Kategori: Şiir

Işığın Örümcek Ağı

Işığın örümcek ağı içindeyim şimdi.İnsanlar saçlarının bütün gölgeleriyleışığa, soluk mavi havaya, ekmeğeve Elbruz’un doruğundaki kara hasretler. Ve kimseler yok bana yol gösterecek.Tek başıma neyi arayabilirim?Gözyaşı döken bu parlak taşlarbizim dağlardan değil. İnsanlar kendi gizleri olacakve onları sonsuza dek uyanık tutupsoluğunun parlak saçlı dalgasında yıkayacakşiire hasretler. Osip Mandelstam

Hâlâ Yaşıyorsun

Hâlâ yaşıyorsun, yalnız değilsin daha –o hâlâ yanında, bomboş elleriyleve bir sevinç ulaşıyor ikinize degeniş ovalardan, sislerin, açlığın,uçuşan karların içinden. Zengin yoksulluk, görkemli züğürtlük!Rahat yaşa böylece, huzur içinde.Kutsanmış günler bunlar, kutsanmış gecelerve emeğin şakıyan erinci, günahsız. Ne yazık o insan ki, kaçar gölgesindekiköpekten ve dizlerini rüzgâr biçer,ve ne yoksuldur o insan ki,hayatın paçavrasıyla bir gölgeye …

Devamını oku

Gazino

Mutluluğu hesaplamayı sevmiyorum,ruhsuz bir leke olabiliyor bazen doğa.Çok içmedim, niyetliyim sadeceince bir hayatın bütün ince renklerini yaşamaya Rüzgâr kıllı, pürüzlü bir bulutu sürüklüyor,bir çapa salınıyor denizin dibineve yumuşak bir yelkencesine asılmış ruhumsallanıyor bu kahredici uçurumda. Ama seviyorum bu gazinoyu, kumul gibi, uzakları seyrediyorum buğulu pencereden,ince bir ışık demeti düşüyor buruşukmasa örtüsüne, Sonra yeşil sular içindeyim,sonra …

Devamını oku

İç Sıkıntısı

İç sıkıntısıiç sıkıntısı mirasımdır benim.boğazımda yara,dünyalı yüreğimde çığlıktırve gecenin sert elindekalınlaşıyor bir köpük bulutve dikleşiyor ormanlar ve sarp, çorakyükseklikler göğün güçsüztavanına doğru.Her şey buruk olduğu içintaş olduğu içinkara ve duyarlığını yitirmiş! El yordamıyla tur atıyorum bu karanlık odadaParmaklarımın arasında kayanıncanlı sırtını duyuyorum.Bulutların buzlu parçalarına doğrukalkmış ellerimin derisini yüzüyorum. Parmaklarımdan söktüğüm tırnaklarım,derisini yüzdüğüm yaralı ellerim,acılara, dağlara, …

Devamını oku

Dalgınlık

Bir pencere açıldı kitabımın sayfasındaEl sallayarak sen göründün,Satırlar takım takım evinin önündeNe güzel bu küçük askerler…Fakat kayboluyorsun penceredenŞimdi ağlıyor bütün harfler… Sonra birden beliriyorsunElinde nakışlı mendilin, gülümsüyorsunVe başlıyorsun konuşmağaSesin ağlamaklı,Sesin yumuşak,Anlattıklarına karışıyor kitabın anlattıkları.. Nahit Ulvi Akgün

Bir Mektup Geldi

Bir mektup geldi ihtiyar anamdanİçinde kargacık burgacık harflerHasattan bahsediyordu, yaz hasadından,Firenk üzümlerinden, kiraz ağaçlarından. Kelimeler ardardına dizilmişlerdiArdında çiçekler ve ekinlerVe sonra geliyordu her şeye hükmedenin adıYıllar yılı boyunca. Sinmişti, bir Pazar gününün huzurundaYazılan bu mektubaEve giden küçük yolun kokusu,Lâvantalar ve akşam duası. Gece gündüz demeden, yorulmadan bıkmadanUlaşmıştı uzakların uzağında yaşayan banaBildirerek geldiğini kuşlar misaliBütün bir …

Devamını oku

Zambaklı Padişah

Ne zaman elleri zambaklı padişah olursamSana uzun heceli bir kent vereceğimGirilince kapıları yitecek ve boş!Azizim, güzel atlar güzel şiirler gibidirlerÖldükten sonra da tersine yarışırlar, vesselam! IEy imece ile başsız gömülecek dervişSen kendin o zamandan değilsinYa bu hikayeyi nereden bilirsin?Ey ustalıkla taşaronluğu birbirine karıştıran veYaşayan okur!Sen yabancı değilsin bense bir fakir derviş. IIVe bir derviş … …

Devamını oku

Başım Eğik Dilim Kapalı Gözler

Asrımızın zarif düşünceli gençlerinden biriKederli elini Temiz alnına koyarken fikretmek için Çocukların susması Kuşların ve kedilerin uzaklaşması Haritaları üzerine bezlerin atılması Lambaların kısılması Kadınların bir vakit konuşmadan Yaşaması gerekebilir Ve açılabilir görüntümüz Sahnemiz perdemiz: Hergün bir miktar kros boksit asit Ve arenamız Dokuzyüz milyon müslüman rüyalarını hatırlamadan uyanabilir Baş efendimiz Görüntümüz Sahnemiz Perdemiz Eğer dualanmasaydı …

Devamını oku

Viva Celevbato

bu gece ne bir yıldız, ne ay var yaşlı gecedehüzne yer yok yüreğimizde hüzne yer yoknasıl olsa kıramazlar filizlerinimutluluk pınarından kaynaklanan sevgimizinçabuk gelir geçer yaz yağmurlarıbu gece ne bir yıldız ne ay var yaslı gecedeyine de hüzne yer yok yüreğimizde A.KADİR

Dağ Başında

Beni bir dağ başında böyle yapayalnız kodular, rüzgarlara, kuşlara, bulutlara yakın, senin etinden, tırnağından ayrı, senin kokundan uzak. Benim güzelim, benim ceylan bakışlım, benim kafamın ateşi, yüreğimdeki. Mümkün mü şu anda rüzgar olmak, kuş olmak, şu anda üç dört portakal almak, getirmek sana, sana tuzlu badem, kabak çekirdeği. Şu anda hiçbir şey mümkün değil. Şu …

Devamını oku