Kategori: Çeviri Şiirler

Sonsuz Gül

Senin tüy gibi gövden havada nem içinde.
Kokunun yoğun ve sürekli yayılışı
yaşlı ve yıpranan yüzüme yükseliyor.

Bazen kulak gözden önce âşık olur 

Beşşar âmâ bir şairdir. Bir gün mecliste kulağına bir cariyenin sesi gelir. Cariye Cerir’in “Huri gibi parıldayan gözler bizi öldürdüler sonra da diriltmeden gittiler” diye başlayan şiirini inşat etmektedir. Beşşar bunun üzerine mezkur mısranın yer aldığı şiirini yazar ve bir akrabasıyla gönderir. Böylece Arap edebiyatının en güzel aşk şiirlerinden biri ortaya çıkar.

Zavallı Catullus, yeter çılgınlık, yitik bilmelisin yitmiş gördüğün şeyi bir kez.

llık günler geri geliyor ilkyazla artık,
yatışıyor yavaş yavaş gökteki kızgınlık
batı yelleri estiği için tatlı tatlı,
geceyle gündüzün eşit olduğu şu sıra.
Bırakalım, Catullus, Phrygia ovalarını,
verimli, sıcağı bol İznik topraklarını,
uçalım Küçük Asya’nın ünlü kentlerine.
Yerimde duramıyorum bak daha şimdiden,
başıboş gezmek isteği doluyor içime,
ayaklarıma canlılık geliyor sevinçten.
Ey tatlı dostlar, arkadaşlarım, esen kalın,
evimizden birlikte çıkıp yaban ellere
ayrı ayrı dönüyoruz bambaşka yollardan.

Tanrı Baba

Tanrı Baba, bir sabah uyanınca, Biz insanları düşündü nasılsa, Gitti pencereye: “Kim bilir, dedi; Belki o gezegen yok oldu gitti. Ama baktı, uzakta, çok uzakta, Bir köşecikte fır dönüyor dünya. Şeytan canımı alsın, dedi Tanrı, Alsın vallahi bir şey anlıyorsam Bu dünyalıların tutumlarından.

Ne Yaptın?

Sen virane kalbime ne yaptın?
Bak, divane aşkıma ne yaptın?
İpeğin içinde rahatlığa alışmıştım
Sen “kelebek” kanadıma ne yaptın?

Kızıma, ‘erkekler geldiğinde kendini ateşe ver’diyeceğim.

Dokunulduğun yerleri oyuncak bebek üstünde göster bize, dediler.
Dedim ki onlara, Oyuncak bir bebeğe benzemiyorum ben, bir eve benziyorum.
Dediler ki bana, Evin üstünde göster bize.

Yuvaya Dönüş

Dünyaya bir kez çocukken bakarız.
Gerisi hatıradır.

ARTIK VEDA VAKTİNİN GELDİĞİ İÇİNE DOĞMUŞTU

Ve Ölüm Meleği çıkageldi akşamüzeri:
“İçeri girebilir miyim” diye müsaade istedi.
“Buyursun” dedi. Dünyaya teşrif ettiği
O ilk günkü gibi yine ışıl ışıldı gözleri.
Ve Melek ona: “Allah seni bekliyor” dedi.
 – Seve seve, dedi. Şakakları şöyle bir titredi,
Bir an aralandı dudakları ve ruhunu teslim etti.

ŞİDDETLİ RÜZGÂRLAR GÖRÜYORUM SON YOLCULUĞUMDA

Huzur verin bana, ey acımasız düşüncelerim!
Yetmiyor mu Aşk, Talih ve Ölüm’ün
kuşatması çevremi ve kapılarımı,
içimde başka düşman bulmaya gerek kalmadan?

İlk Tebessüm

Evet, bazen hatıran beni
Aniden yakalayacak
Bir kaplanın aç sıçramasıyla,
Rüzgârlarla ve uçan kapılarla,
Fırtınalı bir sevinçle,
Kırık kanatlı mutlulukla.

Nathan Alterman
Çeviri: Ali Hasar