1) bazen ne bir sözne bir sesne de bir başka şeyşenlendirir gönlümü 2) pencere, pençesindedir gününpencere, pençesindedir güneşinahyetmez gücüm! 3) dinleferyat ediyor kalbimde biri…duyuyor musun? 4) başıboş sözcüklerim benim!konuşmayın hep bir ağızdan,tek tek… 5) oradan oraya taşınmaktan yorgun kalbimdinleniyorkendinde 6) ceplerimrengarenk seslerle doluaç avucunu…! Ketayun AmuzegarÇeviri:M. Bülent Kılıç
Kategori: Şiir
Şub 23
Mülkiyet
Biliyorum ki ben,Ruhumdan akıp gelmek isteyen düşüncelerdışında,Hiçbir şeye sahip değilim.Biliyorum ki ben,Tatlı bir sevgiyi, küçük bir sevinci tattığımanlar dışında,Hiçbir şeye sahip değilim. Johann Wolfgang von Goethe
Şub 23
Tik Tak
Ne kadar aradıysamsuyunda bulamadım tak’ları zaman denilen kuyunun yüzümde bu yüzden yalnızca tik’lerini taşırım çocukluğumun Yarısını tuttum çocuk doktoru olmamı isteyen anneme hasta yatağında verdiğim sözün doktor olamadım ama çocuk kaldım İki çocuk rahatlıkla oturduğumuz kapının eşiğine kendi başıma zor sığıyorum bugün büyüdükçe insan yalnız mı kalıyor ne ? Sunay Akın
Şub 23
Beceriksiz
Kabuğunu koparmadanne bir elmayı soyabildim ne de iyileştirebildim bir yaramı ama karşıma çıkınca kızmadım hiç elma kurduna bendim çünkü bıçağı saplayan onun yurduna Şair diyorlar benim için bilmiyorum oysa her şiire konmalı mı uyak her yere nedense konamıyor tayyare hay dilimi arı türkçe soksun; uçak Kaptan olmak isterdim aynanın karşısında eski bir sinema yıldızı gibi …
Şub 23
Avarelik Yılları
Sen miydin, Tanrım, o kerem sahibi,Bir öğün yemek, bir testi şarap Ve bir gecelik barınak için Kapını çaldığımda Hizmetçilerine “Evde yok!” dedirten? Sen miydin, Lordum, Aklın taş gemisiyle ruhun çölünde Kalbim forsada kürek çekerken Gökçe krallığının tepelerinden Biraz kekik kokusu, Biraz serinlik istediğimde, Rüzgarın yalazlı dudağına “Evde yok!” dedirten? Sen miydin, Efendimiz, Sen miydin, şairlerin, …
Şub 23
Hüzün Denizi
Günlerin atınaBindimAcılarımla beraber yolcuyum Aşk rüzgârıKalbimin tellerineVuruncaIstıraplar yağdıTıpkı son demlerini yaşayan sonbahar gibi Sıcaklığı bulutlardanİstiyorumVe yıldızlarla tutuşuyorum Ben ve acılarımYolcuyuzUzaklaşıyoruzVe hüzün denizindeYüzüyoruz Jana SeydaKürtçe’den çeviren: Metin Aksoy
Şub 23
Son Gül
Avni’ye İşte son gül soluyorGizli ve kinli ellerYaprakları yoluyorÇiçeklerle beraber. Ağaçlardan süzülenBir asabî uğultu,Bahs ederek hüzünden,Yaralıyor sükûtu. Gösteriyor her bakışBir ürperme, bir korku;Her yüreğe uğramışSanki hicrânın oku. Sonbahârın zehrindenGönlüm hisse alıyor;Titre, ruhum! derinden:İşte son gül soluyor. Nurullah Ataç
Şub 23
Keçiyi Yardan
keçiyi yardan uçuranbir tutam otturgözümün önüne geliyor keçihala cıvıl cıvıl gözlerinin içiağzında ecel yeşilikörpe ıslakezilmiş yırtılmış bir çift yaprakuçurumun dibinde incecik bir sutatlı mı tatlı, duru mu duruaçmış kocaman gözlerini düşünür sucanlıyken ne kadar hafifti keçişimdi ne kadar ağır Bedri Rahmi Eyüboğlu
Şub 23
Kavalım
Şirin kavalımSabahın seherindeVe günün batımındaYalnızların arkadaşıÇoban ve aşıkların yoldaşısın.Sesin üzgünlerin yüreğindeki gözyaşıAyrılmışların selamıAşıkların ağlama ve feryatlarınıBana hatırlatan sensinKavalım sensinTerk edilmişlerin içindeki gamları bitiren. Kavalımın sesiDağ ve yüksek yaylalar Gül ve reyhanlarla çevrilmiş pınarlarMağaraların derinliği ve uçurumların başıDinleyenlerindir.Ve batı rüzgarının esintisiAğaçların yaprakları arasında dolaştırır seniKavalım gel Biz bu dağlardan doruklara yükselelimGüçlü rüzgarlara komşu olalımUğultularının arkadaşları olalımSisli …
Şub 23
O Yılın
… Ve kıyısında bekliyorum ben onun, bir lezzet yıldızıyla kemirilmiş olarak … O kadının olacağını ben, ki anlamaz sözleri, erkeğin olmayan sözleri. S.J. Perse – Etroits sont les vaisseaux O yılın İlk gününe kadar o yılın Ocakta ilk gününe kadar o yılın Ey yontulmuş tümceler bir kalem gibi ey yongalar Yongaları bitmez tükenmez düşüncemin Başlaması …