Hani bir dal vardır, gövdeden çıkan,sonra bir dal daha o daldan çıkan,sonra bir dal daha, bir dal daha,en son dalda güzel palamut duruyor. Palamutun şekli şapkası güzel,bıraksın meşeyi, dala tutunmasın,düşsün yere şapkasıyla beraber,tabii, şapkası onu meşeye bağlıyor. Bırak kendini öyle gövdesiz, dalsız, orada asılı huzur bulman imkansız,düşeceğin yer de meşenin gölgesi,güzel ayrılık orada bizi bekliyor. …
Kategori: Şiir
Şub 23
Biz kaybettik, aşk da kazanmadı
biz kaybettik, aşk da kazanmadı hiçbir şeyçünkü sen aşksın ey aşk, nazlı bir çocuksun!kırıyorsun göğün biricik kapısını,söylemediğimiz tüm sözleri! çekip gidiyorsun nice gülleri göremedik bugün. zincirlenmiş yüreğin sıkıntılarınıyıkıp geçemedi nice caddeler!yaşları bizi gafil avlayan nice kızlaryürüyorlar göremediğimiz bir yöne… kişnemeye! uyurken nice marşlar nazil oldu içimizisüzülüp indi ince hilallerdinlensin diye yastıkta. nice öpücükler çaldı kapımızıevimizden …
Şub 23
Seyidimin Şarkısı
Seyit’in Sürgünlüğü… Gözlerinden boşanarak gözyaşları ne şiddetle,çevirdi başını ve şöyle yokladı bi’. Gördü açık kapıyı ve kırılmış kilidi,ve tahtayı tutmayan, o paslı çivileri, ve şahinsiz ve atmacasız, tüy değiştiren. İç çekti Seyidim, öyle büyük bir keder var onda. İyice anlattı Seyidim ve ihtiyatla: “şükürler olsun ulu babaya, yücesin sen!“Hain düşmanlarım yaptı bunu bana”. Orada davrandılar …
Şub 23
kahvaltıdaki risk
bir tuzluk kan kaybedebilir mi? tuz kaybeder. ama bir dekanamaya başlarsa başka hiçbir şey o kadar kanayamaz.kahvaltıdasın, tuzluk beyaz peynire doğru kanamayabaşlıyor. kan masaya yayılıyor.-tuzluğu uzatır mısın-uzatırım ama kanıyor-olsun sen uzat Osman Konuk
Şub 23
Aşırı Belki
daha fazla beklenemez aşırıya kaçmak içinpatilerin gürültüsünden ibarettir kediler; çünkü…çiçeğimizi ve pastamızı alıp müsaitseniz birazöldürülmeye, bu akşam size… ya da söyleyin derinin dışına çıkıncaedip cansever derisinin dışına çıkmadan yaşadı mesela kollar boşalınca eski bir sarılmadan,belki değil; iyice amaher belki aşırı demokrat, aşırı simetrik, aşırı belki…çünkübeğendiği idam mangasına peşin ödemeyle kazanılmış esmerliktezaten biliyorum beni bir tek …
Şub 23
Beyaz Savunma
// göz kamaştırmayan bir adamın tedirginlikleriydi beyaz // -enis akın- karşılama / sera ne dokunaklı bir adın var ne de varsındoğmamış kızımın adı konmamış kızımındaha bir ebeveyn projesi olmamışsadece bir beyazlık fikri, hafiflik, karışıklıkkızının yürüyüşünde devam eder bir anne-şimdi hangisini esas alalım-bir var doğmamış kızlar yürür rahmindebir var adı konmamış –ona bir an sera diyelim-tavırlarınsadece …
Şub 23
Yaşamak mı zor çince mi
bıraksalar anlatacağım merak ettiğim neydi açlar, sevdalılar ve canı sıkılanlarlabüyük büyük merak ederken çocuklarneyi hakkımda yanlış bilgi sahibi halkve ikide bir savaş çıkaran insanlıksözlüğe bakarak anlayamaz beniklasik yöntemlerle konuşmadığım için ama bıraksalar anlatacağımtüm yeteneğimi kullanarak aramızda tartışıyoruz yaşamak mı zor çince mibilinçlerde sürünüp dururken umutsuzlukben neden ölümü hatırlatan süflörüm açız, sevdalıyız, canımız sıkılıyor türlü sevinçler …
Şub 23
Bilmiyorum
Geldim, nereden bilmiyorum, fakat geldim,Önümde bir yol gördüm ve yürüdüm,İstesem de istemesem de devam edeceğim yürümeye,Nasıl geldim, yolumu nasıl gِördüm?Bilmiyorum! Bu varlık aleminde yeni miyim eski mi?Özgür müyüm yoksa bağlarda esir mi?Kendim mi yِönlendiriyorum hayatımı yoksa yِönlendirilen miyim?Bilmek istiyorum, fakat…Bilmiyorum! Acaba bu şeklimle bir insan olmadan ِönceBir yokluk ve hayal miydim yoksa bir şey mi?Var …
Şub 23
Nirvana
Geleceği pek parlak değildi.Sebepsiz dolanıyordu.Kuzey Carolina civarındaOtobüsle bir yerlere gidenGenç bir adamdı işteKar yağmaya başlamıştıDağlarda küçük bir kafedeMola verdilerGenç adam tezgahta oturduBir şeyler ısmarladıGelen yemek harikaydıKahve de.Garson kız tanıdığıBaşka kadınlara hiç benzemiyorduBozulmamıştı.Doğal bir mizahVardı her halindeAşçı deli deli konuşuyorduİçerdeki bulaşıkçı gülüyorduTemiz düzgün bir gülüşleGenç adam camlardan kara baktıBu yerde sonsuza kadarKalmak istedi canıİçine tuhaf bir …
Şub 23
GECEYE TÜRKÜ
1 Doğup da bir soluğun gölgesindenDönüşüyoruz işte bir terk edilmişliğeVe biziz sonsuzlukta yitip giden,Kurbanlar gibi, adandığını bilmeden neye. Tek şey yok bize uysun öyle dilenciler gibi,Biz çılgınlara o kapalı kapıda.Fısıltımızın yitip gittiği,Sessizliği dinliyoruz körler gibi orda. Yolcuyuz işte yok bizde hiçbir erek,Bulutuz, rüzgârla sürüklenen,Çiçeğiz, ölümün soğuk ikliminde titreyerek,Koparılmayı bekleyen. 2 Bende gerçekleşsin en son acılar …