Bu gemi ne zamandır buradaÇoktan boşaltmış yükünüGece de ölmüş, rıhtım da bomboşMavi bir suyun düşünü uyutur bir tayfaArkada, güvertedeAh, neresinden baksam sessizlik gene. Yürürüm usuldan, girerim bir meyhaneyeİçerde üç beş kişiYalnızlık üç beş kişiBir kadeh rakı söylerim kendimeBir kadeh rakı daha söylerim kendime-Söyle be! ne zamandır burda bu gemi-Denizin değil hüznün üstünde. Belki yarın gidecekBir …
Kategori: Şiir
Şub 23
Son Kuşlar
Orada: anıların içinde ama boşlukta, yalın ve keskin unutkanlıkta; nazlı küçük anılar: Özenle sakladığım kalbimi serçelere anlatıyorum. Son kuşlar, Sait Faik; Konstantin rüzgârın içinde insanı sevmek yavan aşk geçersiz sevişmeler bir okyanus dumanı gecenin dişleri parlayan bu yalanlar. Kalbim artık unut kendini, uçurumlardan öğrendiklerin yeter, hep hüznü bağışladın kendine, kana gömüldün toprağa söyle bunu, ölüm …
Şub 23
Bir İnsanın Asılırken Tekmelediği Boşluk
Geçersiz bir yolculuk seninki dönüp arkana bakıyorsun. Kıyıların çoğalıyor ama darsın kendine bir imgenin borcusun avucunda bir kan damlası. Anlat bunu bir insanın hiç yaşamadığına. kırgınlıklarını gezmelere götür; boynu kesik ince tarih uyumsuz bir anı gibi durur ölüme karşı. Sen kocaman bir aşk saklarsın ağzında sana benzesin diye yontarım kalbimi beni bağışlama, uzaklara bırak geri …
Şub 23
Hoşcakal
amforada balkıyan suyun dilindeunutma makamında yürüdüm günleridurmadan yağmur gecelerce… kuşlar çığlıklarla ezberliyor tükenişitenhayım mor ötesi acılardabir savaştan çıktım aşk faslındayok olanı sevmiştim, yalnızlığımı aslındakuytumuzda saklayalım unutuşlarımızıkülüme derman diye, tüm susuşlarını… -limanda demirli bir martıyım şimdi- sesindeki keman ezgisinive unuttum ellerimi baharlardatelaşlı bir iz kalmış içilen kahvelerdenboncuk taktı saçlarına küstümotu, dilsizimkayıt yaptırır vadesiz özlemlereışık gözlü bir …
Şub 23
Özlem
Özlem,dilektir:”Lütfen bu gece üşümesin-””Lütfen bu gece acılanmasın-””Lütfen bu gece rahat uyusun—” Oruç Aruoba
Şub 23
Deniz Kızı
Denizden yeni mi çıkmıştı neydi; Saçları, dudakları Deniz koktu sabaha kadar; Yükselip alçalan göğsü deniz gibiydi. Yoksuldu, biliyorum – Ama boyuna da yoksulluk sözü edilmez ya- Kulağımın dibinde, yavaş yavaş, Aşk türküleri söyledi. Neler görmüş, neler öğrenmişti kim bilir, Denizle boğaz boğaza geçen hayatında! Ağ yamamak, ağ atmak, ağ toplamak, Olta yapmak, yem çıkarmak, kayık …
Şub 23
Ateş
Ateşin ne kadar uzun bir sürede yanar hale gelmişse,o kadar uzun bir süre yanar-sen onunla ne kadar uğraşmışsan,seni o kadar çok ısıtır.-Tersi:ateşini ne kadar kolaylıkla yakmışsan,o kadar geçici olur o da;seni o kadar az ısıtır… Şunu bil:ancak zorlukla yakılan ateş,temelden,gerçekten,yanar-ve ısıtır… Ateşinin kolayına kaçamazsın. Ateş yakmanın,bir de odun taşıması vardır-ve,kül küremesi,ocak temizlemesi… Ateşlerinden fırlayabilecek kıvılcımlar …
Şub 23
Seniha’nın Günlüğünden 1
Gözlerimden uçtum -bırakıp eski gövdemi-Aynanın önünde durdum-Kenarları saydam yapraklı aynanın-Omuzları açık giysimi giydim -siyah-Topaz kolyemi taktımGöğsümün ortasına bir gül yerleştirdimAcı, apacı bir gülDışarı çıktımMuhassen’e uğradım -çağırdı demin-Firuze ve turuncu deniz kabuğu alaşımı Muhassen’eYedi lamba, yedi güvercin saçlarındaVe eşyalarında bir başkalık: ‘çabuk-güzel’Her şey ‘acele-sıcak’, ‘acele-yerli yerinde’Her şey, ama her şeyBir düğün öncesi gibiUzun bir deniz yolculuğu …
Şub 23
Nisan Tezleri
I (Kimine aşktır yaşamdır kimine, ama nisan bir isyandır senin sessizliğinde.) adını yasak metinlerde buluyorumbir devrin silsilesinde adını ve namını bazen mistik bir güç gibi misyonerler gizliyor bazen bir kitap gibi entellektüeller ve işçiler adını yasak metinlerde buluyorumbir başka devrin kafesinde yasak ve yaslı gizleniyorum bir düş gibi kaçarak gerçektengizlendikçe küçülüyorum ve katılıyorum yasına adına …
Şub 23
Trafik
kentin baskısı kaldı bizeve ışıkları trafiğin ya da kazası oysa biz hep bir düş kazasındayitirdik arkadaşlarımızı karşıdan karşıya geçerkeneli bırakılan çocuklardık o insan kalabalığındakison gülümsemesiydi annemizin sonra hangi tarafa geçsek karşıda kaldık! Zafer Ekin Karabay