Musiki, her şeyden önce musiki;Onun için tekli mısradan şaşma.Kıvrak olur, erir havada sanki;Ağır aksak söyleyişe yanaşma. Kelime seçerken de meydan senin;Bile bile bir nebze aldanmalı.Dumanlısı güzeldir türkülerin;Öyle hem seçik olsun, hem kapalı. Güzel gözler tül ardında görünsünGün ışığı titremeli şiirindeAk yıldızlar maviliğe bürünsünIlgıt ılgıt sonbahar göklerinde. Ararengin peşindeyiz çünkü biz;Rengin değil, ararengin sadece.Ancak öyle sarmaş …
Kategori: Şiir
Şub 23
Bölünen Kadınlar Şiiri
Sonsuz tenin bir serap olduğunubilen kadınlarsonsuz tine büyücülerle yönelen kadınlar kısık bir perdenin o gerçeğigösterdiğinden umutlubir perdenin kısık yeri kadarincelen kadınlar dünya, nedir onlardaki yansındemir mi, ateş mi, belki cehennempervaneler işte, renkli camlaraçarpa çarpa hayal kanatlarınıtükenen kadınlar Gülten Akın
Şub 23
Kadınlar Sonbahar
Kadınlar sonbahar yapraklarını dökmeye başlar Titrek dudaklarında sarışın bir kederNabız kaybolur kan susar dolaşım yavaşlarSisli bir nebuloz gökte yazılmamış şiirler Dargın sevgililer yalnızlıklarına uzaklaşıyor Anlaşılmaz çoçukluğun ortaokullarından ders zilleri Kilitli defterlerde kurutulmuş menekşelerTehlikeli yolculukların kanat çırpan mendilleriSazdan saza azalan hicranlı köçekçeler Dünkü delikanlıları yaşlılığa taşıyor Eylül şehirleri yağmurlu gürültülerle alır yerlerini Deniz kahvelerinde son kadehlerde …
Şub 23
Direnç Doğuran Bir Kadına
Tırnaklarını etine geçir bağırma Isır kanat dudaklarını parçalaBırakma yaşamayı bırakma umuduDaha çok yok sabaha Yorulur gövdene inen sancılarAcılar bakırBeklemeyi bilBaşkaldırır gövden başkaldırırSusar Önce öleceğim sanacaksınDirenmen bitsin diye uğraşacak sancınGitgide sıklaşacak kamçılarSessiz ağlayacaksın Unutacaksın başın nerde nerde ayaklarınBin kollu bir boşluk beynindeDünyadan uzaksın Kim duyar sesini haykırsanGücünü tüketmeDayan bir sınav bu G ü l ü m …
Şub 23
Kadın
Giysisiz, sınırsız,şüphesiz, duraksamaksızın,öylece bakınıyordu bir kadındört yol ağzında, en saf güzelliği ile. Çıkageldi bir kör kalabalığıkadının doğasını çözmek istiyorlardı;saçlarına denk geldi kadının, ilki;dedi ki “Kadın dediğin şelale sanki,akıyor dağların eteklerinden.” Koluna, parmaklarına dokundu ikincisiyse,ve ilan etti cümle aleme,“Kadın, Kibele’nin elindeki lale.”üçüncünün kalçada, butta eli,“Kadın Vernel yumuşağı” dedi.dördüncüsü, vareden şarkılar söyleyendudakları keşfediverdi:“Kadın, olgun ahududu” dedi.beşincinin sancağı, …
Şub 23
Göçebe
Nereye gittiysem yadırgadım yerimiCanıma tak etti bu göçebe yaşamTam alışırken yurduma yuvamaBir de bakıyorum saat tamam Yüzümü iyiden iyiye tanıyorumElim ayağım benim deBaşkası çıkacakmış gibi karşımaAynalardan kaçıyorum şimdi Zaman içinde böyle darmadağınNe mutluluğum belli ne mutsuzluğumBir düşteymiş gibi hafifSis dağlarından yuvarlanıyorum Nahit Ulvi Akgün
Şub 23
Küskün Yolcunun Türküsü
Uzun yürümelerden Sonra bitkin düşerek Bu bir çocuk oyunu: Ben seni çektim çekerek. Şimdi hangi kitaplardan Öğreneceksiniz onu, Gelmiyorsa bazı şeyler Çocukluktan geçerek. Kasırgayı, doluyu Yemiş de düşmüş gibi Issız kaldırımlarda Garip gece kelebeği Düşe kalka sekerek. Şimdi hangi yollardan Siliniyor izleri Çağ dışı bir çağrıyı Sigara içer gibi İçine çekerek. Dünya böyle gidiyorsa Elbet …
Şub 23
Yosun Tutan Yürek
yeşil / siyah seviyorum çok tropikbir daha gülümsediğini görmeyeceğim kedi gözleri mağaralardayüzlerimiz en eski topografya başsız bir leopar… sürünür geçer yanımdan…dokunuşların… ‘hüzünlü tropik’ bakışların…sürünür geçer yanımdan… kanıyorum diyorum sana kızıl / kara çiziklerim… yarıklarım… yaralarım ölümcül tropik…adam-atacağından bir adam tepetaklak yukarı çıkıyorantik bir intiharın silüeti yüreğimi yaprakların arasına gömdüm diyorumyeşil / kara kanıyorum çok tropik …
Şub 23
Yitik Bahar
Hayat, kar altında kalan baharÇiçekleri üzerinde ölüyor en bereketli ağaçlarÜretkenlik dört duvar arasındaKar yağıyor bahar dallarına Üç bin yıllık hayatın bilgesiSevene acı veren, bedeni bal ülkeIşıklarının ardından solup gidiyor insanlarKar yağıyor güneşli kirpiklerine Yalnız sevda ve kocalma hüznünü yakıştıran ozanKarşında bir sigara içip ölebilirdikİlk sen mi soldun böyle uzak toprağındanKaradeniz’de yatanlar, adları yitikBoyna dolanan kent, …
Şub 23
Ormanda Yürüyordum
Ormanda yürüyordumÖylesine ve kendimce Ve hiçbir şey aramamak İşte buydu niyetim. Sonra gölgeler arasında Bir çiçekçik gördüm, Yıldız gibi parıldayan, Bir göz gibi gülümseyen. Yerinden koparmak isterken onu, İncecikten bana: Solup ölmemi istiyorsun. Tutup kopararak beni? deyiverdi. Onu kökleriyle birlikte, Hiç incitmeden çıkarıp, Güzel evin başındaki, Büyük bahçeye taşıdım. Büyük sakin bahçede, Ektim onu yeniden. …