Kategori: Şiir

hayat hepimizden geniş ölüm her ömürden uzun

Ben hep gülümseyerek yaşadım dünyayıGülümseyerek ölüyorum her gün sizlerleBaştan kendime basit bir yüz yakıştırdımRüzgârıyla haşır neşir çıplak bir tepeBir gök olsun istedim yüzümde, mavi, bulutsuzMetin olmaktan başka şansı var mıydı yoksullarınBen oldum işte, oldum ve öldüm Sorduğum tek soru vardı kendime(Öbürleri herkese ilişkindi)şimdi gitsem benden ne kalır geriye?Kaldı işte, ahdım kaldı dünyadaYaralı bir alınGülümserken unuttuğum …

Devamını oku

Sevinç ve Hüzün

Ey ağır yükle koşan insanlarSadece engellerle karşılaşan ayaklarınıza bakmayınBazen başınızı kaldırıp dağ taş dört bir yandakiRahatlatıcı dünya güzelliklerine bakın Yemeğin tatlı ya da acı olması ağza bağlıdır Şerefli veya rezil olmanın sevinci ve üzüntüsü de yüreğeBir bak güneş batsa da ay doğarAyın son gecesi hava kirliyse dinlenin de öyle gidinEy ağır yükle koşan insanlarNefes nefese …

Devamını oku

Bulut

Şuradaki şu bulutu yakalayıp üstüne binipKan kırmızı rengine boyanan şu bulutuGece olunca kararan şu bulutuYakalayıp üsütüne binip yüreğim şu uzağaEngin gökyüzünü uçarak geçipUykuya dalmış senin kucağınla kucaklanmak isterdim‘Boş ver öyle yapamazsın’ dedinSevgilim dinle, yağmur olupŞu bulut sana yağarsaDüşün gece gözyaşımı Gim So-VolÇeviren: Hatice Köroğlu

Ağıt

Parçalanıp kırılan ismin!Boşluğun ortasında dağılan ismin!Çarılınca da sahipsiz kalan ismin!Çağıra çağıra öleceğim! Yüreğimde sakladığım bir kelimeHiç söyleyemedim‘Sevdiğimdin’!‘Sevdiğimdin’! Kızıl güneş batıdaki dağın ortasına takıldıGeyik sürüsü de üzüntüden ağlarParçalanmışçasına duran dağın üzerindeBen senin ismini haykırırım Üzüntüyle kederle haykırırımÜzüntüyle kederle haykırırımHaykırışlarım yok olurGökyüzü yeryüzü arası o kadar engin ki Ayakta durduğum bu halimle burada taş olsam daİsmini haykıra …

Devamını oku

İleride Bir Gün

İleride bir gün beni ararsanO zaman ben ‘unuttum’ diyeceğim Kalbinin derinliğinde bana sitem edersenÖzlemin sonunda ‘unuttum’ diyeceğim Sen hâlâ sitem etmeye devam edersen‘İnanmadığımdan unuttum’ diyeceğim Bugün de dün de unutmamıştım‘İlerde bir gün de unuttum’ diyeceğimİleride bir gün unuttum Gim So-VolÇeviren: Hatice Köroğlu

Açelya Çiçegi

Beni görmekten sıkılıp daGidersen Tek bir söz söylemeden göndereceğim seni Yongbyong’daki Yaksan dağındanAçelya çiçekleriniKucak kucak toplayıp yoluna sereceğim Adım adım giderken Yoluna serdiğim o çiçeklere Hafifçe basıp gidin Beni görmekten sıkılıp da GidersenÖlsem de gözyaşı dökmeyeceğim. Gim So-Vol (Açelya Çiçeği/agora kitaplığı/Çeviren: Hatice Köroğlu) 진달래꽃 나 보기가 역겨워 가실 때에는 말없이 고이 보내 드리오리다. 영변에 약산 …

Devamını oku

Her Aşk Katilidir Bir Öncekinin

Rüzgârlı bir tepenin yamacındayım şimdikent suskunVe istasyonlar ayrılık için var bu şehirdeimlası bozuk, üşümüş ve kirli bir çocuk olurum şeni düşünürkenömrüme iliştirdiğim martı leşleri yamalı bir geçmişi oynarimtihanlar ve intiharlar üzerine kurulu hayatlardanGecenin en serseri yanını alırım günceme durup durup şiirler yazmak yolunayeni bir yaşam biçimim oldu son günlerdekendimi sende kalabalık buluşum belki de bundanher …

Devamını oku

Büyük Kurban

sen varken ben günaha inanmadım hiçolup biten şeyler var bir de feci pişmanımkal yanımda çöl hala yağmur yağmasınköprü koydum aşımız hep dinamit kokuyorbu şehri ellerinle düzeltemezsinkovan yasta kraliçe vefat etti az önceçiçeklere bu durumu anlatamazsınbir tren bir tünele girer sonra kaybolurellerin dert görmesin durma beni yağmaladurma beni yağmala çiçekler ümitlenirsevgilim kaktüs kes çölün işi rast …

Devamını oku

Kesme nevanı içine salsalar da keder

Kesme nevanıiçine salsalar da kederkırılsa gönül medd ü cezr ilehepsi geçer…hepsi geçer… bir lâhza duruplûtf ilemercanları saçsandüşse sana kem bakan…düşse sana kem bakan… Nazenin olanın halinden bihaberaçar zakkumlar pembe ve beyaz“dalmışlar tahayyüle” derincinir kelebekler…incinir kelebekler… Ben şiraze, her damlada yitişimi izlemedeyim.Ben şiraze; hep gidenlere, bir türlü gelemeyenlere laf üstüne laf dizmedeyim.Ben şiraze, her sabah yeni …

Devamını oku

Boynumda Kendi Ellerim…

Gözlerim çocukları yoksul bir ülke şimdiiçimin kızıllığınca gül ve yangın dalında unutulmuş bir üzüm tanesiyim belki belki bir söğüt dalının efil efil titreyen yaprağıyım uzak bir iklimde esip geçen rüzgarlara ağıt yakan bir gün çözüp bakışlarımı tel tel kirpiklerimden elif elif ağlayan gümüş saçlı bir anneye bağışlayacağım son kez ağlayacağım belki düşerken sevdanın eşiğine varsın …

Devamını oku