Bırakalım bugün güçlü gergin sözleriYoruldu beynim, tenim, gözlerimAşka sözcük aramaktan yorulduYordu beni içimin düşmanıÇitim aşıldı az önce, kapım kırıldıBozuldu evimBırakalım yiğitlik türküleriniTek mektupların değsin elimeTek senin soluğunSarsın beni sustursunŞu uğursuz bando sesini Adın tılsımdıElimden tutan biricikYinelendikçe en güzel günlerimGelir yanıma, halam kızlarıManda sütü, iplik olta, dereboyuÇalsın darbuka, göbekler, gülücüklerAçılırdı bütün kilitler adınla Yalnız sana yazmakla …
Kategori: Şiir
Şub 23
Su
Set çek selineyavaş yavaş ilerledamla damla birik. Ak geç ıslattığın kayalardan:duraksama – uçurur güneş seni.Atla takıldığın çavlanlardan:duraksama – savurur rüzgar seni. Aldırma kumlara, çakıllara:çöker onlar dibe nasılsa –ilerle yavaş yavaşbirik damla damlaset çek seline. Oruç Aruoba
Şub 23
Yağmurdan Sonra
SanaBir zamanlar birlikte yürüdüğümüz o sokaklarınserinliğini getirdim bu kez.Elimden tutarsanaltından geçtiğimiz saçakların gölgesi,saksı saksı fesleğenlerin kokususinecek bakışlarına ve soluklarına.Her şeyin yitirildiğive yeniden bulunduğu bu yol kavşağındabütün o kalabalıkla karşılaştığımızda,seni benden uzaklaştıran zamanınbeni sana ne kadar yaklaştırdığını anlayacaksın. Cevat Çapan
Şub 23
Büyüteçle Kağıt Yakan Çocuklar
en eski kelimeleriyle yağıyor çocuk seslerinden bu yağmurunutulmuş sözlerin üstünde çıkacak yangını bekliyoruzköyler var kulakları paslı çoğul cümleler kurarken cesurgök var onu bir türlü anlatamıyor olmaktan bütün yorgunluğumuzseni seviyor oluşumu kutluyorum kendimledünya bir şamdansa güneşeatlılar ölüp gitmişsekendi omzunu benim omzumdan tanıyorsan eğerhatırlamak pişmanlığı peşinen kabullenmek demektiryola çıkmak erkekliği bir kenara bırakıpgöz yaşını namluya sürebilmektir şehre …
Şub 23
Hayal
Bu akşam bir sızı duyup etimdeKadın, kadın diye içimi oydumRuhuma bir serin yer istedim deAlnımı mermerin üstüne koydum Birden karanlıklar sökülüverdiOdama bir hayal dökülüverdiKarşımda kıvrıldı,bükülüverdiOnu gözlerimle çırılçıplak soydum Artık ben ne günah olsa işlerimYumuşak yastığa geçti dişlerimBir an kadar sürdü can verişlerimEy kadın bu akşam sana da doydum Necip Fazıl Kısakürek
Şub 23
Denizler geçiyor içimden
Denizler geçiyor içimden. Dalga,dalga denizler. Köpük, köpük. Dalgalı denizler içimden geçen. Soluk mavi, sonsuz mavi, açık mavi. Biraz uçuk mavi, biraz kaçık mavi denizler. İçim geçiyor. İçimden gözlerin gibi denizler geçiyor . Her geçen denizde, içim biraz daha çırpınıyor. Kesilen hayalarına ağlıyor Uranos. Bir damla kan, bir damla hayat sızıyor denizin en mahrem yerine. Kesilen …
Şub 23
Sitem
“eğer şiir bağışlanma değilse o zaman hiçbir yerden medet ummamalı”…Kavafis ben ona sıkıntılı güz günlerinde yedi renkli yaz yağmurları dilemiştim kırmak istememiştim duygu filizlerini büyük bir ustalıkla susturup içimdeki uğultuyu rüzgarımı olanca yumuşaklığıyla salmıştım üzerineincinmesin diye tek acıyı bile ters yüz eden incelikli bir gülümsemeyle yüzümde ben ona gittikçe soğuyan zamanlarda sıcacık bir sığınak olayım …
Şub 23
Ödünç Gece
1. Ay kesik yol urgan bu geceBin yıllık bir yağmur toptan yağmış gibiTevrat’tan bir yaprak kopmuşÖlüme bulaşmış akşam yemekleri Bu gece eşsiz bir duvar devrilmişŞurda burda rüzgar yamyamları türemişGümüşlü horoz gürültüleri işitilmiş Ben bu gece çok çıraklık ettimYarılan yağmura aşılanan ateşeİnsanları birden gökyüzüne ayarladımGecede bir göz oldum bir sabah doğurganı 2. Bu gece ölüler şehri …
Şub 23
yalnızım, yalnızsın, yalnızız
kimse içimdeki boşluğu görmüyor bir adresi yitirmek neler hissettirir insana kalp atışlarından uzak olmak soluğunda duyamamak mevsimleri, düşünmüyor çok şey bilmenin hoş karşılanmadığı zamanlardayız ciddiye alınmıyor sorularımız gün afrikalı kalmaya kararlı bu dünyadan olmamak da yetmiyor ve siz geliyorsunuz, sarı elbisenizle bir silüet hayatımdaki eksikleri gösteriyorsunuz küçülüp silikleşiyorum, hafifliyor bedenim yalnızlığım dağılıp çoğalıyor sesinizde ben …
Şub 23
bilmez miyim hiç
Bilmez miyim hiç bütün bu sözler ne der onaBu sözler ve bu sözlerin içinde çırpınan uzaklıklarDolaşıyorum bir başıma, ortalıkta kimsecikler yokKıyılar da bomboş, kır yolları daSoluğumu duyuyorum ara sıra, bir onu duyuyorumDuymuyorum belki de, biliyorum yalnızcaAyaklarımın altında yaban naneleri, kekiklerYol kenarında bir kapı, tahtaPeki, kim yitirmiş evini, ya daHangi yitikle yok olmuş o yapıKimbilirVuruyorum yokuş …