Göğsüme gel, sen acıma bilmez, sağır can,Tapılası kaplan, aldırışsız ifrit, gel;Gönül ister ki titrek ellerim şu tel tel,Derin yelenin içine dalsın bir zaman; Senin rayihanla dolu eteklerineAcılı başım gömülüp kalsın isterim,Yok olup giden sevgimin koklasam derimTatlı küf kokusunu derinden derine. Ölümden daha tatlı bir uykuya varsam !Uyuyuversem ! benim neyime yaşamakYüreğim titremeden, bakır gibi parlak,Pürüzsüz …
Kategori: Çeviri Şiirler
Şub 23
Sorma
Ne günler ne aylar geçirdimAma nasıl, boşu boşuna,Neyse… O bir şey değil deBaharda çiçekleri seyretmeyeÖyle az vakit ayırdım ki, sorma… Fujiwara no Okikaze
Şub 23
Son Söz
Boş eller ve gözlerle duruyorum yaşamın ve ölümün eşiğindeVe sesini duyduğum bu deniz;Boğulanları geri vermeyen bir denizdir zamanVe benden sonra dağıtacaklar ruhumu, ezik düşlerimSözlerim şimdiden ıslak dudağımdaBir yaprak gibi kuruyor işte Bu dizeleri kollarım sonuna kadar açıkken yazacağımDuyulsun kalbimin orda dört kez çarptığıGeçeceğim boğazımı ve sesimi ve nefesimi ve şarkımı ölümü göze alarak Bendim seçen …
Şub 23
ve taş düşmeye devam ediyor bir yıldız derinliğine
sevgilim, hiçbir şey söyleme, bırak düşsün bu sözcük sessizliğin içineuzun zaman avuçlarımda parlatılmış bir taş gibihızlı ve gösterişli bir taş kihayatımızın içine düşer gibi derinkatettiği bu uzun yol olsa olsa uçurumla buluşmak içinhani o sonu gelmez sessiz yolla zamandan önce buluşmak içinve bir korku doğar işitemeyince hiçbir su sesini uzaklardanhiçbir yere çarpmayınca vurmayınca duvardan duvarahiçbirşeye, …
Şub 23
Anımsama
IBak, anımsıyorum öğrenciliğimizi…Merdivenlerde rastlıyorum sana, rengim atıyor,Sen henüz farkımda değilsin ve bundan dolayıHazırcevap kesiliyorum tamamen. Seni düşlüyorum…Ne söylesem sanaFısıltıyla söylüyorum, gülümsüyorum,Patlamış şeftali tomurcukları sanıyorumGiysindeki düğmeleri.Bir bilsen, nasıl arzuluyordu yüreğim seni,Nefesine atışlarını nasıl bağladığını… Sen artık farkımdasın ve bundan dolayıDaha da artıyor başkalarıyla sohbetin. II… Bak, el ele tutuşmuşDolaşıyoruz en eski semtleri.“Uzağa gidelim, görmesinler”.Demiyorsun artık eskisi …
Şub 23
Gölge
Geriye bakmaya zorlama beni hiçbir zaman,Biliyorum, yol aldıkça ardımda kalıyor hayatVe hak ettimse gerçek tutku,Cesedime bir ışık olarak vuracak. Henüz toprağa gölgesi düşüyor,Başka bir dünyaya göçen bedenin,Kurumuş ve parçalanmış olarak,Yüzükoyun düşüyor ve acıyla ağlıyor. Ve benim yerime başkaları deniyor,Dağa dönüştürmeyi gölgenin ağlamasını.Oysa o tek başına ve bir yabani hayvan gibiKendi tükürüğüyle sağaltıyor yaralarını. Benim gölgeye …
Şub 23
Savaşa Karşı
Kimdi korkunç kılıcı icad eden?Ne vahşi, ne katı yürekli adammış.Kan dökülüyor o gün bugün sel gibi,Savaşlarla sarsılıyor insanlık. Artık ölümün yolu kısa ve korkunç.Belki suç, kılıcı icad edende değil.Vahşi hayvanları öldürelim diyeBize armağan ettiği aracı belkiBizler kardeş kıyımı için kullandık.Başımıza gelenler, hep altın yüzünden;Tahta çanaklarla çorba içtiğimizdeSavaş nedir bilmezdik. O zamanlar,Kaleler, kuleler, surlar yapılmamıştı;Sürüsünün yanında …
Şub 23
Saat Kaç?
Şimdi vakit çok geç olmalı.Keder yürekte geçirdi geceyi…Gene de huzur vermiyor acı pişmanlık-Saat kaç, saat kaç? Penceremde duruyorum, değişmiyor gece,Bütün bir sonbaharı başıma yıktı.Şimdi ancak üç olabilir, belki de-Saat kaç, saat kaç? Saat üç çeyrek olmalı,Dışarı bakınca hava karanlık.Garın gongu çalıyor onüçüncü kez-Saat kaç, saat kaç? Düşüncelere karışmış karanlık koridor,Gecenin arabacısı seçemiyor yolu.Gene acı acı …
Şub 23
Şarkılar
Güller, servi dalları, sırma tellerle,Bir tabut gibi,Süsleyerek bu kitabı sevimli, hoş,Koysam içine şiirlerimi. Aşkı da koyabilsem! YeşerirAşkın mezarında huzur çiçeği,Büyür, açar koparılır-Benim için açması, ben ölünce! İşte şiirler, Etna’nın lavlarıGibi taşkın nağrımdanKıvılcımlar saçarak fışkırdıEtrafa bir zaman. Şimdi hepsi sessiz, ölü adeta,Donmuş, katı, buğulu,Fakat canlanırlar eski ateşte,Esse üstlerinden aşkın soluğu. Dile gelir kalpteki duygular,Aşk soluğu çiy …