gece sağanakları -ı- gecenin iplerini çektim artık barış taraftarı değilim savaş baltamı çıkardım topraktan depremleri yadırgamıyorum sınır istiyor yorgun ellerim yolum memleketlerden geçiyor ırgatlar yollarda güneşi içiyorlar kızılca şerbeti kesin bir yargı belirtmiyor gülüşleri gecenin iplerini çektim zehir içmek bir avuçtan yudum yudum benim savaşı istemem yüzümün mimiklerinden belli sen bir yarısı aynada boğulan kendinin …
Kategori: Şiir
Şub 23
Ellerimde Bir Demet Karanfil
Her sabahHayatın alışkanlıklarına karşı durarakEn yakın ve uzak mesafeleriBirlikte tarayarakBaşlarız güne Aşk ve ölüm iki yanımızda dururbirlikte ve iç içe yürürler hayatın yokuşlarındaBiri sonsuza kadar alınganDiğeri cesur Sen meydanlarda büyümüş çocukcaddelerde ve sokaklardaher söze açıkBir yapraktın belkiEsen rüzgarlarca kımıldayanHava kararır ve gökyüzüBütün yükünü boşaltırken üstümüzeUnutulmuş bir zamandanSesler ve sözler hatırlatan ellerinleDikkatli ve tedirgin basıyorsun hayatın …
Şub 23
Manolya
Bana biraz gökyüzü getirTek bir kelime bile konuşmadan Suyun kıyısında durup Işaret ver kalbime Gözlerin hangi çiçekten renk almışsa Mecaz duruşuyla o dalga Beni de içine çağırsın Konuştukça azalıyor güzelliğim Dalından düşen bir yaprağın kaderini yaşıyorum Aynalar kırılınca Fotoğraflar da düşüyor suya Muğlak bir cümlenin peşine düşüp Üşüyorum Rüzgâra açık bir yanında oluyorum hayatın Merhametin, …
Şub 23
Kadife Şairler
ölüyor kadife şairler…pazarların tozunda ve kulenin sisinde gömülü gün geceye akıyor…gece güne…ölüm yaşama akıyor yaşam bilince… bilinç de akar/daha karar vermedilergitse odalarından/gitse odalarından birileri… Yalnızlık ve melankoli… heryerdeydiler…dönecek yerleri yok şimdi… Lale Müldür
Şub 23
Oranj
Seni ilk gördüğüm gün, sonbaharın yabanılkahverengi geyiği benim için olduğunuanlamıştım. boynuzların iletken elektrodlargibi, tuzumsu bir karla kaplanmıştı.ağaçların etrafında yavaşça dolaşanbuğuların ve serpiştiren buzdan iğnelerinarasında mor’u tanıdım. Omurganda yanan ışıkla oryantal ikonlarınkaranlık gölgeleri ardında kırmızı vemaviyi karıştırıp moru elde ediyordun:gizin rengini. Beni ilk gördüğün gün senin içinolduğumu anlamış mıydın? bal peteklerindenbir yağmur yağıyordu. defne ormanlarınınarasında oranj’ı …
Şub 23
Yaşlılık
Giderek azalınca kaygıların,Bir an gelip adın yaşlı olur,Yaşlılığa teslim olma yine de,Kale ol fethedilemeyen. Kale ol, diren hastalığa, vereme, Dokuzcanlı ol ve dokuz kilitli kapı,Ağarmış saçlarını beyaz bayrak sanmasınlarKorkuyla kaleye çekilen. Şota NişnianidzeÇeviren: Fahrettin Çiloğlu
Şub 23
Şehir Kelebeği
Beton şehrin içindehalen beyaz bir kelebek yasıyor.İnsan kalabalığı ve arabalarınbulanık akıntısı üstündekanatları -sankibeyaz bayrak –titreşiyor.Savaş kaybedildi.Bugün umutbir tek umutta kaldı. Fedya FilkovaÇeviri Hüseyin Mevsim
Şub 23
Kum Gibi Akıyor Hayat
Kum gibi akıyor hayat parmaklar arasından.Telaşlanma… son damla nasılsa sarhoş olacak. Anların içindedir sonsuzluk,son ve gizli sınırsızlık anların içinde!Donmuş bir mührü vardır aldırışsızlığın,yitik isteklerin aynanın kırık parçasında,o acımasız ‘Belki’si ve boş vaatlerin masallarıyla işkence altındaki isteklerin. Eylemlerin haklılığını ararız bağışlamada,acı çekmeden arınmayı umarız günahlardan,istemeden duruşmalar başlatır ve cezalar yaratırız yeniden. Nigar HasanzadeÇeviren: Cevat Çapan
Şub 23
Avucunu Uzat
Avucunu uzat, ateş koyacağım içine,ruhumu yakan,ama ısıtmayan ateşi.Onu sakla, bağrına bas,Sen ve ben aynı yolda değiliz.Belki yarının rüzgârlarıyla paylaşırım benuslanma bilmeyen kalbimi. Nigar HasanzadeÇeviri : Cevat Çapan
Şub 23
Ah Tamara
mızgin ve frok için ah! Tamara (bitmemiş bir şiirin ipuçları) yaşam ve ölüm iki hasım şimdi iki şüpheli şahıs her an birisindir her an ikisi ý Samanyolu uzanmış sere serpe hasat bitmiş erzak, kuruyarı istif geriye bir şairin hüznü kalmış biçilmedik boy vermiş, Başak uçları göbekte! incecik bileklerime batıyor ah, Tamara! büyüdükçe mi yitiriyoruz saflığımızı? …