Öğrendim ki…Kimseyi sizi sevmeye zorlayamazsınız.Kendinizi sevilecek insan yapabilirsiniz,Gerisini karşı tarafa bırakırsınız.Öğrendim ki…Güveni geliştirmek yıllar alıyor,Yıkmak bir dakika.Öğrendim ki…Hayatında nelere sahip olduğun değilKiminle olduğun önemli.Öğrendim ki…Sevimlilik yaparak dakika kazanmak mümkünAma sonrası için bir şeyler bilmek gerek.Öğrendim ki…Kendini en iyilerle kıyaslamak değilKendi en iyinle kıyaslamak sonuç getirir.Öğrendim ki…İnsanların başına ne geldiği değilO durumda ne yaptıkları önemli.Öğrendim ki…Ne …
Kategori: Şiir
Şub 23
Sonbahar
Fani ömür biter, bir uzun sonbahar olur. Yaprak, çiçek ve kuş dağılır, tarümar olur. Mevsim boyunca kendini hissettirir veda; Artık bu dağdağayla uğuldar deniz ve dağ. Yazdan kalan ne varsa olurken haşır neşir. Günler hazinleşir, geceler uhrevileşir; Teşrinlerin bu hüznü geçer ta iliklere. Anlar ki yolcu yol görünür selviliklere. Dünyanın ufku gözlere gittikçe tar olur. …
Şub 23
Duracaksın
Acı,ağulu dikenler gibi ruhuna dolandığında,öfke,kızıl bir küheylan gibi koşturduğunda,keder,yaşlı bir ağaç gibi üstüne yıkıldığında,duracaksın,durup, gümüş bir su gibi akan sabahın tazeliğinebakacaksın,sana iki yüz yıl önceden haberler taşıyanalaycı kargaların sesinidinleyeceksin,çiçeklerini koklayıp derin bir solukalacaksın. Ölüm seni kuşattığında, tam o sırada, hayatıdüşüneceksin.Acıyı, öfkeyi, kederi ulu bir gölgeliğe yatıracaksınbir zaman, ?dinlenin biraz? diyeceksin. Bir inci avcısı gibi, ta …
Şub 23
Monna Rosa
I- Aşk ve Çileler Monna Rosa, siyah güller, ak güller;Gülce’nin gülleri ve beyaz yatak.Kanadı kırık kuş merhamet ister;Ah, senin yüzünden kana batacak,Monna Rosa, siyah güller, ak güller! *Ulur aya karşı kirli çakallar,Bakar ürkek ürkek tavşanlar dağa.Monna Rosa, bugün bende bir hal var,Yağmur iğri iğri düşer toprağa,Ulur aya karşı kirli çakallar.Zeytin ağacının karanlığıdırElindeki elma ile başlayan…Bir …
Şub 23
Veda
Silahlara vedaGeceye rüyaya ve sanaYalnızlığın geyik gözlü köşesindenDüzenlerin çıkmazına Çizdiğim resmin Saat kulesi ağlıyorAğzım o çeşit yokŞişe bu çeşit var Sen bir gece gelsenGüneş doğmasaGitmeden yine gelsenBu yeni geleniBu bize bakanıSana bir anlatsamGüneş doğmasaSandıkların içini göstersem sanaÇizdiğim resminYalnızlığın geyik gözlü köşesinde Bir rafa koyabilsenOlup biteni ve onlarıSabaha kadar konuşsakO ürkek ürkek bakanı sana bir anlatsamAteşi …
Şub 23
Yeniden
Al bu rûyayı gözlerimdenSendekiler sende kalsınSen yine kendin olmalısın Hükümsüz gel, bir akşam üstüBulutlarla, kuşlarla ve umutlarlaBir derdimiz olsun yineMasanın üzerinde dursunSırrımı sırrına verO rüyayı hatırlat banaYalnızlığın kıyısında dururken Elden ayrı kalalımSiz olalım yenidenAkılla yürek gibiBiz olalım yeniden İşte bu emanetBozkır atlarının yelelerinden kalmaKuş kanadınca nazikArdınca durmak gibi yürekliVe bilmek her zamanOrada olduğunuKında kılınç gibi …
Şub 23
Muhabbettir
Kelimeler dudağında bir musiki gibidir Elleri, dağ yamacında nevbahar çiçekleri Nereye gitse umut, ne yöne baksa hayat Yürüdüğü yolları incitmekten çekinir Nazenin bir gül olur tebessüm yanağında Zarafettir… Erir mum gibi Aşk-ı ilahi ile enâniyet Varlığın sırrı yok olmakla bilinir. Ayet ayet dokununca geceler Kelam, kalbe dokunur Muhabbettir… Kavil üzre alınır, evlerin göz bebeği Tedirgin …
Şub 23
Yaşıyorum Demek
Çok merak ediyorum kendimiBaşıma birşey mi geldiÖldüm mü kaldım mıHiçbir haber yok kendimdenBu sabah kapımı çaldımKapıyı açan kendimBir süre kendime baktımBu güleç yüz bendimOh ne güzel bir sabahBugün de yaşıyorum demekBenden başka yok kimsemBeni merak edecek Aziz Nesin
Şub 23
Geceboyu Seni Anımsadım
‘Geceboyu seni anımsadım-Hani ‘film şeridi’ derler ya, öyle geçip durdun boyunagözümün önünden -en çok da birşeye şaştım:- Nasıl dingince, kendiliğindendi hepsi; hep, sanki, senzaten orada olacaktın -işte- oldun, olmuştun da; bu-neredeyse ‘lütuf’ sayılması gereken -iş, kendince, kendiliğince,tam da olması gerektiği gibi, olacağı gibi, olupbitmiş;geriye de, o dingin anılar dizisini bırakıp, yitmiş.. Şu yüzden şaşırtıcı: Senin …
Şub 23
Selam Oza
XIV Selam Oza, evde, geceleyinYa da uzakta bir yerde, neresi olursa olsun,havlarken köpekler,yalarken kendi göz yaşlarınıSenin soluğundur duyduğum ses.Selam Oza! Nasıl bilebilirdim, sinik ve gülünçBir kişi gibi, ürkerek giren bir göle,Gerçekte korku olduğunu aşkın, söyle?Selam Oza! Ne korkunç, bir başına düşünmek şimdi seni?Daha da korkunç,bir başına değilsen oysa:Şeytan öylesine doyumsuz bir güzellik vermiş ki sana.Selam …