bilinmezliğiyle bildiğim bilinmeze… kadın ironiyi seviyor, adam incinmeyiher şeyi ucuza harcıyor kelebek ömürlü zamanadam kadının gülüşünü üflüyor mumdan kalbinin ateşine gamzesinin izi hala duruyor gözbebeklerinde simsiyah bir rüzgâr geçiyor içindeki boşluktanadam acı dumanı içine gömüyorçocuksu bir alınganlık okşuyor yanağınıkirpiklerine misafir …
Kategori: Şiir
Şub 23
ilham yiter ve solar gül
ilham yiter ve solar gül;kalp su alan bir sandaldır işte.. ne kadar görkemli de olsabir yanardağ olur ten; hüzne ve aşka mütercim..beni yollara düşmekten alıkoyacak nedir;bana bir yanardağa dönüşen arzuyu tercüme edecek kim? Kenan Çağan
Şub 23
Alınyazısı Saati (İstanbul)
Yeryüzüne ayı indir o bir şehir olsun Yaklaştıkça büyüyenAyrıntıları setleri bahçeleriYumuşak çizgileriyle ortaya çıkanİşte ben o şehri yaşadım yıllarcaİstanbulda parça parçaÇeşmelerinde ayı yaşadımServilerinde ayla birlik bölündümAyla birlik yaralandımİstanbul mezarlıklarını aydınlatan aylaSoludum bölük bölük ahiretinKeskin çizgili özgürlüğünüKanlı canlı özgürlüğünü ay kesmesiİçtim sıcak bir yaz günü içilen buz gibi bir vişne şurubu benzeriKutsallığın ballı biberli çilekli çile …
Şub 23
Yarım Kalan Bir Mevsim
Hazal’aHangi kente sığınsamÇarcıradır bütün meydanlar,Ferman verilir, mahkemeler kurulurSorgulanır tenim, kırılır kalem,Yitirir hükmünü merhametVe ölüm kusar bütün insanlar üstüme… Hangi limana sığınsam,Kabarır suları denizlerin.Korsanlar çevirir dört yanımıEsir düşerim, düşlerim prangalanır.Bağı, sökülür bir hayatın…Boğar beni arsız dalgalar,Bir tek boğazımda kalırİnsanların parmak izleri… Hangi iklime sığınsam,Dökülür yaprakları akasyaların,Neşter vurulur baharaKan kaybeder gelincikler…Solar papatya kokusuz kalır tenimVe soluksuz kalır …
Şub 23
İncelikle Sevdiler Birbirlerini Uzun Zaman
İncelikle sevdiler birbirlerini uzun zamanDerin bir tasayla, çılgınca, isyancı bir tutkuyla!Kaçınıyorlardı itiraftan ve karşılaşmaktan,Düşman gibi; boştu ve soğuktu konuşmaları da. Suskun ve gururlu bir acı içinde ayrıldılar,Bazen ve ancak düşte gördüler yitik sevgiliyi.Öldüler sonunda, mezar ötesinde buluştular…Fakat orada da tanımadılar birbirlerini. Mihail Lermontov Çeviri : Ataol Behramoğlu
Şub 23
Ayrılış
Bir son öpüştü rıhtımdakaldı ardımda. Akıntıdan yana, denizlere yolun gidiyorsun bir kırmızı, bir yeşil ışıktır uzaklaşır. Wolfgang BorchertÇeviren : Behçet Necatigil
Şub 23
Son
Bu sözcükleri kanımla yarattım,Evet, acılarımla yarattım bu sözcükleri!Anlıyorum sizi dostlar, her şeyi anlıyorum.Benim olmayan sözcükler girdi araya,Anlıyorum sizi dostlar!Havalanmak istiyormuşum gibiKuşların kanatları, bütün kanatlarİmdadıma yetişti,İşte benim olmayan bu sözcüklerRuhumun bu karanlık esrikliğini kurtarmaya geldi.Şafak,Sıkıntı düğümlerini boğazımda hiçBu kadar sıkmadı sanki.Yine deKanımla yarattım, evet, acılarımlaBu sözcükleri. Yarattım onları!Neşe için sözcükler yarattımAlev alev bir taçken yüreğim;Çivileyen acının …
Şub 23
Yol
Bir gün bile uzak olma gün uzunGün uzun anlatamayacağım kadarTrenler bir yerlerde uyuduğundaİnsanlar garlarda nasıl beklerse, öyle beklerim seni Bir saat bile gitme gidersen uykusuzlukDamla damla birikir o saatteVe bir evi arayan bütün dumanYitik yüreğimi öldürmeye gelir belki de Kırılmasın kumun üstünde görüntünGöz kapakların bensiz uçmasınBir dakika bile gitme sevdiğim Bir an bile uzaklaşsanDünyayı dolaşırım …
Şub 23
Somut Şiiri
Şiir bir emekçidirHep güzel şeyler üretirBir yerde rastlarsan onaGir koluna bize getir Halim Şefik Güzelson
Şub 23
şizofren
kuzum bir akıl hastasıyım ben hem de en güzelinden şizofren yaprakların rüzgarla sevişirken çıkardığı sesleri çığlık bilmem her bakıştan kamyonlar yüklü anlamlar çıkarmam bu yüzden ve seccadem burnumdan öperken ben yatağımda bulunurum sayıklarken tırnaklarım kenarlarına kadar çıplak parmaklarım toğrağa kök besleyen bir çocuk yaşarken mumyalanmak gibi bazen çarpan bir kalbim varken hala üstüme çöreklenen şizofren …
