yine zevrak-ı derûnum kırılıp kenâra düştü

Yine zevrâk-ı derûnum kırılıp kenâra düştüDayanır mı şîşedir bu reh-i seng-sâra düştü O zaman ki bezm-i canda bölüşüldü kâle-i kâmBize hisse-i mahabbet dil-i pâre pâre düştü Gehi zûr-i serde desti geh ayağı koltuğundaDüşe kalka haste-i gam der-i lûtf-i yâre düştü Erişip bahâra bülbül yenilendi sohbet-i gülYine nevbet-i tahammül dil-i bî-karâra düştü Süzülüp o çeşm-i âhû …

Devamını oku

Tomris Uyar İçin Bir Şiir Kurma Çalışması

seni sonsuz biçiminde buldum o biçimi almıştınsandviçlerle, kötü şehirle, terle başbaşa kalmıştın yürüdü üstüne herkesin neonu, herkesin babaannesiherkesin en eski olan kökü, en eski hanesi yeşili bozup suya çevirdin, akşamı sonsuz uzattınne buldunsa o akşama uygun, ne buldunsa ona kattın perdeler uzundu, rüzgar kısa, masalar üç bacaklımasalar dört bacaklı, rüzgarlar uzun, perdeleri kısalttın sen bir …

Devamını oku

Gemi Gemi

ormanın uğultusu eşittir kentin uğultusunabelki fazladır bile kentin şusuna busuna herkes silâhını aldı geldi bir alana oturduketrafta yangınlar ve kötü tütün kokuları sıra sıra eğri bıyıklar eğreti bıyıklar saf saf oldularevet dediler bir sakalın taptaze namusuna etrafta yangınlar yeni bir dünya gibibir tüfek ağlayan bir çocuktu arasıra — bir çocuk neden ağlar, açlıktanbir çocuk, bir …

Devamını oku

Bir Günün Sonunda Arzu

Yorgun gözümün halkalarındaGüller gibi fecr oldu nümâyân,Güller gibi… sonsuz iri güller,Güller ki kamıştan daha nâlân,Gün doğdu yazık arkalarında! Altın kulelerden yine kuşlarTekrârını ömrün eder i’lân,Kuşlar mıdır onlar ki her akşamAlemlerimizden sefer eyler?.. Akşam, yine akşam, yine akşam,Bir sırma kemerdir suya baksam,Akşam, yine akşam, yine akşam,Göllerde bu dem bir kamış olsam! Ahmet Haşim

makas

baksular çekildi.hep hatırlatır ya sahipliğiniişte öylekapatıp, türbanladı tanrıdenizini.kumları oyalayankir içinde, birkaç çocuk ayağı şimdi. bende kemikleşen babamınmezarını bilmemama bir çocuğu kemirenya bir babadır hepya da yokluğu. bakavuçlarının içindeki raylardan çıkıyorçok yüklediğimiz trenbelki boynunu kurtarıyoruztrenlerin makaslandığı yerlerdeilk defadoğru raylara uzanmış bir kadının.ama bu kez dekargaşa ve ceset oluyorsenin ekseninde.biliyorumbir aşkın üstüne yakışacak ağız tadı değilakşamları acıya …

Devamını oku