‘ Sevdiğim şiirleri unuttum, sevdiğim şehirleri terk ettim ve sevdiğim şairler öldüler.Bilmediğim bir neden olmalı, burada olmam için… ‘ Notalarını kaybetmiş şarkılardan, dizeleri yitmiş şiirlerden geliyordum. Sesszliğimi alnına dayayıp, tehditler savurduğum çığlıklardan dönerken,bilincin altına hayati şantajlarla yatırılmış ölümlerin rahminden düş’tüm. Kanadım,kendi kanımı emdim,kanımı yüzünüze tükürürken dua diye okuduğum lânetlerdi.Gelmişinize, geçmişinize söverken, küfrüm Tanrı’mdı oku diyen; …
Kategori: Şiir
Şub 23
Naat
Seccaden kumlardı..Devirlerden, diyarlardanGelip, göklerde buluşan Ezanların vardı! . Mescit mümin, minber mümin… Taşardı kubbelerden tekbir, Dolardı kubbelere “amin”.. Ve mübarek geceler dualarımız; Geri gelmeyen dualardı… Geceler ki pırıl pırıl Kandillerin yanardı.. Kapına gelenler ya muhammed, – uzaktan, yakından – Mümin döndüler kapından… Besmele, ekmeğimizin bereketiydi, İki dünyada aziz ümmet; Muhammed ümmetiydi. Konsun –yine- pervazlara güvercinler, …
Şub 23
Uyku
Bana çiçek gönderme Bir kuş ağacı gönder Dallarında gezinsin Kül rengi güvercinler Konsunlar yastığıma Uyutmak için beni Sırtlarında kuş tüyü Gagalarında ninni Kaldırıp yatağımı Uçursunlar göklere Kendimi yıldızlarda Bulayım birdenbire Bana çiçek gönderme Bir kuş ağacı gönder Alnıma dokunanlar İyileşmiş desinler Ülkü Tamer
Şub 23
Çelişki
tehlikeye işarettir sınırda kalmakağ örülüdür göğüm bakılıncaparantezim ol kalbime ak gövdesinde üşüyen adamkardeşliğin uzun yakınıma durbahçen geniş girebilirimdoruklarım derindir yolcuykenzamanım bol ufkuma kan zarafetin sızdırıp serinliği içimene bir sonum ne de başlangıçkükreyiş ol tenimi şaşırtan şaşırt korkunç sularımıtaylar içimi deli koşuyoryarasalar koşuyor, kurbağalaraşka karşı duruyorevlilik resmi duvardagerginlik hissi ya dagitme hakkımı kullanıyorumitiraz çocukluğumdurvarlığını çelişkime sunan …
Şub 23
Karda İzler
Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün Bir uçurum kıyısında vursunlar beni ki dünya Uğuldayıp duran bir uçurum değil miydi zaten Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün Adımı yazıyorum kar üstüne ve ıslığını çığlık Gibi incelterek yetişiyor ardımdaki tipi bana Siliyor adımı bir dal kırarak çam ormanından Geçmişim kar sessizliğiyle özetleniyor artık Anılarım buz tutmuştur aşklarım …
Şub 23
Hoşça bak zâtına
Ey dil ey dil niye bu rütbede pür gâmsın senGerçi vîrâne isen genc-i mutalsamsın senSecde-fermâ-yi melek zât-ı mükerremsin senBildiğin gibi değil cümleden akvâmsın senRûhsun nefha-i Cibril ile tev’emsin senSırr-ı Hak’sın mesel-i İsi-i Meryem’sin sen Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin senMerdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen ***Merteben ayn-ı müsemmâdadır esmâ sanmaMerciin Hâlik-i eşyâdadır eşyâ sanmaGördüğün …
Şub 23
Agora Meyhanesi
Sana bu satırları Bir sonbahar gecesinin Felç olmuş köşesinden yazıyorum. Beşyüz mumluk ampullerin karanlığında Saatlerdir, boşalan kadehlere Şarkılarını dolduruyorum, Tabağımdaki her zeytin tanesine Simsiyah bakışlarını koyuyorum* Ve, kaldırıp kadehimi Bu rezilcesine yaşamların şerefine içiyorum: Burası Agora Meyhanesi Burda yaşar aşkların en madarası Ve en şahanesi Burda saçların her teline Bir galon içilir Sen, bu sekiz …
Şub 23
Sen Sen Sen
Bir dağbaşı yalnızlığı yaşıyorum yeniden.,Dağbaşı yalnızlığı ölümden beter. Hiç kimse aramasa sormasa beni Sen gelsen yeter.. Huzur ellerinin güzelliğidir. Gözlerin karşımda mutluluk denizi. Her sabah soframızda ekmeğimizi Sen bölsen yeter.. Yüreğim seninle yaylalar kadar serin Ne bir çizgi hasret, ne bir nokta gam Yayla dumanı gibi gözlerime her akşam Sen dolsan yeter.. Bende çaresizlik sonsuz …
Şub 23
Biliyor musun
biliyor musunaşk şiiri yazmaktan bıktımbir gün şöyle bir baktımyazdığım bütün şiirler öylebir sarsılma, nedir bubir otuz aşk şiiri dahakendimi hiç suçlamadım peki o zaman ben nedendereceler sokayım koltuğumun altınaateşim varsa zateney gözleri madençünkü aşk bir suçlamadırsonuna kadar yaşanmamışsabir bardak birada yeni bir denizve yağmureski bir denizde yeni bir adayaşanmamışsa sözgelimi Galata’dan Afrika’ya gidiyordumkorsanları kralları ve …
Şub 23
Senfoni
1. Allegro Gaiplerden bir ses geldi: Bu adam,Gezdirsin boşluğu ense kökünde!Ve uçtu tepeden birdenbire dam;Göğü bir çatlağın yardığı günde. Pencereye koştüm: Kızıl kıyamet!Dediklerin çıktı, ihtiyar bacı!Sonsuzluk, okuna bağlı bir tülbent.Nişan aldı bana göklerden avcı. Ateşten zehrini tattım bu okun,Bir anda kül etti can elmasımı.Sanki burnum, değdi burnuna (yok)un,Kustum, öz ağzımdan kafatasımı. Bir bardak su gibi …