Bir kum tanesiyim amaÇölün derdini taşıyorum RüzgârHer sabah ayrı bir şarkıyla geliyorAtım vefadandırHiç kımıldamıyorBen varım rüzgârla harabBen varım çöl yerinde kalıyor SevgilimGücümü ölçme benim Mevlana İdris Zengin
Kategori: Şiir
Şub 23
huş ağacı hakkında bilgi topluyorum VIII
oturup her gün sana yeniden başlamalıçünkü sen akıyorsunakşamları küçülerek açtığımız boşluğasabahları bölünüp yüzlerce çehre çehreçünkü sen akıyorsunher yaprağın bir ayıbı örtüyor hemenbir nabzı başlatıyor vurmaya her budağınçünkü sen akıyorsunağır ağır yaşadıklarımıza (..) çünkü sen akıyorsun rüzgarlı dallarınlayalnız varoluş sızıyor oyuklara – tembelve şikayetsiz.. cahit koytak
Şub 23
Palyaço
i. kaç kişiyi öldürdüm düşlerimdekaç kilo çekerdi yalnızlıkkaç kere ezildim altındayaz yağmurlarının belki de palyaçolar ağlardı pazartesi sabahlarıher sirk geldiğinde ağlamaklı olurdukhep ağlamaklı olurduk gülünecek halimize kim sevmezdi çiçekleri filan”ben sevmezdim” dedim, “yalan” dedi bunu palyaço söyledi,palyaço söyledi ben yazdımyazdım, yazmasam ağlayacaktım herkes ağlarmış biraz, ben de ağladımsırf bu yüzden mi ağladımalçaklık gibi bir şey …
Şub 23
Kaktüs
Sonunu istemiyorum sessizliğinYokluğu istemiyorum bu akşamüstü çınlamasındaYüzümü dizlerime dayıyorum, bitiştiriyorumKollarımı daBir kaktüs olmalıyım ben, dışıma yağan bir sağnakOlmalıyımUçsuz bucaksız dünyadaGüneşin doğuşunu bekleyen. Ufukta ansızın bir ışık çizgisiAvuçlarımdayım belki. Edip Cansever
Şub 23
Yok
”yaşasaydın söyleyecektim sana,yaşamıyordun ki,başka bir şeydi senin yaptığın.” ’Hatıralar üretiyorum telgraf tellerinden.Akşamüstleri fesleğenleri suluyorum,Bekle demiyorum kimseye, unutma demiyorum’ Ahmet Telli suya sabuna sapmadanhınzırca çekiyorum o ipi boğazımdangerçek nedir diye sorgulamamalısın artıkmütemadiyen yorgunum bu ağrı bindikçe böyle şakaklarımagerdanımdan bir ölmek doğuyortakatim kesiliyordurmaksızın kanımı emen bir kurt taşıyorum içimdekalbimi kemiriyor kahrolası gelsen de artıkaklımın kalbini toparlayamazsınöyle dağılmışım …
Şub 23
Kabul
Saçlarını topuz yap kollarını kavuştur geç karşımaOtur, bilmiyorum ne diyeceğimi ama böyle iyiDinle beni, uzun uzun söyleşelimSöyleyecek sözü olan insanlar gibiEski insanlar, en eskileriBirinin suyu temizDiğerinin iyi ekmeği Senin saf yüzün, benim bilgece seçilmiş kelimelerimAdı bu olmasa da açıkça ortada bir şey olan yoksulluğumuzHayatın hakikati gibi duranSeni benden ayrı, beni yalnızIrak’ı işgal altında tutan, İslam’ı …
Şub 23
Muntazam
Seni kamçılardan çıkardım Tevbelerle başladı rahmet vuruşları İnsan ağlar oldun yürekli göğüsler kurdun Sesimi işkencelerden alırdın Elimin altına dökerdin etlerini Hızlı varışlara bile hazırım daha Dayanırdı yelken bezleri saf saf insan enginlikleri Bir geçmiş zaman kalkanı indi Çınar ağaçlarından sahil sularına Kalbim kalkıp indi gemilerden Çok tarandım başka saçlar tarandım sokaklarda Kapris kamburu çıkardı yıllar Ve bir tek çıban çıkaran yoktu sancılarla Habire vuran rüzgâr Kabirlerde su yollarında Dehlizlerde İç çekmeler Sızlanmalar …
Şub 23
Çılgın Hüzünlü
çünkü yaşamak gibi bir şeydi yaptığıanasız bir tay gibi coşkun ve hüzünlüakşamın dinginliğini otluyordu o zaman her sabah denize çıkar, bir elma yerdihüznünü ve çılgınlığını elmanıngözünü yumsan ağzında duyarsın ellerine bakma artıkçünkü kar yağıyorçılgın hüzünlü büyük kentleri düşünse de rahatlasaişte her şey nasıl haince karıştırılmışkirli çamaşırlarla sabunlar ayrı semtlerdesaatin sonunda meydansuyun sonu ilerdeböyle yaşamak zordur …
Şub 23
Çim Devrimi
ses düşer, anlam kırılır, haz adidas çantalara tıkıştırılırbeni sevmen karşılığında bile fikrimi değiştirmembir selam göndererek dostlarakendime devam ederim bütün ortalamaları birden değiştirir bubina temelden çürükse, kanser sıranız geldiyseçok kalamambirkaç soru cevaplayıp giderimbir doğru bütün yanlışları götürür bu dükkandaanlam herkesin ortak suçudur, kabulama sen yandaki dünyanın müşterisisin güzelimbeni tanımayanlarla konuşmam senin bir şeyi sevmen çimlerle çok …
Şub 23
Kor Düşseydi
kor düşseydi keşke yüreğime,bu yine anlaşılır olurdu.içimde suyu kesilmiş bir fıskiyebirdenbire buruşup soldu. hoşçakal diyebildim güçlükle,sesimi iğneden geçirerek.dönüp arkamı yürüdüm,adım adım gittikçe küçülerek. sen bana bir gurbet sundun,buğulu çocuk gözlerinle.öpüp başıma koydum, Metin Aktıok