Yosma bir İstanbul akşamı gibiyim.Dudaklarımda kiraz tadı yaşamanınMavinin denize kestiği,tuza bulandığı yerden gözleriminuykusuz bir Ada vapuru geçmişBir martı geçmiş peşisıra gökyüzünü yırtıp,Kanatlarında ay rengi düşlemeler.. Yosma bir İstanbul akşamı gibiyim.Ellerim ceplerimde yürürümen eski Arnavut kaldırımını.Ne gün batar yüreğimde,ne gözüm yaşarır dosta, acıların ötesindeAyrı kıtaların kavakları el sallaşır,fenerler göz kırpar ya birbirine;öyle düşlerim iki insanı, engellemesiz.. …
Kategori: Şiir
Şub 23
İstanbul
Benden öncede sana aşık olanlar vardıBenden sonrada oldular.Ne aşklar yaşandı sende,Ne aşklar son buldu yine sende.Hiçbir güzel senin kadar sevdiremedi kendini,Hiçbir sevgili unutturamadı seni.Rüzgarın birbaşka eser akşamlarında Sonbahar bir başka sarıdır yapraklarında Yedi tepen gelinlik giyer kışlarında Çiçekler erken açar erik ağaçlarındaYazı yaşayamaz olsamda kıyılarındaSen benim ilk ve son aşkımsın İSTANBUL. Ender Şahin
Şub 23
İstanbul
Sevgisi içimde yaşayıp duranNazlı güzellerin şirin İstanbulHayali kafamda hükümdar sürenGörmez gözlerime görün İstanbul Ortasında deniz kenarlar karaBu dünyada cennet olmuş kullaraMehtapta sandallar ne hoş manzaraSahildir yayladır yerin İstanbul Gemilerin gelir peşi peşineŞöhretin yayılmış hudut dışınaAyrı bir güzellik başlı başınaSevgi muhabbetin derin İstanbul Fatih Mehmet Sultan temeli kurduOndan sonra oldu Türklerin yurduEdirne’den gelen o büyük orduAyyıldız …
Şub 23
Hayal Şehir
Git bu mevsimde, gurub vakti, Cihangir’den bak!Bir zaman kendini karşındaki rüyaya bırak! Başkadır çünkü bu akşam bütün akşamlardan;Güneşin vehmi saraylar yaratır camlardan; O ilah isteyip eğlence hayalhanesine,Çevirir camları birden peri kasanesine. Som ateşten bu saraylarla bütün karşı yakaBenzer üç bin sene evvelki mutantan sarka. Mestolup içtiği altın şarabın zevkindenElde bir kırmızı kaseyle ufuktan çekilen Nice …
Şub 23
İstanbul’a Kar Yağıyordu
Yetmişdokuzun kışıydıSertti, soğuktuİstanbul’a kar yağıyorduKömür yanıyordu sobalardaGeceleri polisler, bekçiler oluyorduBir de biz oluyordukÖlümüne üşüyorduk ha,Yalan yok, polisler de üşüyorduOnaltı yaşındaydımHerşeyi bükecek bileğim vardıOnaltı yaşındaydımAslan gibi ortadaydımGündüzleri, okulda coğrafya defterimin arkasınaSenin için şiirlerGeceleri duvarlara ülkemi kurtarmak içinKahrolsun yazacak kadar adamdımOnaltı yaşındaydımNe senin haberin oluyordu şiirlerimdenNe de birileri kahroluyorduMahalle duvarlarına çiziktirdiğim harflerimdenOnaltı yaşındaydımYalan yokBen yazmaya böyle başladımCoğrafya …
Şub 23
İstanbul’dan
İşte kurşun kubbeler şehri İstanbul’dasınHavada kaçan bulutların hışırtısı Karaköy çarşısından geçen tramvayların camlarına yağmur yağıyor Yenicami Süleymaniye arkalarını kirli bir göğe vermişler Hiç kımıldamıyorlar Ayasofya elleriyle yüzünü kapamış bütün iştahıyla ağlıyor İnsanlar sokak sokak çarşı çarşı ev ev İnsanlar sırt sırta omuz omuza verip durmuşlar Boyunları bükük Yorgun asabi kederli kindar Yığın yığın olmuşlar hepsi …
Şub 23
İstanbul
Şimdi Çemberlitaş’ta bir evMiniminnacık öyle dururPenceresinde küçük bir kızSaadeti yüzünden okunur. Ötede kalabalık caddeDurmuş insanlar bakınırNe derseniz deyin işteHerkesin bir derdi vardır. İnsanı sıkar kalabalıkHele kızların bir tuhaf gülmesi!İçinizde bir şeyler uyanırGariplik yahut sevgi. Veya Köprü üstünde bir günGider dururken yolunuzaHiç görmediğiniz bir tazeGirivermiş kolunuza. Diyeceğim bir sıcak kadınDeli divane etmişse yakışanıİyice anlarsınız ondan sonraİstanbul’u, …