Kategori: Şiir

Boynumda Kendi Ellerim…

Gözlerim çocukları yoksul bir ülke şimdiiçimin kızıllığınca gül ve yangın dalında unutulmuş bir üzüm tanesiyim belki belki bir söğüt dalının efil efil titreyen yaprağıyım uzak bir iklimde esip geçen rüzgarlara ağıt yakan bir gün çözüp bakışlarımı tel tel kirpiklerimden elif elif ağlayan gümüş saçlı bir anneye bağışlayacağım son kez ağlayacağım belki düşerken sevdanın eşiğine varsın …

Devamını oku

Ey Hayat Kucakla Beni…

Kalbimin kırıklarını toplayıp avuçlarımaçekip gitsem bu şehirden anılar incinir mi? üşür mü? dalında bir yaz çiçeği ve bilir mi? bir sevgiye karşılık yüreğini kanatanı bin ilmik atanı usuna çekilen her tetiğe karşılık kirpiklerinde baharını saklayan yaşlı bir çocuğum ben düşlerin yağmurunda ıslanmış gül izi ağlamak istediğim her sahilde bir martı ölür bir şiir vurur kıyılara …

Devamını oku

İstanbul Kışa Hazırlanıyor

Dün, Köprü’nün korkuluğuna dayadım elimiBuz gibiArtık denize bakmakSerinletmiyor içimiNe çare üşütüyor İşten çıkınca karanlık basıyorİnsanların hali daha telaşlıTaşıtlar daha çabuk geçiyorBöyle günler kısaldıkça sanıyorum kiKış daha çabuk geliyor Tophane’nin önündeOdun boşaltan kayıklar varSabahları gittikçe sis artıyorHerkesin dilinde aynı şeyOdun derdiKömür derdi Serseri bir çocukÜç aylık bir suç tasarlıyorNe güzel ağaçları denizi sevmeye başlamıştıkŞimdi olan bitene …

Devamını oku

seni düşünmek böyle birşey olsa gerek, istanbul.

seninle bir istanbul kentinde karşılaşmıştık, istanbul…sen o zamanlar konstantinopolis olduğunu henüz unutmuştun.ben seni daha terketmemiştim…terk etmek üzereydim…geri dönüşün olmadığını, geriye dönülemeyeceğini henüzbilmiyordumkarşıdan karşıya geçiyorduk.ben tam o anda karar verdim.yerleşiklik o an yitirildi.gerisi sürekli gel-git artık…dönmeye ve kaçmaya çalışarak hep.oysa sana dönemiyorum işte, istanbul.bütün dönüş biletlerimi saklıyordum,biliyordun ama kabul etmiyordun.dönüş yoktu, olamazdı, tıpkı gidişin olmadığı gibi. …

Devamını oku

Alıp Götüren Koku

Gözlerim kapalı, bir sonbahar akşamındaSıcak göğsünün kokusunu içime çeker Dalarım, gözlerimden mesut kıyılar geçer Hep aynı günün ateşi vurur sularına Sonra birden görünür, baygın, tembel bir ada Garip ağaçlar, hoş meyveler verir tabiat Erkeklerin biçimli vücutlarında sıhhat Ve bir safiyet kadınların bakışlarında O güzel iklimlere sürükler beni kokun Bir liman görürüm, yelkenle, direkle dolu Tekneler, …

Devamını oku

Aşk

Bu meyhane seninle mi kalabalık ansızınsen mi getirdin denizi eski koylardan Dizin dizime değiyor, rakılar boz bulanık yüzümüzde sevda portrelerinin karakalem çalışması tabaklarımızdaki balık iskeletine bakıyoruz kemancı Itri’den, biz mahilerinden mahmur giderken yorgun, tipi yemiş ve uykusuz sana göstermeden kıvılcım çaldım gözlerinden ateşin sesi bu, tutuşmasından anlıyorum bardaklara alazların parıltısı çarpıyor bu meyhanede kuş sesleri …

Devamını oku

Küller

küller hâlâ yanıyor yüreğimdekar içindeki yangın bu bir testi dolusu suyun yangını dolu bardağın çıplak ağacın sarışın çocukların kar yangını kar altında kalan başağın yangını bir ucu tutuşan şarkının yangını taşduvarların yangını içimize düşen güllerin yangını bahar ağacının yangını düş dolu gözlerin yangını sesin içindeki sessizliğin yangını çok eski rayların yangını doğuya giden bir trendeyim …

Devamını oku

ESKİ BİR

Akşamlar rakılar laflar… burdan çıkıncaGün ortası bana da uğrayalım bir birsağıma soluma, olmadı, üstüme başıma gönlüm şurda, aklın bir sokak ötesindedir eski bir bulutların yeni bir sağanağından bir kat yukarda durmaya mayil nehir burdan çıkınca Sana da uğrayalım, yaz konağına güneşin dolunay çıkmazına, aşkın yezidi aksanına o sensin, terletirsin sözcükleri serinletirsin eski bir mevsimlerin yeni …

Devamını oku

Tutsak Yolcu Dileği

1/Perdeleri çekmeyelim çıkarken Bizi bekleme duygusuyla bırakalım bu evi Bu evi öyle sevdik, bir ölünün tabutu Kirpinin dikenlerini sevdiği gibi Eşyalara bakmaktan birbirimize Bakamaz olmuşuz fark etmedin mi? Ev önce sığınak, bir tuzak sonra Yolculuk birbirimizi görmek için bir fırsat Ayna da eşyadır, valize koma! 2/ “eşyanın konumunu biçimini rengini almışlardır” En büyük cakaları karşı …

Devamını oku

Bir Yalın Bir Uzak

Ergeç yitirir anlamını uzakbakış dağılır tuzakların aç ambarında. Hangi taş çatlamaz da avunur yosunlarla; bitkin, kurak. Şenlik büyür, acı balı taslara doldurarak mumdan güller: yeni istanbul hatırası. Çanakkale çoktan geçildi aşk kalplerde bir kürdilihicazkar yarası. Ruh nasıl doysun, ten: gülün damlası uzak kızılcık şerbetiydi, çoktan içildi. Geçti yaz, eski baharlarla avunarak dalgada yağmur kuşları; bir …

Devamını oku