Tanımaya başlıyorum kendimi. Ben yokum.Olmak istediğimle başkalarının gözündeki ben arasındaki boşluğum ben.Ya da o boşluğun yarısı, çünkü orada da hayat var…Sonunda ben oyum işte…Işığı söndür, kapıyı kapa, son ver koridorda terliklerini sürüklemeye.Rahat bırak beni odamda tek başıma.Aşağılık bir yer bu dünya. Fernando PessoaÇeviri: Cevat Çapan
Kategori: Çeviri Şiirler
Şub 23
İblis – Bir Doğu Öyküsü
I Cennetten kovulan iblis gamlı,Uçuyordu günahkâr dünyanın üstünde.Yaşadığı güzel günlerin anılarıBir bir canlandı gözlerinin önünde.Işıklı dünyasında Kerrubi gibiIşıl ışıl parladığı zamanlarda,Kuyruklu yıldızlar sürekliTatlı gülüşler gönderirlerdi ona.Ve sonsuz dumanların arasındanÖğrenme tutkusuyla yan yanaUçsuz bucaksız uzayda izlerdiGöçebe kervanını serpilen yıldızların.İnançla ve sevgiyle doluyken yüreği,O ilk şanslı Yaradan’ınNe öfkeyi bilirdi, ne de kuşkuyu.Henüz örselememişti ruhunuYılgın silsilesi yararsız yüzyılların.Çok …
Şub 23
Son Kadeh
Harap olmuş evimize içiyorum.Hayatımın kederine,O bizim beraber yalnızlığımıza.Sana kaldırıyorum kadehimi:O yalan söyleyen dudaklara,Bize ihanet eden, acımasız gözlere.Ve can yakan gerçeğe:Dünyanın zalim ve kalpsiz oluşunaTanrı’nın bizi kurtarmayışına. Anna Ahmatova
Şub 23
Birden bir ürperme
Birden bir ürperme,Odamda ölmüş karımın,Ayağıma takılan tarağı. Yosa Buson(1716-1783)
Şub 23
Rabbin huzuruna çıkmaya hazırlanırken
Ölüyordum. Ne bir yakın, ne bir dost,Bir kez uğramamıştı bana…Boğucu gecelerin karanlığında korkuylaHayatımı sık sık geçirirdim gözden,Rabbin huzuruna çıkmaya hazırlanırken…Ben de öleceğim! – Ama mezarımın başındaBozkır rüzgârları ağıt yakacak yalnızca!… Mihail Yurgeviç LermontovÇeviren: Kayhan Yükseler
Şub 23
Ey şairlerin eski lâneti
Ey şairlerin eski lâneti,yakınan sürekli, konuşmak yerine,durmaksızın değerlendiren duygularınıoluşturmak yerine onları ve bildiklerini sanırlar hâlâ,içlerinde neyin neşeli olduğunu veya acıklıve şiirlerinde, yerebileceklerini veya övebileceklerinionları, aynı hastalar gibi,kullanırlar acının dilini,anlatmak için sızlayan yerlerini,kendilerini sert sözcüklere dönüştürmek yerinebir katedralin taş ustasınıntaşın soğukkanlılığına dönüşmesi gibi inatla. Rainer Maria RilkeÇeviren: Tanıl Bora
Şub 23
GİTME O GÜZEL GECEYE TATLILIKLA
Gitme o güzel geceye tatlılıklaİhtiyarlık yanmalı ve saçmalamalı gün kapandığında;Öfkelen, öfkelen ışığın ölmesinin karşısında. Akıllı adamlar, bilmelerine rağmen karanlık uygundur sonlarında,Sözleri şimşek çaktırmamış olduğu için onlarGitmezler o güzel geceye tatlılıkla. İyi insanlar, son defa ellerini sallarlar, bağırarak ne kadar parlakDans edebileceğini güçsüz eylemlerinin yeşil bir koyda,Öfkelenirler, öfkelenirler ışığın ölmesinin karşısında. Vahşi insanlar güneşi uçarken yakalamış …
Şub 23
Hüzünlü Bahar
Bahar geldi ama gül ve nesrin de getirmedi. Nesim rüzgarı Ferverdin’in kokusunu getirmedi. Martı geldi ama gülden de yok bir haber.Neden yoldaş değil martılarla güller? Bu gülistana ne oldu, ne oldu?Neden bahar töreni unutuldu? Neden şimşek bulutları gözlerde feryat eder?Neden bu feryad u figan böyle öfkeyle ağlar? Neden güllerin yapraklarından kan damlar?Ne oldu? Bülbülün avazı …
Şub 23
Arzu ve Korku
Ölüme hazır olmak benim arzum sadece aklımın ölümüne değil,yorgun kalbimin, incelen kemiklerimin de.Asıl korkum hep daha fazlasını isteyen bedenim, boğuşacak alevlerlebırakmayacak beni çıkayım zaten açık duran kapıdan. Ursula K. Le GuinÇeviri: Gökçenur Ç.
Şub 23
Atalar
Atalarımdan öyle uzaktayım ki şimdiihtiyarlığımın son durağında, torunları değilonlardan biriymişim gibi geliyor bana. Zamanbüsbütün bir döngüye dönüştünasıl olduğunu anlamasam da. Yaş, kendiniçözen bir düğüm, kuyruğunu yiyen yılan.Kardeşsiz bir kız çocuğuyken bileküçücük bir nineydim ben, her şeye gülen,hiçbir şey anlamayan ve anlaşılmayan. Ursula K. Le Guin(Şimdilik Her Şey Yolunda)