Kategori: Şiir

Sone XX

İki türlü acı var, biri güncelden doğarAcıdır günbegün kararan gazete haberleri;İnsanı çözümsüzlüğün acziyle boğar.İçine kanatır sessizce umurlu yürekleri.Bu acı her zaman umut taşır yedeğinde.Tutunur var gücüyle zamanın akışına.İkincisi nakıştır duygunun gergefinde,Kök salmış özümüzün karmaşık kumaşına.İnsanın önüne geçilmez o kavrama isteği,Acıya dönüşür doğanın dipsiz giziyle.Hem odur hem de değil bir kuşun teleği,İşleviyle çakışan kusursuz biçimiyle. Hiçbir …

Devamını oku

Sisle Örtülü Yollar

Gecenin SahibiAğustos böceğinin yüreğineİndiriyor sırrınıVe ağustos böceğiSesine ardıç ağacının Bilgeliğini katıpAteşten cümlelerleTanrı’nın sözlerini öğretiyorÖteki böceklere Sessiz ve uzun hıçkırıklarSessiz ve uzun Yıldızların kristal hıçkırıklarıBöceklerin mahzun Ağustos böceği, sesine yıldızlarınParıltısını katıpTanrı’nın yollarını gösteriyorYolunu kaybedenlere Sisle örtülü yolları O’nunYanından geçip gidenDipsiz uçurumların Sisle örtülü yollarSisle örtülü her şeySisle örtülü ruhum. Cahit Koytak

99. Sone

Erken açan menekşeyi payladım şöyle diyerek:“Tatlı hırsız, nerden çaldın o güzel kokuyu öyle,“Aşkımın soluğundan mı? Çekip almış olsan gerek“Yumuşak yanağındaki o allığı, görkemiyle,Beyaz zambak benden zılgıt yedi eli senden diye,Fesleğen de, koncasını senden çalmış ya, ondan.Güller, dikenler üstünde kapılmıştı ürpertiye:Biri, alı al utançtan, öteki apak, kahrından;Üçüncüsü ne al, ne ak, her birinden nemalanmış,Aşırdıklarına bir de …

Devamını oku

Yeminler Ediyor

Yemin ediyor daha temiz bir yaşam kuracağına.Ama gelince gece kendi öğütleriyle,uzlaşmalarıyla, sözleşmeleriyle;gövdenin diriliğini de getirince gecetitreyerek arzudan gerisin geri dönüyorbitkin ve yeni aynı ölümcül eğlencelere. KavafisÇeviri: Barış Pirhasan

İstanbul Ağrısı

kanatları parça parça bu ağustos geceleriyıldızlar kaynarkenşangır şungur ayaklarımın dibine dökülen seneğer yine istanbul’sanyine kan köpüklü cehennem sarmaşıkları büyüteceğimpançak pançak şiirler tüküreceğimdemek yine benlimandaki direkler ormanında bütün bandıralar ayaklanıyor kapı önlerinde boyunlarını bükmüş tek tek kafiyeleryahudi sokaklarını aydınlatan telaviv şarkılarımavi asfaltlara çökmüşdiz bağlıyoreğer sen yine istanbul’sankirli dudaklarını bulut bulut dudaklarıma uzatansirkeci garı’nda tren çığlıklarıyle bıçaklanıpintihar …

Devamını oku

Kuğu Ezgisi

Kuğuların ölüm öncesi ezgileri şiirlerim,Yalpalayan hayatımın kara çarşaflıbekçi gizleri. Ne zamandır ertelediğim her acı,Çıt çıkarıyor artık, başlıyor yeni bir ezgi,-bu şiir –Sendelerken yaşamım ve bilinmez yönlerim,Dost kalmak zorunda bana vesizlere! Çünkü saldırgan olandan kopmuştur o,uykusunu bölen derin arzudan.Büyüsünü bir içtenlikten alırsaKendi saf şiddetini yaşar artık,-bu şiir –Kuramadığım güzelliklerin sessiz görünümü,ulaşılamayanın boyun eğen yansısı,Sevda ile seslenir …

Devamını oku

Dicle Üstü Ay Bulanık

14. Bir Kardeş Mavi Canı cehenneme rahat uyuyanınKapısını örtenin perdesini çekenin.Yüreği yalnız kendiyle doluDuvarları ancak çarpınca görenin.Canı cehenneme başkasının yangınıylaEvini ısıtıp yemeğini pişirenin.Bahçesine dek gelen alevleriŞehrayin sanan aptalınCanı cehenneme, camlarındaParçalanmış cesetler uçarkenBir iğdiş incelikle çiçekleri sulayanın.Mutfakla yatak odası arasındaÇarşılarla gövdesi bencillikle hırsıYılgınlıkla yenilgi arasındaDünyayı tüketenin canı cehenneme… Orada dağlar birer mezarlıkBulutlar kan salkımı sular toprakta …

Devamını oku

Ömrüm Gölgelendi

İncecik bir su gibi aktı ömrümEllerimin arasından gözlerimin önündenAktı aktı eksildi.. ‘Canı tene taşıyan’ ne varsaYaşama sevinci adınaDüş gibi gülüş gibi aydınlıkYazdan ılık yelden hafif yumuşakBir acemi öpüş gibi buluttan akNe varsa bir birTadı mutluluğa benzerAkıp gitti akan ömrümle beraberDüşlerimin ardından gerçeğimin önünden Rengi sulara kendi dağlaraHüznü bir incecik sızı olup akşamlaraDüşen bir gün gibi …

Devamını oku

Aşkı Ayrılıkla Emzire Emzire

Sonra tuttum uzun bir yalnızlığa çıktımArdımda dudaklarından keder gülleri bırakarak.Kirpiklerin kırıla kırıla bitmişti çoktanYüzünse doygun bir aşkın soğukluğundaydı nicedir.Güneşin iyimserliğini otobüs terminalleriyle silerekGeçtim yolların ve kalabalığın inciten uzaklığından.Ayın çırpınışı yetmiyordu gecenin büyüklüğüneYol kenarındaki evlere paylaştırdım ışığınıÖmürlerinin dışına çıkmayanlar sevinsin diye birazcık. Herkesin her şeyi kolayca konuştuğuArkasını döner dönmez unuttuğu zamanlardı.Bütün güneşler, içinde doğup içinde batan …

Devamını oku

Kuş Koysunlar Yoluna

Bir karga bir kediyi öldüresiye bir oyuna davet ediyordu. Hep böyle mi bu?Bir şeyden kaçıyorum bir şeyden, kendimi bulamıyorum dönüp gelip kendime yerleşemiyorum,kendimi bir yer edinemiyorum, kendime bir yer.’.. Kafatasımın içini, bir küçük huzur adınaaynalarla kaplattım, ölü ben’im kendini izlesin her yandan, o tuhaf sır içinden! Paniğini kukla yapmışhasta bir çocuğum ben. Oyuncağı panik olan …

Devamını oku