mumu tazelediğim zaman o incemavi kelebeği görüyordum birsüre duvara sürtünmesini sonra…aşağı yukarı irkilmesini görüyordumbir yıldız geceye bakıncageceyi görüyordum kalbimin geceninmavi uçurtmasına aktığınıgörüyordum siyah gece bulutununsasonsuza dek görünmeyeceğinive sonra iki görgü meleğinin geliponu iki ayrı buluta ayıracağınıgörüyordum kalbimin maviyeaktığını görüyordum aklımalmıyordu ince mavi bir kelebeğinbir görgü meleğinin ardındangideceğini ama onun kanatlarınımuma değdirdiğini görüyordumsonra tekrar irkilip sağasola …
Kategori: Şiir
Şub 23
Gereğinden Fazla Satırla Şiir
Satır satır beyan ediyorum, ülke ekonomisi ile ters orantılı seyreden matematikten bağımsız anılarımı. Sanat müziği literatürüne kendimce kazandırdığıma inandığım bu kırkbirinci makamı, tüm kalabalık aile kimsesizlerine armağan ediyorum. Pek yakında öleceğimi biliyorum ve almaya üşendiğim tedbirlerin tasdikli bir listesini yastık altımda saklıyorum. 23. yıl dönümü şerefine annemin lohusalık bayramını şerbet içip mehtaba kaldırdığım yıkanmamış kadehimle …
Şub 23
Kendi Kalbinin Tanrısı
ne zaman ellerini görsemçocuğun oluyorumsenin dudakların kanıyor oysa birbirimizi eksilttik sürekliboşluklarımız vardı çünkü kendi kalbinin tanrısı olduğunu düşündünkendin kendine inanmadınmünkir günlerinde deccal gülümsüyordu sen Agoradaykenanlamak istiyorumneden? hâlbuki insan,insanı insanda buluryine insan, şeytanı insanda bulurama insan, rabbini kendinde bulur o halde unutyeni hatırlamalar için özledimöp beni Sulhi Ceylan
Şub 23
Kadınlara Masallar
UZAK… tapındığı eski umutlara sarılıp gelmişti kadın;elinde gözyaşı şişeleriüstünde sevgilisinin renginde eteklerisonsuz bir acı dilinin ucundaağzında kırmızı bir çığlık gözlerinde mavileştirdidamarlarında parçaladıen ince yerinden kopardı hasretini aktı sonsuzakimliksizdigiderken yüzünde,kuş tüyü yalanlaraynada,insan görünümlü hayvanlar kaldıvebelli olmasın diye yaşlarıhem içini hem dışını yıkadı Keskin, hüzünlü ve bir o kadar da sızlayan parmak uçları ile tutunmuştu bineceği otobüsün …
Şub 23
“Ha yanıp söndü ha yanıp sönmedi bir ateşböceği”
I. Vurdum güneye o zamanEski bir su dibi mühendisiyleYokluktu olan bir şimdi içindenDamarlarıma dolan bir şimdi içineAktım patlayınca avlular balkonlar açan höyüklerdenBen. Yüzümde o zambak işareti, eskiBir benim bir onun bir kimin ikindisiVurdum güneyeÜstünü konuşulmamış sözlerle örten. Bembeyaz alevlerdi kanını yakan bir gemininHırslı bir tanrının soluğuyla süslenenVe deniz atlarının üstündeDizginleri tunçtan gümüştenYağmacılardı o gemiye üşüşenEmiyorlardı …
Şub 23
Bıraktığın Yerden Allahu Ekber
I.Geceye koyuldum. Yıldızları dürüp kaldırmışsınÇözdüm indirdimAya gayri ihtiyari baktım, yıkanmış ağlıyordunMintanımı değiştirdim, gürze gül çaldımŞems derlerdi inanmazdımSen kın dedin, inandım II.Yol sürüyor.Geceyi felç eden sessizliği yaka cebimden söküyorVe ayaklarıma ilave ediyorumSanki akdeniz benim oğlum değilKünye kayıpFünye çekiliGönyeyi kaptırdığım çingeneyseÇoktan Buhara’yı yakmış olmalıKi bu, lüzumundan fazla para harcıyoruz demektir. III.İşi bıraktımArtık aynaya da bakmıyorumÇünküİlan etmek;Seccadeyi aynı …
Şub 23
Yol
Ikendime başlamak farz oldu uzun bir marazdan doğmuşum benannemin gözleri acınacak bir ağaçmışbabamın teni durulmaz bir rüzgaryeryüzü serhoş etmiş içimiyeryüzü tok içimli bir esrarmış kucağa sığmaz bir urmuşumherkesin saate baktığı vakittebir yıkıntı olmuşum kendimetaşımayla bitmeyecek bir yıkıntıgömleğim zifiriymiş, boynumdayanmazmış bu kire, geçermişo mevsim de benim geçtiklerimle kendime başlamak farz oldu uyku boşlukmuş uyanıklık ateşçamların dibinde …
Şub 23
Yiğidi Gül Ağlatır
Yiğidi gül ağlatır gam öldürür Nice namert ava çıksa, tuzak kursa, kurşun atsa; Yiğidi çökertmezse kahır. Bir dem yar hüzünle baksa Bir gönül gözüyle baksa Yiğidi gül ağlatır, gam öldürür. Düşman yılan olup soksa, Dokuz kavim taşa tutsa; Yiğidi çökertmez kahır. Bir dem yar hüzünle baksa, Bir gönül gözüyle baksa Yiğidi gül ağlatır, gam öldürür …
Şub 23
Su
I.KISIM: Su’ya İzbe bir köşe de saklanırken suSırrını tutamayan bulut konuştu“İşaret etti oraya…”Tanrı ve gölge avucunda saklanan leylak’aMüheyya bekliyordu su vaktiniGölgesini kırdırdı taşlaraÇözdü ihanet kemendini Karışıktı ortalık kayıptıYazgı mukadderatın son atıİsa’yı bir kez doğurabilmek içinBir kereliğine ölmek için herkesÜryan havarilerin gezine dursun sokaklardaÖlülerin dirilsin peltek suyu dilin Şaklat şarkını nehrin sırtına kamçılansınUmudun yaprağından gövdesinden İsa’nın ruhuSiyah …
Şub 23
Davet
“şunları bir araya toplayayım.Bir güzel muhabbet edelim” diye düşündüm. Mutfak işinden de anlarım.Donattım sofrayı.Bayağı uğraştım.Hepsinin, ayrı ayrı neyemekten, ne içmektenhoşlandığını iyi bilirim.Bayağı da para gitti. Birinin yediğini öbürü yemez.Ötekinin içtiğini beriki içmez.Dört kişilik sofra kurdum.Mumları da yaktım.Bak hepsi, Erick Satie severdi.Hatırladım.Müziği de ayarladım.Geldiler.20 yaşında ben,35 yaşımda ben,40 yaşımda ben vebugünkü ben dördümüz. Birden yirmi yaşımı, …