II aradan koskaca bir yıl geçti Uludere’de, şivanın koptuğu o yerde ve vicdanla uyumlu çarpan her yürekte, “Uludere, Uludere, Uludere!” deyince, melekler kanatlarını yırtarcasına dehşet içinde, göklere, düşlere, kutsal kitaplara, oralardaki mağaralara kaçışıyorlarsa hâlâ; “Uludere, Uludere, Uludere!” deyince, Uludere’de ve uzak yakın her Kürt evinde analar, içlerinde, tanımlanmaz bir yerden hayatın kendisi gibi tanımlanmaz bir …
Kategori: Şiir
Şub 23
Anneler ve Kudüsler
I Güz suları bizim şehrin önünden akar Kış savunması Bizim şehir üs öbür şehirlere Dakka şimdi bir doğu kamerası Ölümü çeken Geleceği parmakların bir bir gösterdi Yeşil bir harmani dizlerinde Çek denizi aradan And anıtları koy Eski çağ taşlarının üstüne Yeni çağ silahları üstüne Eylem öğlesi Gül kurularını birbirine bağladık Ekmeğimize bulaşan çağın hakkını Kitabı …
Şub 23
Söylenmeyen
Yaprak gizini fısıldadı binbir gece.Nasıl bir bilmeceydi uykusuzluğum?Kulaklarım uğultusuna eğilmişti sadece,-kıpırtısız- Hiçbir şeyin adı kalmamıştı:uçuyordu boşluğumuzda ne varsa.Yaprak beni yargıladı binbir gece.Suyun kıyısına geldim duymamaya.Adımın bir öyküye yetmediğini gördüm.Badem ağacına giysisini asıp giderkengördüm onu son kez, gizlice. Şerif Erginbay
Şub 23
Dallarımda Kar
Gün benim neyimdi, bilemeden geçti yıllar.Nice bulutlar süzülüp geçti yanağımdan,köklerimi yanıltmadı toprak;ah olmasaydı kabuğumdaki bu tanıklıklar. Gün benim neyimdi, şimdi dallarımda kar;içimde sakin bir hasret var. Yolda olduğumu bilirdim, yol benim ikizimdi;tohum ışırdı yapraklarımın arasından, yol bunu bilirdi.Kar gizlerimizi vururdu yüzümüze:aşk aydınlığındaydık o zamanlar. Dağa boy verdim, açtım kendimi;yan yana oluşumuza sevindim.Dilini anladım, dilimle çözüldüm;mevsimlerin …
Şub 23
Uludere Uludere
Mahir’e ve Merve Ceren’e “Bir ‘Uludere Destanı’ yok mu tezgâhta, ağbi?” diye soruyorlar e-mektuplarında bu iki dostum. Ve uyandırıyorlar, uyuyan közlerimi. Bir ‘Uludere Irmağı’, evet, neden olmasın? Allah’ın ırmaklarından biri, ‘Şiirin ve Cazın Irmakların’dan biri? Diye soruyorum ben de kendime Ve o otuz …
Şub 23
Yürek Sessizliği
Yağmur damlaları gözlerinin göllerinde derin ve sessiz mercan kayaları balıklar geçer uykularından Ben geçerim senin ıslak kayalarından kuğular geçer Bulutların aşkevi gümüş köprülerinden geçirir beni Uyanmak isteyemem tutup çekersin beni unutuşun saraylarında dudaklarında kışkırtıcı yanılsamalar Gün solar gece senin kollarında doğar boşlukta uçan tüy ürperir Sen yoksun düşlerdir kuran ışık akışı gövdemin pencerelerinden ne acı …
Şub 23
asıl aşk şimdi başladı
asıl aşk şimdi başladı alnıma bir çizgi daha düştükavga derinliğinde aşk serinliği kılıç yarası gittin de yanaklarımda leblerinin sıcaklığı ellerimde ellerinin gölgesi kaldı gözünde muştum gamzemde gülücüğün kaldı üzerimdeki aşk kanadının dört mevsimi yedi iklimiydin gittin de kadirşinas dillerim sende lâl ü mercan suskunluğun bende kaldı bir buluttan ağdın yağmurdun nehirlere katıldın -yolculuk hangi ummana- …
Şub 23
Adım Sonbahar
nasıl iş buher yanına çiçek yağmışerik ağacınınışık içinde yüzüyorneresinden baksangözlerin kamaşır oysa ben akşam olmuşumyapraklarım dökülüyorusul usuladım sonbahar Attila İLHAN
Şub 23
Su
Bir gün, bir uzun gün hep denize baktıkMiller ve ağırlıklar bittiGelip geçmeler bitti, gemilerinBeyaz ve kocaman gövdeleriGözün kahverengi suyuna geldik. Palamutlar yaktık, çalılar her zamanki gibiSüsledi bizi bu ufak değişiklikÇok ağır bir şeydi gün dörtgenleri üstümüze düşenAydınlıktan kopan aydınlıktan kesilenAğır mı ağırKaldık ne kadar kaldıksa böyleSonra gün diye bildiğimiz ne varsa akıtıldıDuvarlar, sarmaşıklar, evler akıtıldıGüneşler, …